1948 Berlin Ablukası – Soğuk Savaş ve Berlin Duvarı

Germany-flag-min

Berlin Ablukası hakkındaki yazımızın birinci bölümünde Sovyetlerin neden Berlin ile ilgilendiğinden, ülkelerin Almanya üstündeki gelecek planlarından ve elbette "Utanç Duvarı"ndan bahsedeceğiz. Nazizm'den temizlenen ülkenin acıları uzun yıllar devam ediyor. Yazının ikinci bölümünde ise Berlin Ablukası hakkında ablukanın başlaması ve bitişine giden süreci anlatıyoruz.

Berlin neden Sovyet bölgesinde kaldı?

Savaş sonrası Avrupa'nın bölünmesi, başlangıçtaki ilke kararından sonra, Şubat 1945 Yalta Konferansı'nda "Üç Büyükler"in kararıyla kesinleşti: İngiltere adına Başbakan Winston Churchill, ABD adına Theodore Roosevelt ve Rusya adına da Yosif Stalin.

O aşamada, Stalin'in, Rus bölgesinin Berlin'in 177 km batısında, Elbe kıyılarına kadar uzanması önerisine kimse bir anlam vermek istemedi. Rusya dört yıldır savaşın en ağır yükünü çekmiş, Doğu Avrupa'nın büyük bölümünü zaten ele geçirmişti. Churchill ile Stalin o bölgelerdeki savaş sonrası güç dengeleri konusunda anlaşmaya varmışlardı. Şu aşamada bu isteğe karşı çıkmak hem boşuna olurdu, hem de Müttefikler arasındaki işbirliğini ve dolayısıyla savaşın sonucunu kötü yönde etkileyebilirdi. Son olarak, Batı Berlin'in tüm Müttefik güçlere açık olacağını varsayıyordu. Bu nedenle böyle bir bölünme önerisine karşı çıkılmadı.

Eğer Batı orduları Nisan 1945'te fırsatları varken Berlin'e girselerdi, daha fazla söz sahibi olmaları mümkündü. Churchill bundan yanaydı, ama Amerikalı Komutan Eisenhower askerlerinin, Nazi başkenti uğruna korkunç bir mücadeleyle karşı karşıya kalabileceklerinden korkuyordu. Başkan Roosevelt Stalin'e inandığını ifade ederek, "Sanırım ona verebileceğim her şeyi verirsem, demokrasi ve barış dolu bir dünya içinde benimle beraber çalışacaktır" demişti.

Abluka Almanya'nın geleceğini nasıl etkiledi?

Amerikan pilotları hava köprüsü içindeki bir hava köprüsüyle Batı Berlin çocuklarına şeker ve sakız atıyorlardı / Operation Little Vittles
Amerikan pilotları hava köprüsü içindeki bir hava köprüsüyle Batı Berlinli çocuklara şeker ve sakız atıyorlardı. Bu hediyelerin hemen hepsi Gail Halvorsen adlı pilot tarafından getiriliyordu

Berlin krizi Doğu-Batı gerilimini gündeme getirdi ve arkasından gelecek Soğuk Savaş'ın kurallarını koydu. Bu arada da savaş sonrası Almanya'nın ve ilerideki on yıllar boyunca Avrupa'nın şeklini belirledi.

Savaştan sonraki üç yıl boyunca Sovyetler ile Batılı güçler durmadan çalıştılar. Müttefik olarak savaş sonrası Avrupa'nın yapısını belirlemişlerdi. Ancak durum, savaş sona erdikten sonra bile Batılı liderler açısından yeterince açık değildi. 1946'da Churchill Avrupa'ya bir demirperde indiğini söylerken, bunun Doğu Almanya'nın doğu sınırından geçtiğini işaret etmişti. Rusya ise Batı'yla arasında, mümkünse Almanya'nın Rus bölgesi de dahil, uyumlu müttefiklerden oluşan bir tampon bölge istiyordu.

