Kategoriler
Tarih & Kültür

Antik Mısır: Tarihi, firavunları, dini ve yazısı

Mısır uygarlığı tarih öncesi çağlardan beri gelişerek geldi. Uygarlığın yöneticileri, yazısı, doğal iklimi, dini ve sınırları binlerce yıl içinde değişse de Mısır hala modern bir ülke olarak varlığını sürdürüyor. Mısır medeniyeti mal, din, yiyecek, insan ve fikir ihraç ederek dünyanın diğer bölgeleriyle her zaman güçlü şekilde bağlantıda kaldı. Öyleyse Antik Mısır tarihi hakkında daha fazlasını öğrenelim.

Antik Mısır

Krallar Vadisi'ndeki III. Thutmose KV34 mezarının duvarındaki Amduat'tan bir manzara.
Krallar Vadisi'ndeki III. Thutmose KV34 mezarının duvarındaki Amduat'tan bir manzara.

Antik Mısır zaman zaman günümüz sınırlarının dışındaki toprakları yönetti ve bunlar şimdiki Sudan, Kıbrıs, Lübnan, Suriye, İsrail ve Filistin topraklarıydı. Antik Mısır başka güçler tarafından da işgal edildi: Persler, Nubyalılar, Yunanlılar ve Romalılar ülkeyi farklı zamanlarda fethettiler. Antik zamanda Mısır için çeşitli isimler kullanılıyordu. En popüler ismi "kara toprak" anlamına gelen "Kemet"tir. Araştırmacılar bu ismin Ağustos ayında gerileyen Nil selinden arta kalan bereketli topraktan geldiğine inanıyor.

Nil'in su baskını Haziran ve Ağustos ayları arasında meydana gelirdi ve bıraktığı verimli toprak doğurganlığın önemli rol oynadığı Mısır dininde Antik Mısır'ın yaşaması için kritik öneme sahipti. Tutankhamun'un penisinin erekt halde mumyalanması Antik Mısır ritüelinde ve inancında doğurganlığın ne kadar önemli olduğunun örneğidir.

Firavun kelimesinin "büyük ev" anlamına gelen "per-aa" teriminden geldiği düşünülür. Terim ilk kez III. Thutmose (hükümdarlığı yaklaşık MÖ 1479-1425) döneminde kraliyet unvanı olarak kullanıldı.

Tarih öncesi zamanlar

Üstte kartal ve altında ağız işaretiyle İri Hor'un birçok yerde görülen simgesi.
Üstte kartal ve altında ağız işaretiyle İri Hor'un birçok yerde görülen simgesi.

İlk hominidlerin Mısır'a ne zaman geldikleri belirsizdir. Afrika'dan yapılan en erken hominid göçü yaklaşık 2 milyon yıl önce gerçekleşti ve modern insanlar ise yaklaşık 100.000 yıl önce Afrika'dan dünyaya yayıldılar. Mısır bu göçlerin bazılarında Asya'ya ulaşmak için kullanılmış olabilir.

Tarıma bağımlı köyler Mısır'da yaklaşık 7.000 yıl önce ortaya çıkmaya başladı ve uygarlığın en eski yazıtları yaklaşık 5.200 yıl öncesine dayanıyor ve burada Mısır'ın ilk hükümdarlarından bahsediliyor. Yakın zamanda keşfedilen yazıtlara göre bu ilk hükümdarlar arasında tarihin büyük bölümünde Mısır'ın başkenti olmuş Memphis'i kuran İri-Hor bulunur. Mısır'ın ne zaman ve nasıl birleştiği belirsiz ve arkeologlar ve tarihçiler bunu tartışmaya devam ediyor.

