Kategoriler
Bilim & İnsan

Paralel evren nedir? Merak edilen noktalar

Fizikçilerin paralel evrenlerden bahsettiğini duymuş olabilirsiniz. Ancak paralel evrenin tam olarak ne anlama geldiği daima net değildir. Zira fikri öne sürenler için bile durum böyle. Yine de bilim kurgularda sıklıkla ele alındığı görülür. Peki paralel evren, kendi evrenimizdeki tarihi olayların alternatiflerinin yaşandığı bir yer mi yoksa bizimkiyle gerçek bir bağlantısı olmayan diğer tüm evrenler midir? Paralel evrene dair merak edilen bazı soruları yanıtladık.

Paralel evrene dair bazı yönler

Bazı fizikçiler paralel evren fikrine şiddetle inanırken onun bir çeşidi olan kuantum fiziğinin Çoklu Dünya yorumuna inanmayabiliyor. Yani paralel evren aslında fiziğin içindeki bir teori değil fizikteki diğer teorilerden çıkarılmış bir sonuç olarak düşünülebilir. Birden çok evrenin olduğuna inanmayı sağlayan çeşitli nedenler var. Bazı fizikçilere göre gözlemlenebilir evrenin var olan her şeyi kapsadığını varsaymak kesin bir yaklaşım değil.

  • Çoklu evren gibi paralel evren de henüz varlığı ya da var olmadığı kanıtlanmamış bir teori.
  • Çoklu evren ile paralel evren arasındaki fark basit: Paralel evrenlerin birleşimi çoklu evreni oluşturuyor.
  • Çoklu evren teorisinde her evrenin birbirinden biraz farklı birden fazla versiyonu vardır.
  • Paralel evren teorisinin birçok çeşidi bulunur ve en iyi bilineni Çoklu Dünyalar yorumudur. Bu teoride evrende yaptığımız her şey paralel evrende tersi şekilde belirir.

Çoklu Dünyalar teorisi

Kuantum yaklaşımına göre her olasılık farklı bir paralel evrende gerçekleşmektedir.
Kuantum yaklaşımına göre her olasılık farklı bir paralel evrende gerçekleşmektedir.

Çoklu evren teorisinde tıpkı bizim evrenimiz gibi olan ama farklı yönleri bulunan benzer evrenler olduğu öne sürülür. Çoklu evren paralel evrenlerden oluşuyor. Paralel evrene dair çoğu insanın aklına gelen ilk teori Çoklu Dünyalar kuramıdır ancak başka türler de var. Kuantum teorisine göre tüm olasılıklar gerçekleşmek zorundadır. Örneğin, geçmişte bir karar alıp bunu uygulamadığınızda ve o kararın şimdiki sonucunun ne olacağını merak ettiğinizde kuantum devreye giriyor. Çoklu Dünyalar'a göre bu kararın alındığı bir alternatif evren vardır. Bilim kurgu mu? Belki de. Örneğin, buna görülen her bir rüya da dahil edilebilir. Paralel evren teorisi yukarıdakilerin yanı sıra mega evren olarak da adlandırılıyor.

Paralel Dünya, zamanda geriye giderek değiştiğiniz bir zaman yolculuğu değil. Diğer evren de bizimkiyle aynı zaman diliminde paralel olarak çalışıyor. Birisi paralel evrenden çıkıp size gelecek haftanın piyango biletinin ne olduğunu söyleyemez.

Teorisyenlere göre paralel evren de aynı görünüme ve hissiyata sahip olacaktır ancak bazı şeyler farklı işleyecektir. Değişiklik, fark edilmeyecek kadar küçük veya tam aksine belirgin olabilir. Örneğin caddede yürüyen ve sola dönen bir kişinin diğer paralel evrende sağa döndüğünü varsayalım. Bu eylem bir şeylerin gerçekleşme sırasını değiştirir. Böyle en ufak bir değişiklik dahi büyük bir etkiye sahip olabilir ve buna Kelebek Etkisi deniyor. Bu evrende doğmuş olan bir kişi diğer evrende ebeveynleri tarafından vazgeçilmiş ve hiç doğmamış olabilir. Yaratıcı olduğu şüphe götürmez.

