Kategoriler
Yeryüzü & Tabiat

Mariana Çukuru: Dünya'nın en derin yeri

Mariana Çukuru Batı Pasifik'te Guam yakınlarındaki Mariana Adaları'nın hemen doğusunda bulunan hilal şekilli bir çukurdur. Çukuru çevreleyen bölge eşsiz bir doğal ortama sahip. Mariana Çukuru Dünya'nın en derin yeri ve buradaki canlılar deniz seviyesinin 1000 katı yüksek basınç altında yaşıyor. Çukurdaki aktif çamur volkanları ve menfezlerden sıvı kükürt ve karbondioksit salınır. Everest Dağı bugüne kadar binlerce insan tarafından tırmanılmış olsa da, Dünya'nın en derin noktasına yalnızca üç insan ulaşabildi: 1960'ta Trieste denizaltısındaki iki bilim adamı ve 2012'de film yönetmeni James Cameron.

Mariana Çukuru ve Dünya'nın en derin noktası

Mariana Çukuru'nun derinliği
Mariana Çukuru'nun derinliği ve Dünya'nın en derin noktası olan Challenger Deep.

Mariana Çukuru'nun güney ucunda bulunan Challenger Deep Dünya'daki en derin noktadır. Derinliğinin yüzeyden ölçülmesi zor ancak modern sonuçlar yaklaşık 11 bin metreyi gösterir ve yalnızca 300 metrelik bir yanılma payı var. 2010 yılında Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından yapılan bir araştırmada Dünya'nın en derin noktası Challenger Deep'in derinliği ölçüldü. Ölçüm ses dalgaları gönderilerek gerçekleştirildi. Tam derinlik 10.994 metre olarak kayda geçildi.

Granrojo Jellyfish 1 metre uzunluğunda
Çukurda yaşayan Granrojo denizanası 1 metre uzunluğa sahip.

Film yönetmeni ve derin deniz gezgini James Cameron 2012'de Challenger Deep'in dibine inerek 10.898 metreye ulaştı. Bununla birlikte New Hampshire Üniversitesi'nden araştırmacılar 2014 yılında yayımladıkları yüksek çözünürlüklü deniz tabanı haritalama araştırması ile Challenger Deep'in aslında 10.984 metrede dibe vurduğunu gösterdiler. Karşılaştırıldığında Everest Dağı deniz seviyesinden 8.848 metre yükseklikte. Yani Mariana Çukuru'nun en dip kısmı Everest Dağı'ndan 2.147 metre daha derin.

Okyanusun ve Dünya'nın ikinci en derin yeri de Pasifik'te bulunuyor: Tonga Çukuru'ndaki Horizon Deep 10.823 metreye ulaşır. Üçüncü en derin yer olan ve yine Mariana Çukuru'nda bulunan Sirena Deep ise 10.809 metre derinlikte ve Challenger Deep'in 200 kilometre doğusunda yer alıyor.

mariana çukuru hayvanları
Bazı Mariana canlıları tanımlanmayı bekliyor

Mariana Çukuru'nun genişliği 2.542 kilometredir—yani ünlü Büyük Kanyon'dan bile beş kat daha uzun. Bununla birlikte derinlere inildikçe daraldığından ortalama genişliği 69 km'dir.

İLGİLİ:  Gökkuşağı ispinozu (Erythrura gouldiae) hakkında bilgiler

Guam Adası ABD bölgesi ve 15 Kuzey Mariana Adası ABD Commonwealth'i olduğundan Amerika Birleşik Devletleri Mariana Çukuru üzerinde yargı yetkisine sahip. George W. Bush 2009 yılında Mariana Çukuru'nu Deniz Ulusal Anıtı ilan etti ve deniz tabanı ve uzak adaları çevreleyen yaklaşık 506.000 km karelik su koruma altına alınmış oldu. Bu alan Mariana Çukuru'nun çoğunu, 21 sualtı volkanını ve üç adayı içine alıyor.

Mariana Çukuru nasıl oluştu?

Mariana Çukuru batı Pasifik Okyanusu'nda bulunuyor ve hilal şekliyle biliniyor
Mariana Çukuru Pasifik Okyanusu'nda bulunur ve ağzı hilal şekline sahiptir.

Mariana Çukuru iki büyük okyanus kabuğunun dalma-batma bölgesinde çarpışması ile oluştu. Dalma-batma bölgesinde, okyanus kabukları birbiri altına itilir ve çekilir. Sonuç olarak kabuklardan biri alttaki katmana yani Dünya'nın mantosuna batar. İki kabuğun kesiştiği yerde, batan kabuktaki kıvrımın üstünde derin bir çukur oluşur. Mariana Çukuru'nun oluşumu sırasında Pasifik Okyanusu kabuğu Filipin kabuğunun altına girdi.

Dalma-batma bölgelerindeki yoğun soğuk kabuk mantoya tekrar batar ve parçalanır. Tektonik levha olarak da adlandırılan Pasifik kabuğunun Mariana Çukuru'na ait kısmı yaklaşık 180 milyon yıl yaşında. Filipin levhası Pasifik levhasından daha genç ve daha küçüktür.