Mısır'ın iklimi tarih öncesi zamanlarda çok daha nemliydi. Yani şu anda çorak çöl olan bazı alanlar o zamanlar verimliydi. Bunun görülebildiği en ünlü arkeolojik alan Mısır'ın güneybatısındaki Gilf Kebir platosundaki "yüzücüler mağarası"dır (bugünkü adıyla). Mağara şimdi kilometrelerce çorak çölle çevrili ancak kayaya yapılan çizimlerde insanların burada yüzdüğüne işaret edilir. Bilim adamları çizimlerin tarih öncesi çağlarda yapıldığını düşünüyor ancak kesin tarihi belirsiz.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /MÖ 450–381/ 12 Levha Kanunları, Monte Alban şehri, Atina ve Sparta savaşı

Mısır'ın 30 hanedanı

Kral Tutankhamun'un en içteki tabutu. Kahire'nin Mısır Müzesi'nde.
Kral Tutankhamun'un en içteki tabutu. Kahire'nin Mısır Müzesi'nde.

Mısır tarihi geleneksel olarak 30 (bazen 31) hanedana ayrılıyor. Bu gelenek, MÖ 3. yüzyılda yaşamış olan Mısırlı rahip Manetho ile başladı. Onun Eski Mısır tarihi hakkındaki anlatıları Antik Yunanlı yazarlarca korundu ve hiyeroglif yazı 19. yüzyılda deşifre edilene dek bilim adamlarının okuyabildiği birkaç tarihi anlatımdan biriydi.

Günümüz bilim adamları genellikle bu hanedanları birkaç döneme ayırır. 1. ve 2. hanedanlar yaklaşık 5.000 yıl öncesine dayanıyor ve genellikle "erken hanedan" veya "arkaik" dönem olarak adlandırılıyor. Mısır'ın ilk hanedanlığının ilk firavunu Menes (veya Yunanca adıyla Narmer) adında bir hükümdardı. 5000 yıldan önce yaşadı ve eski yazarlar bazen onu birleşik Mısır'ın ilk firavunu olarak anarken bugün bunun doğru olmadığı biliniyor – Menes'ten önce de Mısırlı hükümdarlar vardı. Bilim adamları bazen bu Menes öncesi hükümdara "hanedan sıfır" der.

3 ve 6 arası hanedanlar kabaca MÖ 2650-2150 arasına denk gelir ve modern bilim adamlarınca "Eski Krallık" denilen bir zaman dilimine alınır. Bu süre zarfında piramit inşa teknikleri geliştirildi ve Giza piramitleri inşa edildi.

MÖ 2150-2030 arası (7-10 ve 11. hanedanın bir bölümünü kapsayan dönem) Mısır'daki merkezi hükümet zayıfladı ve ülke farklı bölgesel liderler tarafından kontrol edildi. Eski Krallığın neden çöktüğü tartışma konusudur ve yakın zamanda yapılan araştırmalar, kuraklığın ve iklim değişikliğinin önemli rol oynadığını gösteriyor. Bu süre zarfında Orta Doğu'daki diğer şehirler ve uygarlıklar da çöktü ve arkeolojik alanlardaki kanıtlar kuraklık ve kurak iklim döneminin Orta Doğu'daki bölgeleri vurduğunu gösteriyor.

Hanedanlardan 12, 13 ve ayrıca 11'incisi bilim adamları tarafından genellikle "Orta Krallık" olarak adlandırılır ve yaklaşık MÖ 2030–1640 dönemini kapsar. 11. hanedanın ilk hükümdarı II. Mentuhotep (MÖ 2000 yılına kadar hüküm sürdü) Mısır'ı tek ülke olarak birleştirdi. Mısır'da yeniden piramit inşası başladı ve uygarlığın edebiyatını ve bilimini belgeleyen çok sayıda metin kaydedildi. Hayatta kalan metinler arasında günümüz tıp doktorlarının zamana göre gelişmiş dediği tıbbi tedavileri içeren Edwin Smith cerrahi papirüsü vardır.

Büyük Giza Piramidi'nin inşasını belgeleyen eski seyir defterindeki papirüslerden biri.
Büyük Giza Piramidi'nin inşasını belgeleyen eski seyir defterindeki papirüslerden biri. (Görsel: Mısır Antik Eserler Bakanlığı)

14-17 hanedanları günümüz bilim adamları tarafından sıklıkla "ikinci ara dönem" olarak adlandırılır. Bu süre zarfında Mısır'da merkezi hükümet yeniden çöktü ve ülkenin bir kısmı Levant'tan (günümüz İsrail, Filistin, Lübnan, Ürdün ve Suriye'si) bir halk olan Hiksoslar tarafından işgal edildi. Hiksos kontrolündeki Mısır'ın başkenti Avaris'teki sarayda keşfedilen kurbanlardan kesilmiş kopmuş eller bu dönemin korkunçluğuna ait iyi bir bulgu. Kesilen eller askerlerin altın karşılığında hükümdara sunduğu bir şey olabilir.