İLGİLİ:  Kara deliğe düşersek ne olur: İçinde ve diğer tarafta ne var?

Alternatif evren / gerçeklik nedir?

Alternatif evren, çoklu evrenin içindeki başka bir evreni tanımlamak için kullanılan bir terim. Alternatif evren aslında paralel evrenle eş anlamlı. Alternatif gerçeklik, şu anda gerçekleşen olayların alternatif senaryolarıdır. Alternatif evrende, Dünya tümüyle farklı olabilir. Örneğin diğer evrende geçen gece kendinizi aptal yerine koymamış olabilirsiniz ya da daha uç bir örnek olarak Nazi Almanyası, İkinci Dünya Savaşı'nı kazanmış olabilir. Dünyamızdaki olayların alternatif evrendeki sonuçlarına dair roman yazan birçok ünlü yazar bulunuyor. Çoklu evren fikrinin yanında Tüm Evren olarak ifade edilebilecek Omniverse de bulunuyor ve içerisinde her biri sayısız evren içeren çoklu evrenler vardır.

Paralel evrene dair kanıt veya ispat var mı?

İnsanlar paralel evrenden bahsederken buna kanıt olarak parçacıkların kuantum mekaniğindeki faaliyetlerine dikkat çeker. Bilim adamları 20. yüzyılın başlarında elektron gibi atomik parçacıkların yerlerini tam olarak belirlemeye çalışırken bunu asla yapamadıklarını gördüler. Çünkü aynı anda birden çok noktada olabiliyor veya görünebiliyordu. Aynı anda birçok yerde bulunma fikri paralel evrenin temeli oldu.

Bununla beraber Büyük Patlama'dan arta kalan ve tüm evreni eşit miktarda çevrelediği görülen Kozmik Arka Plan Işıması'nın paralel evrenin kanıtı olup olmadığına dair devam eden bazı araştırmalar var. Amaç, çarpışmış olabilecek evrenlerden gelecek potansiyel işaretlerin bu mikrodalga ışımasında izlerini bulmak. Henüz kanıtı bulunamadı ancak bulunursa paralel evren teorisi güç kazanabilir.

Paralel evren için öne sürülen bir başka teori bazı parçacıkların bizim evrenimiz ile başka bir paralel evren arasında gidip gelmesidir. Evrenimizin iki paralel evrenin çarpışmasıyla yaratıldığını öne süren bir teori daha var. Ancak bunların ne kadar bilimsel temelli olduğu eleştiri toplar.

Paralel evrende zaman neden farklı akar?

Paralel evreni savunan bilimciler Büyük Patlama, paralel evreni mi yarattı yoksa her evrenin aynı zamanda veya daha sonra meydana gelen kendi büyük patlaması mı oldu diye sorar. Bu anlamda paralel evrenin, bizden bir veya milyonlarca yıl geride olduğu ve yetişmeye çalıştığı söylenir. Bu yüzden eğer yetişmeye çalışıyorsa ve gününün akışı bizden daha hızlıysa buradaki bir dakikanın oradaki bir saniyenin altında olacağı hesaplanır.

Paralel evrenin varlığına dair kesin bir kanıt yok çünkü teoriktir yani kanıtlanmamış veya çürütülmemiştir. Bazı potansiyel kanıtlar var ama şu anda hiçbiri gerçek temelli değil ve bu nedenle paralel evrenin varlığını ispatlayan bir makale yayımlanmadı. Yalnızca kanıtlardan bahsedilir ve birçok seçkin bilim insanına göre paralel evren fikri bilimsel temeli olmayan zaman kaybı bir çalışmadır.

