Kategoriler
Tarih & Kültür

İngiltere'nin Normanlar tarafından fethi ve Hastings Muharebesi

İngiltere'nin Normanlar tarafından fethi hakkında bir yazı hazırladık. Burada William'ın İngiltere fethini gerçekleştirdiği günü okuyacaksınız. Bir sonraki bölümde nedenlerini ve sonuçlarını da ele alacağız. Şimdi Kral Harold'ın yenildiği ve öldürüldüğü büyük savaşı anlatmaya başlayalım.

İngiltere'nin Normanlar tarafından fethi

Hastings Castle / İngiltere'nin Normanlar tarafından fethi ve Hastings Çarpışması
Norman istilasının hemen ardından inşa edilmiş olan Hastings Kalesi, inşa edilen birçok "Motte-and-bailey" tahkimatından biriydi.

Normanların güçlü istila donanması, İngiltere kıyılarına 28 Eylül 1066 günü, sabah saat 9 sıralarında, Hastings'in birkaç km batısındaki Pevensey'e ulaştı. Kıyıya, fethetmeye ant içtiği toprağa ilk ayak basan, Normandiya Dükü William oldu, ama basar basmaz da kaydı ve boylu boyunca yere düştü.

Boş inançlara bağlı askerleri için William'ın böyle düşmesi uğursuzluk sayıldı ve bir hoşnutsuzluk homurtusu yükseldi. Ancak dük, atik davranarak, felaketine götürecek bir durumu kendi lehine çevirmeyi bildi. "Tanrı'nın inayetiyle" dedi, "İngiltere toprağı ellerimde işte."

O tarihten beri hiçbir düşmanın başaramadığını başaran, İngiliz toprağına ayak basan bir adamdan gelme ilginç, cüretli bir moral desteğiydi bu sözler. Başarısını, buraya tarihin en iyi hazırlanılmış seferlerinden biriyle ulaşmış olmasına borçluydu. Norman donanması 8000'i aşkın savaşçıyı, ayrıca gemicileri, atları ve araç gereçleri taşıyan yüzlerce gemiyi içeriyordu.

Şövalyeler ve okçular William'ın ardından karaya çıktılar. Yiyecek ve silah dolu arabalar da geldi. William, ordusunu Pevensey Körfezi'nden Hastings'e götürdü ve orada harekatın üsttü olacak tepeye kerestelerden bir saray kurdurdu. İleri görüşlülüğünü kanıtlamış, Normandiya'dan gelirken bu iş için hazırlanmış keresteyi ve fıçılar dolu çiviyi de yanında getirmişti.

Normanlar rahat rahat savaş hazırlanıyorlardı, çünkü İngiltere Kralı Harold, bir Norveç saldırısını püskürtmek için kuzey bölgesindeydi. Ne var ki çok geçmeden, yeni düşmanı karşılamak üzere doludizgin güneye yöneldi.

Yokuş yukarı savaş

Harold Godwinson
Savaşlarla boğuşan Kral Harold, daha fazla dayanamadı

13 Ekim Cuma günü, Harold ile İngiliz ordusu Hastings dolaylarına ulaşmış ve acele yapılan Norman kalesinin 11 km kadar batısında Londra yolunu kesmek üzere bir bayıra yayılmışlardı. İngiltere tarihindeki en ünlü savaşın sahnesi böylece hazırlanmış oluyordu. 13 Ekim gününün buz gibi şafağında William İngiliz mevzilerine yürüdü. İki taraf birbirine denk sayılırdı. Harold'ın 8500 kadar adamı vardı. William'ınsa 8000, çünkü geri kalan adamlarını Pevensey'i ve Hastings'teki yeni yapılan ahşap kaleyi korumaları için garnizonda bırakmıştı. Güneye yapılan uzun yürüyüşten toz toprak içinde, çamura bulanmış İngilizler bir tepeye yerleşerek savunma için güçlü bir konuma geldiler, iki kanadı dik bayırlarla emniyete alınmış yarım millik bir cephe boyunca yığıldılar. Harold'ın en ağır silahlı paralı askerleri ön saftaydılar, arkalarında da yerel yedekler. Normanlar için bu tam anlamıyla yokuş yukarı bir çarpışma olacaktı.

Saat 09:30 sularında, saldırı, William'ın borazancıları tarafından okçulara ilerleme komutu veren işaretle başladı. Ağır piyade ve at üstündeki şövalyeler, üzerlerine yağmur gibi yağan oklara karşı yürüyorlardı. Zamanın yazarı Poitiers'li William, "gittikçe yaklaşan Norman piyadesi, İngilizlerin üzerlerine fırlattıklatıyla ölüm ve yaralanmalara yol açıp kışkırtarak ilerlerken, boruların nasıl acı acı çaldığını" anlatır.