Savaş dönemi ittifakının kısmen gizlendiği bu yeni rekabet 1947 yazında, Amerikan Dışişleri Bakanı George Marshall'ın önerdiği büyük yardım programı vesilesiyle açığa çıktı. Marshall Planı tüm Avrupa'ya teklif edildi, ama Stalin Doğu Avrupa ülkelerinin bu yardımı kabul etmesini yasakladı. Avrupa'nın yeniden toparlanabilmesinin anahtarı olarak görülen Batı Almanya ise plandan en çok yararlanan ülke oldu. Bu kararla Demirperde Doğu Almanya'nın batısına kadar çekiliyordu. Aradaki görüş ayrılıkları Berlin için girilen tartışmalarla ortaya çıktı. Yeni bir savaş olasılığı bile söz konusu oldu. Amerikan nükleer bombardıman uçakları İngiltere'ye konuşlandı.

İLGİLİ:  Beyzbol nasıl ortaya çıktı?

Nisan 1949'da Batılı uluslar savunma amaçlı NATO paktı çerçevesinde bir araya geldiler. Sovyetler Birliği ise doğu bölgesindeki gücü 40 bölüğe çıkardı. Batılıların bölgesinde müttefiklerin bölük sayısı sadece sekizdi. İki taraf da çarpışmayı da, iddialarından vazgeçmeyi de istemiyordu. Batılı müttefikler abluka sonrasında doğuya müdahale edemeyeceklerini gördüler. Sovyetler Birliği de batı üstünde hiçbir otoritesi olmadığını anladı. Taraflar ancak 40 yıl sonra çözümlenecek çetin bir ekonomik ve siyasi müdahale dönemine girdiler.

Bu durum yeni Almanya'nın ya da en son haliyle Almanyaların da geleceğini belirliyordu. Daha önce Almanya tek bir ülke, düşman da Naziler olarak görülüyordu. Nazizm'den temizlendikten sonra, bir gün başkenti Berlin olarak tekrar doğacaktı. Ama artık tek değil, iki Almanya vardı; başkenti Bonn olan Federal Almanya Cumhuriyeti ile başkenti Doğu Berlin, kendisi komünisit dünyanın bir parçası olan Demokratik Alman Cumhuriyeti

Berlin Duvarı neden inşa edildi?

Potzdamer Meydanı yakınlarında başlayan duvar inşaatında işçiler, askerlerin sıkı denetimi altında ilk sıraları örmeye başlıyor
Potzdamer Meydanı yakınlarında başlayan duvar inşaatında işçiler, askerlerin sıkı denetimi altında ilk sıraları örmeye başlıyor

Abluka ertesi Berlin açık bir yara olarak kaldı. Avrupa bölünmüş, Berlin ise bölünmemişti. Doğu Almanlar Doğu Berlin'e, oradan da Batı Berlin'e ve dolayısıyla Batı'ya geçebiliyorlardı. Abluka sona erdikten sonraki 12 yıl boyunca, çoğu yetişmiş profesyonel olan 2 milyon kişi böyle yaptı. Batı'ya göçün giderek hızlanması Doğu Almanya'yı olumsuz etkilemeye başladı ve Sovyet iktidarına meydan okuma haline dönüştü.

Haziran 1961'de Sovyet lideri Nikita Kruşçev işi daha da büyüttü. Batı Almanların "intikamından" ve Batı Alman "askeri histerisinden" ancak sınırı kapatmakla kurtulmanın mümkün olacağını öne sürdü. Aslında bu histeriyi kendisi özenle besliyordu. İngiliz büyükelçisini Moskova'da Bolşoy'daki locasına çağırıp İngiltere'yi kaç bombayla yerle bir edebileceklerini bile söyledi.

Batılı güçler gerilimi azaltmak için, göçmenlerin ilişkilerin gelişmesine engel olduğunu kabul ettiler. Buradan çıkan sonuç, sınır kapatılırsa Batı'nın hiçbir şey yapmayabileceğiydi.

"Utanç Duvarı" yükseldikten sonra ne oldu?