İLGİLİ:  İlk uygarlıkların tarihi /MÖ 1000–700 / 7. Bölüm

Antik Mısır'ın 18-20 hanedanlarının yaklaşık MÖ 1550-1070 arası bir dönem olan "Yeni Krallık"ı kapsadığına inanılıyor. Bu zaman dilimi Hiksos'un Mısırlı hükümdar tarafından Mısır'dan sürülmesi ve ülkenin yeniden birleşmesiyle başladı. Bu döneme ait belki de en ünlü arkeolojik alan, zengin bir mezarı olan Tutankhamun (hükümdarlığı yaklaşık MÖ 1336-1327) dahil bu dönemden birçok Mısırlı yöneticinin bozulmamış mezarını barındıran Krallar Vadisi'dir. Yukarı Mısır'da bu tür 40'dan fazla mezar keşfedildi.

Antik Mısır'ın 21-24 hanedanlarına (yaklaşık MÖ 1070-713 arası dönem) günümüz bilim adamları tarafından "üçüncü ara dönem" denir. Bu dönemde merkezi hükümet bazen zayıftı ve ülke her zaman birleşik değildi. Bu süre zarfında Orta Doğu'daki şehirler ve uygarlıklar günümüzde bazen "Deniz Kavimleri" denilen Ege'den dalgalar halinde gelmiş halklar tarafından yok edilmiştir. Mısırlı yöneticiler Deniz Kavimleri'ni savaşta mağlup ettiklerini iddia etse de bu durum Mısır uygarlığının çökmesini engellemedi. Ticaret yolları ve gelir kaybı Mısır'ın merkezi hükümetinin zayıflamasında rol oynamış görünüyor.

Eski Mısır'ın 25-31 hanedanları (tarihi yaklaşık MÖ 712-332) bilim adamları tarafından genellikle "geç dönem" olarak adlandırılır. Mısır bu dönemde bazen yabancı güçlerin kontrolüne girdi. 25. hanedanlığın yöneticileri şimdi Güney Mısır ve kuzey Sudan'da bulunan bir bölge olan Nübye'dendi. Persler ve Asurlular da bu geç dönemde Mısır'ı farklı zamanlarda kontrol ettiler.

MÖ 332'de Büyük İskender Persleri Mısır'dan sürdü ve ülkeyi antik Makedonya İmparatorluğu'na dahil etti. Büyük İskender’in ölümünden sonra İskender’in generallerinden olan Ptolemy Soter’in soyundan hükümdarlar tahta çıktı. Bu "Ptolemaios" hükümdarlarının sonuncusu VII. Kleopatra'ydı. Ordusu Actium Savaşı'nda Roma imparatoru Augustus tarafından yenilgiye uğratılınca MÖ 30'da intihar etti. Ölümünden sonra Mısır, Roma İmparatorluğu'na dahil edildi.

Roma imparatorları Roma'dan gelmişti ancak Mısır halkı yine de onlara firavun muamelesi yaptı. Yakın zamanda kazılan bir oyma, imparator Claudius'un (hükümdarlık MS 41-54) firavun kılığına girdiğini gösterir. Oyma, Claudius'un "Taçların Efendisi Ra'nın Oğlu" ve "Yukarı ve Aşağı Mısır Kralı, İki Ülkenin Efendisi" olduğunu söyleyen hiyeroglif yazıtlara sahip.

Elbette ne Ptolemaios ne de Roma hükümdarları herhangi bir hanedanın parçası kabul edilmiyor.

Antik Mısır'da din

Mısır'ın eski tarihinin büyük bölümünde halk çok sayıda tanrı ve tanrıçaya saygı duyulan çok tanrılı bir dine inandı. En önemlilerinden biri yeraltı tanrısı Osiris'ti. Abydos onun için önemli bir kült merkeziydi ve şerefine bölgede çok sayıda tapınak ve türbe inşa edildi.