İLGİLİ:  İpek nasıl keşfedildi? İcadı, tarihi ve binlerce yıllık sırrı

İngiliz paralı askerleri kocaman iki yanlı baltalarını savurarak atların kafalarını uçuruyor, binicilerini öldürüyorlardı. Daha savaşın başlarında, William'ın Breton birliklerinden oluşan sol kanadı paniğe kapıldı ve çözüldü. Bretonlar gerisin geri, bayır aşağı kaçarlarken atları tökezliyor ve dik tepeden aşağı yuvarlanıyordu. Norman ordusu dağılmaya yüz tutmuştu.

William'ın kurnazlığı

Battle Abbey
Savaş hatırası olarak yapılan kilise, Battle Abbey

William adamlarını toplamak için atik davrandı. Miğferinin siperliğini kaldırıp yüzünü göstererek haykırdı: "Bana iyi bakın, hayattayım ve Tanrı'nın inayetiyle zafer benim olacaktır." William'ın bu davranışı askerlerini yüreklendirdi, atlı Norman şövalyeleri, paniğe kapılan Bretonları bayır aşağı kovalamak için saflarını bozan İngiliz piyadesinin üstüne çullandılar. Pek çoğu öldü ama Normanlar hala tepedeki İngiliz saflarını yaramamışlardı.

Çarpışma tüm öğle sonrası sürdü gitti. Anlaşılan William Bretonlarının geri çekilmesinden bir şeyler öğrenmiş olmalı ki, Harold'ın adamlarını tepedeki hakim yerlerinden indirmek için, askerlerinden sözde kaçıyorlarmış gibi yapmalarını istedi. Bu kurnazlık başarılı oldu, çünkü birçok İngiliz bayır aşağı kaçan düşmanın peşinden gidince, önce kaçıyor gibi yapıp geri dönen Normanlar tarafından kılıçtan geçirildi. Ama Harold'ın ordusunun çekirdeği gene sağlam basıyor, ağır silahlılar düşman oklarıyla delik deşik edilmiş kalkanlarını birbirine iyice yaklaştırarak aşılmaz bir duvar örüyorlardı.

Hava kararmaya başlarken Harold yaralandı, herhalde yüzüne bir ok isabet etmişti. Krallarının düştüğünü görünce İngilizlerin cesareti kırıldı ve Norman şövalyelerinden bir birlik bayırı ele geçirdi. Bunu izleyen çarpışmada Harold ölümcül darbeyi aldı. Ve kralın muhafızlarından birkaçı yerinde kaldıysa da İngiliz ordusunun büyük kısmı savaş alanından kaçtı. William, Harold'ın öldüğü tepeye, Aziz Martinus adına bir kilise yapılmasını ve bu kiliseye, Normanların kazandığı savaş anısına Battle Abbey (Savaş Kilisesi) adının verilmesini emretti.

Hastings Çarpışması neden yaşandı?

Hastings Çarpışması ve İngiltere'nin fethedildiği gün üzerine her şeyi anlattık. Yazının bu bölümünde İngiltere'nin fethedilme sürecine giden yolu ve savaşın sonuçlarını okuyacaksınız. Özellikle İngiltere'nin baştan sona değişime uğradığını bilirsek, Avrupa tarihi açısından da çok önemli bir söyleyebiliriz.

Witan / İngiltere / England
X. yüzyıl İngilteresi'nde, sekiz Sakson kralından beşi witan ya da kralın ölümünden sonra toplanan bilgi adamlar konseyi tarafından seçilmişti

1066'da, savaş meydanında yaşananların ardında, o yılın İngiltere Kralı Dindar Edward'ın ölümünün yol açtığı bir miras kavgası vardı. Edward çocuksuz ölmüştü ve hem Harold hem de William taht üzerinde hak iddia edecek konumdaydılar. William, Edward ile kardeş çocuğu oluyor ve taht iddiasını ona verilmiş olan iki söze dayandırıyordu. Gerçekten de 1051'de Edward kendi soyluları arasındaki çekişmeler yüzünden çaresiz kalınca, William'ın tahta geçmesi gerektiğini öne sürmüştü.

Harold, Bretonlara karşı 1064'te William'ın yanında savaşmıştı ve belki de o zaman İngiliz tahtında hak iddia eden Norman Dükünü desteklemişti. Ancak Harold hem Edward'ın eniştesi hem de İngiliz soylularının en güçlüsüydü ve bir olasılıkla ölüm döşeğindeki Edward tarafından kral ilan edilmiş olabilirdi. Bu iddiası witan denilen konsey tarafından da destekleniyordu; bu konseyin onayı, büyük oğul için bile, kendiliğinden tahta geçmesinin söz konusu olmadığı o dönemde birinci derecede önem taşıyordu. William, konseyin kararına Harold'ın kendisine verdiği sözü tutmadığı, bu yüzden de yemininden dönen birinin tahta zorla el koymuş sayılacağından karşı çıkıp, Edward'ın önceden verdiği karardan geri dönmenin mümkün olmayacağını öne sürdü.