İLGİLİ:  Kendi üzerinde deney yaparak çığır açan doktorlar

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC)

İsviçre-Fransa sınırının derinliklerinde gerçekleştirilen ve Büyük Patlama'dan sonraki anları yeniden canlandırmaya çalışan büyük bir deney olan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) paralel evreni ispatlamak amacıyla da hizmet etti. LHC ile hidrojendeki protonlar ışık hızında birbirine çarpıştırılarak oluşturacakları yan ürün izlenmeye çalışıldı. Hadron Çarpıştırıcısı'nın birincil amacı paralel evrenleri tespit etmek değil ancak bir paralel evren keşfedilecekse en yakın yer burası. Deney o kadar iddialıydı ki bazıları bir kara delik yaratarak Dünya'yı yok edebileceğini düşünmüştür.

Paralel evrene nasıl gidilir?

Paralel evren bilim kurgudan fazlasıysa ve gerçekten varsa teoride oraya nasıl gidersiniz? Bir paralel evrene ulaşmaya dair en olası teori zaman ve uzayda delik açan bir tür portal veya solucan deliğidir. Bazı teoriler ise ne başka bir zaman ya da uzayda ancak görünür ufkumuzun ötesinde olduklarını söyler. Bunu 46,5 milyar ışık yılı uzunluğundaki evrenin ötesi olarak düşünebilirsiniz…

Bir alternatif evrene nasıl ulaşılacağı şu anda sadece bilim kurgu yazarlarını meşgul ediyor. Bilinenin ötesine, uzayın en uzak noktalarına seyahat etmemizi ve başka bir evreni keşfetmemizi sağlayacak teknoloji hiç olmayabilir. Paralel evren teorisinde her evren yan yanadır ve bu nedenle birinden diğerine seyahat etmek olasıdır. Ancak böyle bir uzaklığı aşmak kimsenin elinde olmayan akıl almaz derecede enerji ve zaman anlamına geliyor.

Başka bir evrene açılan bir portaldan söz edildiğini de duyabilirsiniz. Portal, solucan deliğinin girişi anlamına geliyor. Ancak şu anda özellikle, bir asteroit kuşağına lazer yerlestirmekten bahsedildiğinden teknolojimiz o aşamada değil. Portallar alternatif evrene açılan kapı olabilir ancak solucan deliğinden geçtiğinizde kendiniz değil kopyanız gitmektedir.

Paralel evren türleri

paralel evren ve Enflasyon Kabarcıkları
Enflasyon Kabarcıkları

Paralel evrenin sınıflandırıldığı dikkate değer iki temel görüş var. İlki 2003 yılında Max Tegmark tarafından sunuldu ve ikincisi ise Brian Greene tarafından "Saklı Gerçeklik" kitabında yer verildi.

Tegmark'ın sınıflandırması

MIT fizikçisi Max Tegmark paralel evrenlere dair fikirlerine 2003 yılında "Bilim ve Nihai Gerçeklik" başlıklı derlemenin içinde yayımlanan makalesinde yer verdi. Makalede fiziğin olanak tanıdığını iddia ettiği paralel evren türlerini dört farklı seviyede ele aldı:

  • Seviye 1: Kozmik Ufkun Ötesinde Bölgeler: Evren esasında sonsuz büyüklüktedir ve içerdiği maddenin dağılımı her noktasında kabaca aynıdır. Madde yalnızca sınırlı konfigürasyonda birleşebilir. Sonsuz bir uzaydan bahsedildiğinden, bu durumda evrenin bir noktasında Dünya'mızın tam bir kopyasının olduğu başka bir bölüm vardır.
  • Seviye 2: Enflasyon Kabarcıkları: Uzay-zaman kabarcıklar oluşturarak genişler ve enflasyon teorisinin dikte ettiği kurallar altında ayrı evrenler oluşturur. Bu evrenlerdeki fizik yasaları bizimkinden çok farklı olabilir.
  • Seviye 3: Kuantum Fiziğinin Çoklu Dünyası: Kuantum fiziğine yönelik bu yaklaşıma göre bütün muhtemel olaylar farklı evrenlerde devamlı olarak ortaya çıkar. Bilimkurgularda geçen "alternatif tarih" hikayeleri bu tür bir paralel evren modelini kullanıyor, bu nedenle en çok bilinen paralel evren teorisi.
  • Seviye 4: Diğer Matematiksel Yapılar: Bu tür bir paralel evren, tasavvur ettiğimiz ve fiziksel gerçeklikler olarak gözlemlemediğimiz matematiksel yapıların kapsayıcısı olur. Seviye 4 paralel evrende, evrenimizdeki denklemlerden daha farklıları vardır. Seviye 2 paralel evrenin aksine, bu paralel evrende sadece aynı temel kuralların farklı tezahürleri olmaz, tamamen farklı kurallar dizisi yaşanır.
İLGİLİ:  Biyokütle enerjisi nedir: Kullanımı ve avantajları

Greene'nin sınıflandırması

Brian Greene'nin 2011 tarihli kitabı "Gizli Gerçeklik"teki sınıflandırma sistemi Tegmark'ınkinden daha ayrıntılı. Aşağıda hem Greene'nin paralel evren sınıfları hem de Tegmark'taki karşılıkları yer alıyor:

  • Kapitone Çoklu Evreni (Seviye 1): Uzay sonsuzdur, bu nedenle bir yerlerde bizim uzay bölgemizin tam olarak kopyası olan uzay bölgeleri vardır. Böyle yerlerde Dünya'da yaşanan her şeyin orada da ortaya çıktığı düşünülür.
  • Enflasyonlu Çoklu Evren (Seviye 1 ve 2): Kozmolojideki enflasyon teorisi, "kabarcık evrenler" ile dolu geniş bir evren öngörür ve evrenimiz bunlardan sadece biridir.
  • Zar Çoklu Evreni (Seviye 2): Sicim teorisi evrenimizin sadece tek bir 3-boyutlu zar üzerinde olabileceğini söyler ve herhangi bir boyuttaki sonsuz sayıda diğer evrenin üst üste yığılmış olarak durduğunu ekler.
  • Döngüsel Çoklu Evren (Seviye 1): Sicim teorisinin olası sonuçlarından biri zarların birbirleriyle çarpışması ve yalnızca kendi evrenimizi değil yenilerini de oluşturan büyük patlamalara neden olmasıdır.
  • Tabiat Çoklu Evreni (Seviye 1 ve 4): Sicim teorisinde evrenin birçok farklı temel özelliğinin ucu açıktır ve evrenin enflasyonu (genişlemesi) ile birleştirildiğinde yaşadığımız evrenden farklı fiziksel yasalara sahip birçok kabarcık evren olabileceği öne sürülür.
  • Kuantum Çoklu Evreni (Seviye 3): Temelde kuantum mekaniğinin Çoklu Dünya yorumu ile birleştirilmesidir. Gerçekleşebilecek her ihtimal tek tek farklı evrenlerde gerçekleşir.
  • Holografik Çoklu Evren (Seviye 4): Holografik ilkeye göre, evrenin kenarında evrenimizle ilgili her şeyin ayna gibi yansıtıldığı, onunla fiziksel olarak eşdeğer olan bir paralel evren vardır.
  • Simülasyon Çoklu Evreni (Seviye 4): Teknolojinin bir gün bilgisayarların evrenin her bir ayrıntısını simüle edebileceği noktaya geleceği ve böylece gerçekliği neredeyse bizim kadar karmaşık olan sanal çoklu evrenler oluşturulacağı düşünülür.
  • Nihai Çoklu Evren (Seviye 4): Paralel evrenin en uç çeşididir. Var olabilecek her bir teori bir şekilde bir yerde var olur.

Kapak görseli: Victor Habbick/Shutterstock

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.