İLGİLİ:  Mısır mitolojisi, Antik mısırlılar, Rosetta Taşı ve Piramit metinleri

Yeraltı dünyasında gezinmek, ölülerin sonsuza dek yaşayabileceği bir cennete ulaşacağına inanan eski Mısırlılar için hayati önem taşıyordu. Yapılan ilk şeylerden biri kişinin eylemlerini Ma'at'ın tüyüyle tartmaktı. Eğer kişi bolca yanlış yapmışsa kalbi tüyden ağır olurdu ve ruhu yok edilirdi. Öte yandan yaptığı işler genel olarak iyiyse yeraltı dünyasında gezinme fırsatını bulurdu.

Uşabti adı verilen heykelcikler genellikle ölenlerle birlikte gömülürdü – amaçları ölen kişinin işini öbür dünyada üstlenmekti.

Mısır'ın dini zamanla değişti. Özellikle hükümdar Akhenaten döneminde (yaklaşık MÖ 1353-1335) dini reform yapıldı ve Mısırlılar "Aten" denilen diskten güneşe ibadete etmeye başlayarak tek tanrılı dine geçtiler. Akhenaten, Amarna'da çölde tamamen yeni bir başkent inşa etti ve Mısır'ın bazı tanrılarının adlarının tahrif edilmesini emretti. Akhenaten’in ölümünden sonra oğlu Tutankhamun onu kınadı ve Mısır’ı önceki çok tanrılı dinine geri döndürdü.

Mısır, Yunan ve Roma egemenliğine girdiğinde o kültürün tanrıları ve tanrıçaları Mısır dinine dahil edildi. Bir diğer önemli değişiklik Hıristiyanlığın Mısır'a yayıldığı MS 1. yüzyıldan sonra meydana geldi. Bu dönemde bazı Hristiyan inançlarını içeren bir din olan Gnostisizm Mısır'ın her yerine yayıldı. 1945'te güney Mısır'da Nag Hammadi kenti yakınlarında büyük bir Gnostik metinler külliyatı keşfedilmiştir.

Son derece güçlü yeni bir Müslüman ordunun ülkeye adım atmasıyla ülke dinen İslam'a geçti ve İslam MS 641'den sonra tüm ülkeye yayıldı. Günümüzde Mısırlı halkın çoğunluğu Sunni Müslümandır. Bir azınlıksa hala Hristiyan ve çoğu Kıpti Kilisesi'nin parçası.

Mısır yazısı

En eski yazıtlar yaklaşık 5.200 yıl öncesine dayanıyor ve hiyeroglif yazı ile yazılmıştır. Antik Mısırlıların "hiyeratik" denilen kısaltılmış bir "uzun el" yazı biçimini geliştirdiği belirtiliyor. MS birinci milenyum boyunca bu kısaltılmış hiyeratik yazının yerini "Demotik" denilen yeni bir kısa yazı biçimi aldı. " Mısır dili bin yıl boyunca değişti. Bu yüzden bilim adamları hayatta kalan yazıları "Eski Mısırlı", "Orta Mısırlı" ve "Geç Mısırlı" gibi kategorilere ayırır.

Mısır'ın Büyük İskender tarafından fethedilmesinden sonraki dönemde yaygın olarak Yunan dili kullanıldı. 19. yüzyılın sonlarında arkeologlar Mısır'ın güneyindeki eski Mısır kasabası Oxyrhynchus'tan yarım milyon papirüs parçası çıkardılar. Bunları ilk yüzyıllara tarihleyen bilim adamları, metinlerin çoğunun Yunanca yazıldığını keşfetmiştir.

Yunan alfabesini kullanan bir Mısır dili olan Kıptice, Hıristiyanlığın Mısır'a yayılmasından sonra yaygın olarak kullanıldı. Yunanca ve Kıptice'nin popülaritesi arttıkça hiyeroglif yazı stilinin kullanımı MS 400'lerde son buldu. MS 641'den sonra Arapça kullanılmaya başlandı ve bugün hala ülkenin yaygın dili.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.