İLGİLİ:  1862 Amerikan İç Savaşı; Kuzey'in zaferi ve sonuçları

William ve Harold kimdiler?

William I of England / Fatih William
Fatih William

Fatih William (1027-1087) Normandiya Dükü Robert'in oğluydu. Evlilik dışı doğduğu için Piç William diye ad takılmıştı ama babası diretince yedi yaşlarındayken Norman tahtına çıkmıştı. Gençliğindeki iktidar çatışmalarında ayakta kalabilmek için demir yumruklu bir kral olmak zorundaydı; kısa zamanda usta bir asker ve kurnaz bir politikacı olarak ün yaptı ve ülkesini Avrupa'nın en güçlü devletlerinden biri haline getirme çabasını sürdürdü. William o devir için alışılmadık şekilde Matilda'ya sadık kaldı. O da ona dokuz çocuk doğurduğu gibi, İngiltere'ye geçerken bindiği Mora gemisini de ona karısı verdi. II. Harold (1022-1066) İngiliz sarayında sözü geçen biri olan Kont Godwin'in oğluydu. Ayrıcalıklı bir çevrede özel bir eğitimin desteğiyle yetişen Harold, geçinilmesi kolay bir insan ve iyi bir askerdi. 1064'te William'ın yanında savaştıktan sonra Normandiya'da alıkonulmuş, belki de, İngiltere'ye dönmesine izin verilmesi için William'ın İngiliz tahtında olan iddiasını destekleyeceğine dair bir ant içmek zorunda bırakılmıştı.

Eylül 1066'da Hastings'teki çarpışmada sadece üç hafta önce, Kral Harold, İngiliz tahtında hak iddia eden bir üçüncü kişiyi, Norveç kralı Harald'ı Workshire'daki Stamford Savaşı'nda yendi. Bu, önemli bir zaferdi; ne yazık ki çok geçmeden Hastings bozgunuyla gölgelenecekti.

Normanlar neden kazandı?

Bayeux Duvar Halısı / Bayeux tapestry
Bayeux Duvar Halısı, "Kral Harold burada öldürülmüştür" ibaresinin altında belki her ikisi de Harold'ı simgeleyen iki kişi gösteriliyor

Normanların İngiltere'ye –kendilerinkilerden daha büyük ve daha zengin bir krallığa– el uzatmaları cüretli bir girişimdi. Görünürde İngilizler tüm üstünlüklerine rağmen; kendi topraklarında savaşıyor, ana vatanlarını savunuyorlardı.

Harold yüksek bir sırtta savunma konumunu benimsemişti, böylece iyi eğitilmiş piyade gücünün Norman saldırısına tutunabileceğini, pek yerinde olarak umuyordu. Normanlar daha önce harekete geçmek zorunda kaldılar. At üstündeki ağır silahlı şövalyeler İngiliz mevzilerine karşı art arda saldırılara kalktılar, ciritleriyle ve geniş kılıçlarıyla Harold'ın piyadelerini biçerek kendilerine yol açtılar.

İki ordu arasında silah ve donanım açısından pek fark yoktu. Her iki tarafta başına madeni miğferler geçirmiş, kalkanlar ve zırhlı yelekler giymişti. Normanlar gibi kılıç ve ciritle çarpışan İngilizlerin kendine özgü silahları, iki taraflı baltaları da vardı.

Breton kanadını kaçmaya zorlayan, İngilizlerin balta savunması olmuştu. Savaşın dönüm noktası sayılacak bir anında, Harold'ın piyade gücü Breton'ları kovalamak için tepedeki mevzilerden ayrıldı. William süvarilerini başarılı bir karşı saldırıya kaldırdığında sözde kaçış taktiğini kullanmak aklına geldi ve bu, savaşın dönüm noktası oldu. Öte yandan Harold'ın ölümünün askerlerin moralini bozmuş ve savaşma hevesini kırmış olması da mümkündür.

Harold nasıl öldürüldü?

Harold'ın düşerken gözüne saplanan bir ok yüzünden öldüğü doğrultusundaki yaygın inancın kaynağı, XII. yüzyıl şairi Wace'dir. Onun anlatısı da Bayeux Duvar Halısı'ndan; Norman fethinin hikayesini anlatan o döneme ait tek kayıt olan bu benzersiz eserdeki bir sahnenin yorumudur. William'ın üvey kardeşi ve sağ kolu piskopos Odo tarafından Bayeux Katedrali için sipariş edildiği ve Hastings zaferini izleyen on yıl içinde işlendiği sanılmaktadır.