Batı'ya geçmeye çalışırken vurulanlar genellikle duvarcı ustaları olurdu. Bu fotoğrafta işçilerden biri için mezar kazılıyor
Batı'ya geçmeye çalışırken vurulanlar genellikle duvarcı ustaları olurdu. Bu fotoğrafta işçilerden biri için mezar kazılıyor

13 Ağustos 1961 pazar günü erkenden Doğu Alman haber ajansı Batı'yı, Doğu Almanya'nın hassas ekonomisini sarsmak ve vatandaşlarını kaçmaya teşvik etmekle suçlayan bir bildiri yayınladı. Ardından polis ve askerler 80 geçiş noktasını kapattılar. Posta ile telefon bağlantıları kesildi ve sınırlar kapatıldı. Birkaç hafta içinde, 6 metre yüksekliğinden duvarlardan, dikenli tellerden, mayınlardan, tank tuzaklarından, gözetleme kulelerinden ve köpekli devriyelerden oluşan gerçek bir sınır inşa edildi. O yıllarda Almanlar ve özgür Batı bu duvarı "Utanç Duvarı" diye adlandıracaktı.

Berlinliler ailelerinden ve dostlarından bir anda kopmuş olmanın acısını yaşadılar. İlerleyen yıllardan 500'den fazla insan Batı'ya kaçmaya çalışırken öldürülecekti. Berlin bir komünist darbeden korkuyordu ve Başkan Kennedy, Başkan Yardımcısı Johnson ile hava köprüsünün kahramanı Lucius Clay'i güven vermeye gönderdi. Ancak, Krusçev'in de korkusuzca ifade ettiği gibi eğer savaşı göze alamıyorlarsa Batılı güçlerin yapabileceği hiçbir şey yoktu. 1949'dan bu yana NATO bünyesinde toplanan Batılı güçler ve 1955 Varşova Paktı'yla kurulan Doğu Bloku'nun askeri ittifakı kıtayı boydan boya bölen Demirperde'nin üstünden birbirlerini kollarken, gergin "Soğuk Savaş" devam etti.

İLGİLİ:  I. Petro ile Rusya'nın modernleşme süreci

Sovyet kontrolündeki radyo kuleleri

Radio Berlin Aerial Towers Are  Blasted By French Engineers Russian Reprisal Expected / Madera Tribune, Volume 16, Number 114, 16 December 1948
Fransızların bu operasyonu 1885 yılında kurulan Madera Tribune gazetesine manşet olmuştu

Eylül 1948'de Batı Berlin'in üçüncü havaalanı olan Fransız bölgesindeki Tegel hava üssünde inşaat çalışmaları sona yaklaşıyordu. Ancak henüz çözülmemiş bir sorun vardı; radyo kulesi uçaklar için tehlike oluşturuyordu. Havaalanının inşaatından sorumlu Amerikalılar kulenin kaldırılmasını istediler, ancak istasyon İngiliz bölgesinde, kula Fransız bölgesinde ve işletmesi de Rusların kontrolündeydi. Ruslar kuleyi kaldırmak için izin vermediler. Birisi tek taraflı harekete geçecek olsa, Ruslar Amerikalıları suçlayarak bir propaganda zaferi elde edeceklerdi.

Çözümü bulan Fransız General Ganeval oldu. Tegel'de görevli 20 Amerikalıyı ofisinde esrarengiz bir toplantıya davet etti. Konuklarına şampanya ikram ettikten sonra kapıyı kilitledi. Bu arada Fransız mühendisler patlayıcı döşüyorlardı. Bina ani bir patlamayla sarsıldı. Amerikalılar pencereye koştuklarında kulenin yıkıldığını gördüler.

Rusların protestolarına kulak asan olmadı. Amerikalıların çok sağlam tanıkları vardı. Tegel havaalanı da planlandığı şekilde açıldı.

Batı Berlin'i hava köprüsü kurtarıyor

Yazının bu bölümünde Berlin Ablukası yaşandığı dönemi ve bitişini anlatıyoruz. Batı Berlin'de gazete ofislerindeki makineler, 25 Haziran 1948 günü şehrin Rus kontrolündeki doğu bölgesinden gönderilmiş kısa ve şaşırtıcı bir mesaj geçti: "Sovyetler Birliği yönetimi teknik güçlükler nedeniyle yarın 06:00'dan itibaren Berlin'e yönelik tüm yolcu ve yük trafiğini durdurmak zorundadır."