Mariana Çukuru her ne kadar en derin yer olsa da Dünya'nın merkezine en yakın nokta değil. Dünya ekvatordan şişkin olduğundan kutuplardaki yarıçap ekvatordaki yarıçaptan yaklaşık 25 km daha az. Arktik Okyanusu'ndaki deniz diplerinin bazı bölümleri Dünya'nın merkezine Challenger Deep'den daha yakın.

Mariana Çukuru'nun zeminindeki su basıncı metrekare başına 700 kilogramdan fazla. Bu değer deniz seviyesinde hissedilen basınçtan 1000 kat yüksektir ve bir insanın üstüne 50 jumbo jet yığmaya benzer.

Dünya'nın en derin yerindeki sıra dışı volkanlar

Okyanus volkanları Mariana Çukuru canlılarına enerji sağlıyor.
Okyanus volkanları Mariana Çukuru canlılarına enerji sağlıyor.

Okyanustan yükselerek Mariana Adaları'nı oluşturan volkan zinciri Mariana Çukuru'na o hilal şekilli arkını vermiştir. Bölgede adalar arasına serpiştirilmiş birçok denizaltı volkanı var. Örneğin, Eifuku denizaltı volkanı, bacaya benzeyen hidrotermal menfezlerden sıvı karbondioksit yayar. Bu bacalardan çıkan sıvı 103 santigrat derecededir. Daikoku denizaltı volkanını inceleyen bilim adamları okyanus yüzeyinin 10 metre altında erimiş kükürt havuzu olduğunu keşfetti.

Mariana Çukuru'nda yaşayan canlılar

mariana çukuru içinde yaşayan
Barreleye balığının gözleri saydam baş kısmının içinde ve yüzündeki iki yuva aslında burunlar
Barreleye balığının gözleri saydam baş kısmının içinde ve yüzündeki iki yuva aslında burundur.

Son bilimsel keşifler Mariana Çukuru'ndaki zorlu koşullar altında yaşayan şaşırtıcı derecede farklı canlılar olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çukurun en derin bölgelerinde yaşayan bu hayvanlar, tam karanlıkta ve aşırı basınç altında hayatta kalıyorlar. Bu yüzden oldukça farklılar.

mariana çukuru içinde yaşayan  Luminous Jelly karanlıkta kendi ışığını üretiyor
Karanlıkta kendi ışığını üreten Luminous Jelly

Mariana Çukuru besin anlamında son derece sınırlı çünkü karadan oldukça uzakta. Yapraklar, hindistancevizi ve ağaçlar nadiren çukurun dibine yol alır. Yüzeyden batan ölü planktonlar bile Challenger Deep'e ulaşırken binlerce kilometre yol alıyor. Bu yüzden bölgedeki bazı mikroplar metan veya kükürt gibi kimyasallarla beslenerek yaşar ve balık gibi diğer canlılar ise geleneksel besin zinciri kuralını uyguluyor.

mariana çukuru içinde yaşayan fenersiler ailesinden bu balık zifiri karanlıkta görebilen birkaç canlıdan biri
Fenersiler ailesinden bu balık zifiri karanlıkta görebilen birkaç canlıdan biri.

Mariana Çukuru'nun dibindeki en yaygın üç canlı monothalamea (su yosunu), amfipod ve deniz hıyarı (holothurian) olarak sıralanır. Tek hücreli monothalamea dev amiplere benzer ve yiyeceklerinin etrafını çevreleyerek ve emerek beslenir. Amfipodlar diğer derin deniz çukurlarında da görülen parlak, karides benzeri temizleyicilerdir. Holothurian ise deniz hıyarı ailesinin yarı saydam yeni bir türü.

Halitrephes denizanası 1200 metrede görüntülendi
Halitrephes denizanası 1200 metrede görüntülendi.

Bilim adamları ayrıca Challenger Deep'ten toplanan çamurda 200'den fazla farklı mikroorganizma yaşadığını belirlemiştir. Çamur laboratuvarlara özel kutularda getirildi ve ezici soğuğu ve basıncı taklit eden koşullarda özenle saklanarak incelendi.

goblin köpek balığı mariana çukurunda yaşıyor
Goblin köpekbalığı uzayan bir ağıza sahip.

James Cameron'ın 2012 dalışını inceleyen bilim adamları Challenger Deep'in doğusundaki Sirena Deep'te mikrobiyal matlar görüntülemiştir. Bu mikrop kümeleri, deniz suyu ile kayalar arasındaki kimyasal reaksiyondan salınan hidrojen ve metan ile beslenir.

Benthocodon
Kırmızı renkli saydam Benthocodon.

Bununla birlikte, aldatıcı derecede savunmasız görünen bir balık Mariana'nın en yırtıcı hayvanlarından biridir. Bilim adamları 2017'de 8.000 metre derinlikte Mariana salyangoz balığı (Pseudoliparis swirei) olarak adlandırılan sıra dışı bir canlının örneğini topladı. İlginç olan şeyse bu küçük salyangoz balığının pembe, kabuksuz gövdesinin böylesine zorlu bir ortamda hayatta kalmaya pek uygun olmamasıydı.