İLGİLİ:  Carolus Clusius ve Lale Çılgınlığı'nin hikayesi

Halıdakilerden hangisinin Harold olduğu konusunda çelişkiler vardır ama büyük olasılıkla, gerek gözüne ok saplanan kişi, gerek at üstündeki şövalyenin kılıcının altına düşmüş olan kişi, ikisi de gerçekten kraldır. Bayeux duvar halısının, kralın son anlarını bir çizgi roman gibi resmetmiştir.

Norman fetihleri ne zaman tamamlandı?

Castles in Normandy / Norman Kalesi / Hastings Çarpışması
Hastings'te kısa sürede yükselen Norman Kalesi, ülkede bir uçtan bir uca inşa edilen ve fatihlerin isyancı İngiliz halkına boyun eğdirmesine yardımcı olan bir dizi kaleden ilkidir

Normanların İngiltere'nin fethini tamamlamaları daha birkaç yıl sürdü. Hastings Çarpışması'nın ertesi gecesi William'ın çadırını savaşın en çetin geçtiği noktaya kurdurduğu ve cesetlere hiç aldırmadan yemeğini iştahla yediği söylenir. Ama henüz İngiltere'nin kralı değildi ve fetihleri tamamlamadan önce savaş yorgunu adamlarının birkaç gün dinlenmesine izin verdi.

William yola çıktığında önce Londra'ya yönelmedi. Belki de başkentin gücünden çekindiği için, önce Kent, Surrey, Kuzey Hampshire ve Berkshire'dan bir çember çizerek dolandı, sonra Wallingford'da Thames Irmağı'nı geçti. İngiliz direnişi sertlikle, acımasızlık ve vahşetle kırıldı. Normanlar bir yandan ilerleyip bir yandan yakıp yıktıkları için, ünleri kendilerinden önce geliyor, çok zaman da bu yüzden halk hiç direnmeden teslim oluyordu.

William'ın ordusu 560 km'yi aşkın yol aldıktan sonra nihayet Londra'ya girdi. William, 1066 yılının Noel günü, Westminster Kilisesi'nde, bir din adamları kalabalığının huzurunda taç giydi.

Norman işgaline Norhumberland'da, Wales sınırında ve Kent'te direniş gösterildi. 1068'de William, her ikisi de İngiliz direnişinin merkezine dönüşen Exeter ve York'a sefer açtı. Huzursuzluk, özellikle, bir Danimarka filosunun isyancılara yardıma geldiği kuzeyde egemendi. William, York'tan Durham'a kadar ülkeyi yakıp yıkarak karşılık verdi. Doğu Anglia'da, Uyanık Hereward'un başını çektiği direniş, 1071'de bastırılmıştı.

1072'de William, üstünlüğünü, İngilizler arasında ayaklanmayı körükleyen İskoç Kralı Malcom'a karşı çıktığı için bir seferle büsbütün sağlama aldı. Artık fetih tamamlanmıştı.

Hastings Çarpışması ile İngiltere'nin değişimi

Durham Katedrali / Hastings Çarpışması
Durham Katedrali'nin heybetli, tüyler ürperten galerisindeki sütunların yüksekliği 8 metredir

Hastings zaferinin etkileri çok derin oldu. William, adamlarına toprak dağıttı ve arazileri işletenlerden, yeni sahiplerine kazançlarının bir bölümünü vermeleri istendi ki onlar da krala borçlarını ödeyebilsinler. William 1085'te, yeni krallığının vergi ve asker olarak ne sağlayabileceğini kesinlikle saptamak için, Domesday Kitabı olarak bilinen bir yöntemle İngiliz toprak sahiplerinin ve mülklerinin denetlenmesi sistemini kurdu.

Artık kral ile şövalyeleri, onları toprağı işleyen serflerden tümüyle ayıran bir bağla birbirlerine bağlamış oluyordu. Dil, Fransızca konuşan soylu sınıf ile Anglosakson dili konuşan fethedilmiş halklar arasında bir başka engel oluşturuyordu. Hem Sakson hem Fransız ögelerini içeren yeni bir dil ancak yüzyıllar sonra doğabildi. Ne var ki, bu ayrılıklara karşın Normanlar krallıkta birlik kavramını oluşturmak için İngiliz kurumlarını yönetim sistemlerine aldılar.

Harold zamanında İngiltere ile İskandinavya arasında sağlam bağlar vardı. Şimdiyse William, hem İngiltere hem Normandiya'nın hükümdarı sıfatıyla İngiltere'yi Kıta Avrupası'yla daha yakın bir ilişki içine sokmuş oluyordu.

Yazar Ayberk Göktürk

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.