Bu basit duyuru Rusya'nın Batılı güçleri Berlin'den sürme kararının ifadesi olarak anlaşıldı. Yani Berlin Ablukası başlamıştı. Batılı devletler üç yıldır hayal içinde yaşamıştı. 1945'te savaş biterken, Almanya düşmen, Rusya ise birlikte mücadele edilen müttefikti. Şimdi, aradan 3 yıl geçtikten sonra, Almanlar dost, Ruslar düşman olmuştu. 1945'te Batılı Müttefikleriyle anlaşan Ruslar Berlin'i işgal ettiler ve daha Amerikalılar gelmeden şehri, tıpkı Almanya'nın kendisi gibi Rus, Amerikan, İngiliz ve Fransız işgal bölgelerine ayırarak, askeri bir yönetim kurdular.

Ancak Berlin Almanya'nın Sovyet işgal bölgesinin içindeydi. Yosif Stalin mecbur kalmadıkça şehri paylaşmaya niyetli değildi. İlk işi Berlin'e ulaşmanın bir hak değil, ayrıcalık olduğunu hissettirmek oldu. Batılılara ancak tek bir karayolu, demiryolu, kanal ve üç hava koridoru kullanabilecekleri bildirildi. Batılı yetkililer kendilerine destek olacak askerlerden yoksun olduklarından ve resmen işbirliği içinde olmaları gerektiğinden, kabul ettiler.

Paylaşılamayan şehir Berlin

10 ay boyunca abluka sürerken, yaşamsal malzemeleri getiren uçaklar genç yaşlı tüm Berlinliler için günlük bir gösteri haline geldi. Bu süre için Müttefik uçakları 275000'den fazla uçuş yaptılar
10 ay boyunca abluka sürerken, yaşamsal malzemeleri getiren uçaklar genç yaşlı tüm Berlinliler için günlük bir gösteri haline geldi. Bu süre için Müttefik uçakları 275000'den fazla uçuş yaptılar

O andan itibaren Sovyetler Batı'nın kararlılığında çatlaklar ararken, mengeneler de amansız bir şekilde sıkıştı. Sovyet bölgesindeki Sosyalist ve Komünist partiler birleşmeye zorlandı. Yeni Kent Meclisi'nin yetkisini kabul etmediler. Kısıtlamalar ve bürokratik kurallar koydular. Köprüleri, yolları ve demiryollarını kapattılar. Batılı ülkeler, Batı Berlin'deki kendilerine bağlı üç bölgenin Batı Almanya'daki üç bölgeyle birleşmesine karar verdiklerinde son noktaya gelindi. Berlin Kent Meclisi Doğu ve Batı'nın para birimlerinin rekabet etmesine izin verme kararı aldı. Ruslar, bu girişimin Doğu'nun parasının değerini düşüreceğini ve sonuçta ekonomik olarak zorluklara ve hatta çöküntüye yol açacağını biliyorlardı.

Sovyet liderleri ancak son dakikadaki bir karşı hamleyle bu girişimi boşa çıkarmanın yolunu buldular. Aynı akşam duyuru geldi: Ertesi sabah saat 06:00'dan itibaren Berlin ile Batı arasındaki tüm trafiğe son veriliyordu. Ancak daha o akşam, Almanya'daki ABD Askeri Valisi ve Avrupa'daki Amerikan güçlerinin komutanı General Lucius Clay ne yapması gerektiğine karar verdi. Bir hava köprüsü, bir Lüftbrucke kurulacaktı.

İLGİLİ:  Avrupa tarihinde önemli olaylar /1000–1400 yılları

Şehre normalde günde 15000 ton mal girdiğini biliyordu, ama yine de açlığa engel olacak kadar malzemenin havadan iletilebileceğine emindi. 1945'te savaş bittiği sırada Avrupa'da bulunan toplam 12000 Amerikan uçağından geriye ancak 100 kadarı kalmıştı. Bunlar da DC-3'lerin asker taşıyan tipleriydi.

