Kategoriler
Çevre

Dişi iskeletin mavi dişleri Ortaçağ'ın cinsiyet ayrımına meydan okuyor

Bir Ortaçağ iskeletinin diş kayıtlarında bulunan mavi pigment, Ortaçağ'a dair görmüş cinsiyet varsayımına karşı meydan okuyor. Bu iskelet incelediğinde kadının Ortaçağ'daki rolünün anlatılandan farklı olabileceği anlaşılıyor. Zira iskeletteki pigment "altından daha değerli" olan bir mavi renge işaret etmekte: Sadece çok az ressam tarafından erişilebilen Lapis lazuli rengine ve bu renge sahip olan iskelet bir kadın sanatçıya ait.

Lapis lazuli

Arkeologlar Almanya'nın Lichtenau kentinde küçük bir manastırda muhtemelen 11. veya 12. yüzyılda yaşamış bir kadın sanatçının kemiklerini ortaya çıkardı. İskelet, dişlerinde küçük lapis lazuli lekelerinden kalıntılar bulunan 45-60 yaş arasında resimli el yazmaları ile günlerini geçiren bir kadına işaret ediyordu.

lapis lazuli
Lapis lazuli altından daha değerli kabul ediliyordu

Almanya'daki Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsü'nden bir araştırmacı olan Christina Warinner'e göre, Dalheim manastırındaki gizemli bayan veya hayatı hakkında ne yazık ki çok az şey biliniyor. Çevre mezardaki iskeletlerin dişlerini inceleyen araştırmacı ve onun meslektaşları örneklerden birinde mavi bir şey gördü.

İLGİLİ:  Kardan elektrik üreten taşınabilir jeneratör

Bir radyo istasyonuna konuşan Warinner bu keşfini "kesinlikle inanılmaz” diyerek açıklıyor: “Mikroskop lamında neredeyse bir robin (kızılgerdan) kuşunun yumurtası varmış gibi görünüyordu. Çok canlı mavi parçacıklardı". Buluş sırasında bunun lapis lazuli olarak bilinen ve gök cevher veya basitçe mavi taş olarak adlandırılan değerli bir taş olabileceği anlaşılmış.

İnci Küpeli Kız ve lapis lazuli ile boyanmış kıyafeti

Araştırmacılar fikre elbette hemen ısınamamış. Zira bu söz konusu taş yani lapis lazuli Ortaçağ’ın en pahalı pigmentlerinden biridir. Bu taş o zamanlar Afganistan’dan Avrupa’ya ithal edilir ve öncelikli olarak önemli sanatçılar tarafından kullanılırdı. Vermeer'in tablosu İnci Küpeli Kız bu taştan elde edilen rengin kullanıldığı meşhur örneklerden biridir.

İLGİLİ:  Metro tünellerine konulan jeotermal borular evleri ısıtacak

Daha yakın bir incelemeden sonra ekip bu mikroskobik parçacıkların yarı kıymetli bir taş olarak kullanılan koyu mavi bir metamorfik kaya minerali olduğunu doğruladı. “Her şey bir araya geldiğinde, taş gerçek bir lapis lazuli ve iskelet ise bir kadındı. Kadın lapis lazuli taşının geldiği yerden çok uzak ve küçük bir yerde yaşıyordu."

Tutkulu bir manastır ressamının bu değerli taşa erişmiş olması etkileyicidir

12. yüzyıla ait bir kitapta şu yazıyor: "Günahkâr bir kadın olan Guda bu kitabı yazıp boyadı." Bu bir kadın yazar tarafından imzalanan nadir bir el yazması örneğidir.
12. yüzyıla ait bu kitapta şöyle yazıyor: "Günahkâr bir kadın olan Guda bu kitabı yazıp boyadı." Bu bir kadın yazar tarafından imzalanan nadir bir el yazması örneğidir.

Taşın rengi araştırmacıları da büyülemiş görünüyor. Yine de, bu son derece kıymetli pigmentin kadının dişlerinde nasıl ortaya çıktığı hala net değil. En olası açıklama, birçok modern ressamın yaptığı gibi, fırçayı ıslatıp kullandıktan sonra ağzına koyması ve rengin bu yolla dişlerine bulaşmış olabileceği yönünde.

İLGİLİ:  Bebekler neden mavi gözlü doğar? (Veya gri)

Araştırmacılara göre kadın ressamın kendi boya malzemelerini üretmiş olması da mümkün. Yani lapis lazuli'yi toz haline getirirken ağzında kalıntısı kalmış olabilir. Kadın manastırlar tarafından yazılan Ortaçağ yazıtlarını inceleyen Vanderbilt Üniversitesi'ne göre bu durum, bir kâtibin böyle bir aktiviteye giriştiğine dair ilk bulgudur.

Artık dişlerden ve diğer iskelet kalıntılarından elde edilen örneklerin, Ortaçağ'daki bir ibadethanenin günlük yaşamının nasıl olduğunu gösterebileceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Bulgular, insanlara kazı yaparken farklı sorular sorması ve daha iyi bir kavrayış elde etmek için farklı tür kanıtları birleştirmesi gerektiğini gösteriyor.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.