Salyangoz balığı okyanuslarda en derine inen hayvan
Mariana salyangoz balığı bir okyanusta en derine inen hayvandır.

Ancak bu balık sürprizlerle dolu. Araştırmacılar hayvanın Mariana Çukuru'nda en derine inen balık olduğunu keşfetti ve ulaştığı derinlikte yaşayan bol miktarı omurgasız canlıyla beslendiğini ortaya çıkardı. Bu derinliğe inen yırtıcı olmadığından balık nispeten güvende.

İLGİLİ:  Tarihin en derin denizaltı dalışı yapıldı
Teleskop ahtapot gözlerini dışarı uzatabilir
Teleskop ahtapot gözlerini dışarı uzatabiliyor.

Bu çukurda yaşayan ve 1897'de keşfedildiğinden bu yana yalnızca 50 kez görüntülenen Goblin köpekbalığı ile Fangtooth ve Dumbo ahtapot gibi türler de var.

fırfırlı köpek balığı mariana çukuru
Fırfırlı köpek balığı özel dişlere sahip ve hayvanın milyon yılda çok az değiştiği düşünülüyor.

Mariana Çukuru keşiflerinin tarihi

  • Dünya'nın en derin yeri olan Mariana Çukuru ilk kez 1875'te, o zamanlarda icat edilmiş son teknoloji ses ekipmanları ile donatılan HMS Challenger gemisi ile keşfedildi.
  • 1951'de bu kez HMS Challenger II gemisi çukuru araştırdı ve Dünya'nın bu en derin noktasına Challenger Deep adı verildi.
  • 1960 yılında Bathyscaphe Trieste adında bir bot Challenger Deep'in dibine ulaştı ve bunu yapan ilk gemi oldu. Dalış ABD donanma Teğmeni Don Walsh ve İsviçreli bilim adamı Jacques Piccard tarafından yönetildi.
  • 1995 yılında Japon insansız denizaltısı Kaiko çukurdan örnekler ve yararlı veriler topladı.
  • 2009 yılında ABD, Challenger Deep'in tabanına uzaktan kumandalı bir araç olan Nereus'u gönderdi. Araç yaklaşık 10 saat deniz yatağında kaldı.
  • 2012 yılında Cameron, Deepsea Challenger aracını kullanarak deniz tabanına ulaştı ancak hidrolik sıvı sızıntısı nedeniyle fotoğraf çekemedi. Denizaltı aracı daha sonra Woods Hole Oşinografi Enstitüsü'ne bağışlandı.
Deniz şeytanı, "Seadevil"
Deniz şeytanı, "Seadevil"

Derinlerdeki kirlilik

Derin okyanuslar ne yazık ki kirleticiler ve çöpler için potansiyel lavabo görevi görür. Son zamanlarda Newcastle Üniversitesi liderliğinde yapılan bir çalışma 1970'lerde üretimi yasaklanan kimyasalların hala okyanusun en derin kısımlarında gizlendiğini göstermiştir.

İLGİLİ:  Deniz ineği: Avlanarak yok edilmiş dev deniz memelisi

Mariana ve Kermadec çukurlarındaki amfipodları (karides benzeri kabuklular) inceleyen bilim adamları organizmaların yağlı dokularında son derece yüksek düzeyde kalıcı organik kirletici (KOK) keşfetmiştir. Nature Ecology & Evolution dergisinde yayımlanan çalışmada, bunların poliklorlu bifenil (PCB), polibromlu difenil eter (PBDE), elektrik izolatörü ve alev geciktirici olarak yaygın şekilde kullanılan kimyasalları içerdiği görüldü. Bu KOK'lar, 1930'lardan nihayet yasaklandıkları 1970'lere kadar endüstriyel kazalar ve depolama sahalarındaki sızıntılar yoluyla çevreye salındılar.

Dolayısıyla Mariana Çukuru gibi derin okyanuslar dahi kirlilikten uzak değil. Burada yaşayan amfipodlar, kuzeybatı Pasifik'in en kirli sanayi bölgelerinden olan Suruga Körfezi'ne benzer kontaminasyon seviyesine sahip. KOK'lar doğal yolla yok olmadığından on yıllarca aynı bölgede kalabiliyor. Mariana Çukuru gibi okyanus derinliklerine ise ölen hayvanlar ve plastik atıklar yoluyla ulaşıyorlar. Bu kirleticiler daha sonra okyanusun besin zinciri boyunca canlıdan canlıya taşınarak yüzeyden daha yoğun kirliliğe neden oluyor.

Dünya'daki en uzak ve en derin habitatlarda dahi bu denli olağanüstü seviyede kirlilik olması insanlığın Dünya üzerindeki yıkıcı etkisini ortaya koyuyor. Bilim adamları şimdilerde bu kontaminasyonun canlılardaki sonuçlarını araştırıyor.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.