Kategoriler
Yeryüzü & Tabiat

Baobab ağacı (Adansonia) | Yaşamın simgesi

Afrika ovalarında yaşamın bir sembolü olan dev baobab ağacı, dokuz farklı türden oluşan bir ağaç grubu olan Adansonia cinsine aittir. Sadece iki tür yani Adansonia digitata ve Adansonia kilima Afrika anakarasına özgüler. A. digitata 25 metre yükseklik ve 15 metre genişliği ile dünyanın en büyük ağaçları arasında. Akrabalarından altı tanesi Madagaskar'da ve biri Avustralya'da yaşıyor. Baobab ağaçları son derece devasa canlılardır ve aynı zamanda biçimleri ile neredeyse diğer hiçbir ağaca benzemezler. Bazılarının 1835 yaşında olduğu bulunmuştur.

Baobabın özellikleri

Bilimsel adı Adansonia olan Baobab, ebegümeci ailesinin (Malvaceae) dokuz yaprak döken ağaç türünü kapsayan bir cinsi. Türlerden altı tanesi (Adansonia grandidieri, A. madagascariensis, A. perrieri, A. rubrostipa, A. suarezensis ve A. za) Madagaskar'a endemik. İkisi ise (A. digitata ve A. kilima) Afrika kıtasındalar. Ayrıca bir tanesi (A. gregorii) Arap Yarımadası ile kuzeybatı Avustralya'ya özgüdür.

Madagaskar'ın Hamile Baobab olarak bildiği bu tür 14,8 metre yüksekliğe, göğüsten 23,9 metre çevreye ve 360 m3 odun hacmine sahip.
Madagaskar'ın Hamile Baobab olarak bildiği bu tür 14,8 m yüksekliğe, göğüsten 23,9 m çevreye ve 360 m3 odun hacmine sahip.

Olağandışı fıçı benzeri gövdeleri, olağanüstü uzun ömürleri ve etnobotanik önemleri ile biliniyorlar. Kendilerine özgü görünümleri bir Arap efsanesine konu olmalarını sağlamıştır "şeytan baobabı kopardı, dallarını toprağa soktu ve köklerini havaya bıraktı."

Yaygın olarak Afrika kıtasında bulunmalarının ana nedeni kurak ve nispeten az tropikal iklimi tercih etmeleridir. Ancak yurtdışına da taşınıyorlar ve şimdilerde Hindistan, Çin ve Umman gibi ülkelerde yetişmeye başladılar. Bir baobabın kolaylıkla 1500 yıldan fazla yaşadığı biliniyor.

Şu anda yaşayan en büyük baobab Adansonia digitata'dır ve Güney Afrika'nın Limpopo Eyaleti'ndeki Tshipise kırsal kasabası yakınlarında bulunuyor. İsmi Sagole Baobab. 22 metre yüksekliğinde ve 38 metrelik bir taç genişliğine sahip. Gövdesi etrafında kesintisiz bir daire oluşturmak için ele ele tutunmuş 20 kadar yetişkin gerekir. Yerel Venda halkı, dalların rüzgarda çıkardığı sesi duyunca ağaca muri kunguluwa yani 'kükreyen ağaç' adını vermiş. Ağaç, kabile kültürünün kutsal bir parçası ve 1.200 yıldan fazla bir süredir çevredeki manzaraya bekçilik ediyor.

dünyanın en büyük ağaçlarından Sagole Baobab
En büyük baobab olarak bilinen muri kunguluwa veya 'kükreyen ağaç'.

Diğer ünlü Güney Afrika baobabları arasında, ikisi de devrilmiş olan Glencoe ve Sunland ağaçları var. Radyokarbon yaş ölçümü, dünyanın en yaşlı ağacı olduğu düşünülen Glencoe baobab'ın yaşının 1835 olduğunu gösterdi. Sunland baobab o kadar geniştir ki içi boş gövdesine bir bar kurulmuştur. Madagaskar'daki en ünlü baobablar Baobabs Bulvarı boyunca görülür. Bu koruda bazıları 30 metreden uzun olan yaklaşık 25 endemik Adansonia grandidieri türü var.

İLGİLİ:  Ağaçlar kışın nasıl hayatta kalıyor?

Afrika türü

Dünyanın en büyük baobabları arasında yer alan Adansonia digitata, Afrika'da bulunuyor.
Dünyanın en büyük baobabları arasında yer alan Adansonia digitata, Afrika'da bulunuyor.

Afrika baobabı (A. digitata) bilinen en eski anjiyosperm ağaçtır: Karbon-14 yaş tayini, Namibya'daki bir örneğin yaşının yaklaşık 1.275 yıl olduğunu gösterdi. "Hayat Ağacı" olarak bilinen bu tür daha çok Afrika'nın kurak bölgelerinde yaşıyor. 9 metre çapa ve 18 metre yüksekliğe ulaşabilen ve bolca su depolama özelliğine sahip olan özel bir gövdesi var. Bazen birden fazla kök zamanla birbirine kaynaşır ve ortaya içinde oyuk olan devasa bir ağaç çıkar. Bu ağaçlar binlerce litre su depolayabiliyor.

Ağacın sarkık çiçekleri, yarasalar ve çalı yavruları tarafından tozlaştırılr. Genç yaprakları yenilebilirdir. Büyük kabak benzeri odunsu meyvesinden yapışkan müsilaj özü elde edilir ve bununla lezzetli ve ferahlatıcı bir içecek yapılır.