Ablukanın başladığının ertesi günü Batı Berlin'e 32 uçuşla 80 ton süt, un ve ilaç getirildi. İlk ay organizasyon ve uygulamanın zaferi oldu. Yarım düzine üsten kalkıp Berlin'in iki büyük havaalanı Gatow ile Tempelhof'a gelen Amerikalı ve İngiliz pilotlar, gecede birkaç saat uyuyup haftanın yedi günü uçuyorlardı. Başlangıçta tek bir çimen pisti olan Gatow'a üstü metal şerit kaplı dolgu malzemesinden yapılma ikinci bir pist eklendi. Alman işçiler ellerinde kürek ve el arabalarıyla fırlayıp pisti düzgün tutmaya çalışıyorlardı. Temmuz ortasına gelindiğinde Berlin'e günde 2250 ton malzeme taşınıyordu.

Berlin Ablukası son buluyor

ABD'nin inanılmaz gıda desteğiyle beraber Stalin'in Avrupa hayali son buldu
Özellikle ABD'nin inanılmaz gıda desteğiyle beraber Stalin'in Avrupa hayali son buldu

General Clay, İkinci Dünya Savaşı'nda Amerikan fabrikalarında üretilmiş binlerce uçağın savaş bölgelerine gönderilmesinden sorumlu olan Tümgeneral William Turner'dan destek alıyordu. Turner moralleri yüksek tutuyor, rekabetçilik ruhunu teşvik ediyordu. Teknisyenler, mühendisler, sürücüler, hava kontrolörleri gibi çok önemli yer personelinin sayısını artırdı. Her gün mal taşıyan 500 kamyonla baş edebilmek için havaalanı pistleri, servis yolları ve demiryolları yaptırdı. ABD'den bakım desteği alınması için gerekli planlamayı yaptı. Gıda paketlerinin boyutlarını standartlaştırdı. Yapılan çalışmalarla yükleme, boşaltma ve yakıt doldurma yarış pistlerindeki kadar hızlı hale getirildi. Uçağa 20 ton gıda maddesi yüklenmesi çoğu zaman yer ekibinin yalnızca 20 dakikasını alıyordu.

Şehrin içinde elektrik günde ancak birkaç saat geliyordu. Çocuklar yalın ayaktı. İnsanlar yakmak için ağaç köklerini kızıyor, sebze bulmak için çöpleri karıştırıyordu. Cam, yedek parça, boya veya hırdavat gibi en basit şeylerin sıkıntısı çekiliyordu. Ancak, Doğu ve Batı arasındaki uçurum her hafta genişlese de, Berlinliler inatla direniyordu. Bu süre içinde her iki bölgede de ayrı ayrı polis güçleri kuruldu.

Doğu bölgesindeki komünistler planlanan seçimleri beklemeden kendi kent yönetimlerini oluşturdular. Ocak 1949'a gelindiğinde şehrin bir haftalık kömürü kalmıştı. Ancak kış bitince tekrar nefes aldılar. Ruslar sonunda ablukayı sürdürmekle hiçbir şey elde edemeyeceklerini anladılar. Müffetiklerin de hava köprüsünü sonsuza dek sürdürmeye niyetleri yoktu. Dolayısıyla her iki taraf da duruma bir son verilmesinden yanaydı. Aylar süren görüşmeler anlaşmayla sonuçlandı.

12 Mayıs 1949 günü sabahın erken saatlerinde yüzlerce insan Berlin otoyolunun kontrol noktasında toplandı. Önce gazetecilerin bindiği arabalar, çiçeklerle süslenmiş bir dizi kamyon Batı'dan Doğu Almanya topraklarına girdi. Çok geçmeden şehre elektrik geldi, tüccarlar ihtiyaç ürünlerini getirdiler ve vatandaşlar, ya da en azından elinde Batı Alman parası olanlar alışverişe yöneldiler.

1948 Berlin Ablukası – Soğuk Savaş'ın tam ortasında bölünmüş bir kent yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://ungo.com.tr/k/tarih-kultur/

Ayberk Göktürk tarafından

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.