İklim değişikliği bu ağaçların sıra dışı durumlar yaşamasına neden oluyor. 2005'ten bu yana en yaşlı 13 Afrika baobab ağacından 9'unun ve en büyük 6 ağaçtan 5'inin gövdeleri şaşırtıcı şekilde çöktü. Bilim adamlarının anlam veremediği, istatistiksel olarak olasılığı olmayan bu durum iklim değişikliğinin yıkıcı etkisine bağlanmıştır.

İLGİLİ:  Yeryüzünün en uzun ağaçları

Morfolojik ve filogenetik veriler 2012'de A. kilima'nın A. digitata'dan farklı bir tür olduğunu ortaya çıkardı. Yüzeysel olarak Afrika baobabına benzese de A. kilima Afrika'daki dağ habitatlarını tercih eder ve farklı çiçek ve polen özelliklerinin yanı sıra daha az kromozom içerir.

Madagaskar türü

Baobab ağacı: Madagaskar'a özgü silindir biçimli tür (Adansonia perrieri).
Madagaskar'a özgü silindir biçimli tür (Adansonia perrieri).

Altı Madagaskar baobab türü kompakt tepelere ve yukarıdan aşağıya doğru sivrilen veya şişe şeklinde silindirik olarak uzanan gri-kahverengi ya da kırmızı renkte gövdelere sahipler. Çiçekler kırmızı, sarı ve beyaz renklerde olabilir ve beş yaprağı bulunur. Bazı türler yarasalar ve lemurlar tarafından tozlanırken diğerleri şahin güvelerinden yardım alıyor. Habitat kaybının tehditleri ve yavaş büyüme süreleri göz önüne alındığında ülkenin bazı ünlü baobabları (A. grandidieri, A. perrieri ve A. suarezensis) IUCN tarafından nesli tükenmekte olan türler listesine alındı.

Avustralya türü

Boab veya şişe ağacı olarak adlandırılan Avustralya baobab türü A. gregorii adını taşır. Batı Avustralya'nın Kimberley bölgesinde bulunuyorlar. Yaklaşık 12 metre yüksekliğe ulaşan ağaç kendisine has şişkin bir gövdeye sahiptir ve birleşik yaprakları kuraklık zamanlarında tamamen dökülür. Beyaz çiçekler büyük ve kokuludur ve şahin güveleri tarafından tozlanır.

Avustralyalılar tarafından "şişe ağacı" olarak da bilinen baobab ağacı türü (Adansonia gregorii).
Avustralyalılar tarafından "şişe ağacı" olarak da bilinen baobab ağacı türü (Adansonia gregorii).

Bu tütün, Gondwana kara kütlesi 180 milyon yıl önce parçalandığında geride kalan bir ağaç olduğu düşünülüyordu ancak evrimsel olarak diğer baobablardan pek farklı olmaması genç olduğunu göstermiştir. Avustralya'ya Afrika'dan taşınan tohumlarla gelmiş olabilir.

Tüm baobab türleri yerel Avustralya toplumları tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Pek çok türün yenebilir yaprakları ve meyveleri var ve birçok bitkisel ilaç yapımına yarıyorlar.

Kabuğundan elde edilen güçlü lif birçok bölgede ip ve kumaş yapımında kullanılır ve ayrıca avcılık ve balık tutma aletleri için hammadde sağlıyor. Doğal olarak oyuklu olması sayesinde insanlara su rezervi veya geçici barınak olarak hizmet eder. Hatta hapishane, mezarlık ve ahır olarak dahi kullanılmıştır. Ağaçlar Avustralya'da kültürel ve dini açıdan da önemseniyor.

İLGİLİ:  Lamalar (Lama glama) - Habitat, davranış, beslenme ve özellikler

Hayat ağacı

Baobabın birçok yararlı özelliği var ve bu da neden yaygın şekilde Hayat Ağacı olarak bilindiğini açıklıyor. Gövdesinin yüzde 80'ine yakını sudan oluşur ve bu nedenle dev bir su deposu gibidir. San ormancıları yağmurlar azaldığında ve nehirler kuruduğunda su kaynağı olarak bu ağaçlara güveniyorlar. Tek bir tanesi 4500 litre su tutabilir ve yaşlı bir baobabın içi değerli bir barınak görevi görür.

Kabuğu ve kabuğun içi yumuşak ve liflidir ve ateşe dayanıklıdır. Bu nedenle ip ve kumaş dokumak için kullanılabilir. Baobabın sağladığı ürünler arasında sabun, kauçuk ve yapıştırıcı da var. Kabuk ve yapraklar geleneksel tıpta kullanılır. Baobab, yaban hayat için de önem taşıyor. Bulunduğu yerde kendi ekosistemini oluşturur. En küçük böcekten güçlü Afrika filine kadar sayısız tür için yiyecek ve barınma sağlıyor.

Baobab meyvesi

Baobab meyvesi kadife kaplı, dikdörtgen bir kabağı andırır ve hamurumsu tozlu bir dokuyla çevrili büyük siyah tohumlarla doludur. Yerli Afrikalılar yüzyıllardır baobabın meyvesinin ve yapraklarının sağlığa faydalarını biliyor. Genç yapraklar ıspanağa alternatif olarak pişirilip yenilebiliyor ve meyve özü ise sulandırılarak içecek haline getiriliyor.

Son zamanlarda, Batı dünyası, yüksek kalsiyum, demir, potasyum ve C vitamini seviyeleri açısından baobab meyvesini "süper meyve" olarak tanımladı. Bazı raporlar meyvenin özünde, eşdeğer porsiyondaki bir portakaldan 10 kat fazla C vitamini olduğunu belirledi. Ispanaktan ise yüzde 50 daha fazla kalsiyum içeriyor ve cilt elastikiyeti, kilo kaybı ve kalp damar sağlığı için öneriliyor.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.