Kategoriler
Bilim

İnsanlar daha mı zeki yoksa daha mı aptal hale geliyor?

Ünlü Flynn etkisi, insanların yıllar içinde daha akıllı hale geldiğini gösteriyor ancak bazı araştırmalar bu IQ kazanımlarının gerilediğini iddia ediyor. İkisi de haklı olabilir mi? 20. yüzyılda birçok ülke IQ puanlarında inanılmaz kazanımlar elde etti ve 10 yılda ortalama IQ 3 puan arttı. Avrupa dışında yapılan araştırmalar bu eğilimin tersine döndüğünü göstermiştir. Bu tür düşüşler evrensel değil ve araştırmacılar sebebin ne olduğunu anlama peşinde.

İnsanlar artık daha mı zeki yoksa daha mı aptal?

İnsanlar gitgide akıllı mı yoksa aptal mı oluyor? Cevaplanması kolay bir soru gibi görünebilir. Araştırmacılar son zamanlarda IQ testlerini inceliyor, puanların yukarı mı, aşağı mı yoksa yana mı gittiğine bakıyor ve bulgularını rapor ediyor. Sonuçlar çelişkili. Kimileri insanoğlunun artık daha akıllı olduğunu söylerken diğerleri zihinsel becerinin gitgide köreldiğini ortaya koyuyor. İlginç olan her ikisinin de bilime dayanması.

Hangisinin doğru olduğuna karar vermek için önce sözde Flynn etkisinin bize 20. yüzyılın entelektüel kazanımları hakkında ne söylediğini anlamamız gerek.

Flynn etkisi ne söyler?

1980'lerde filozof James Flynn, IQ testlerinin düzenli aralıklarla yenilendiğini fark etti. Ortalama IQ normalde 100 olmalıdır ancak birkaç yılda bir puanlar yükseliyordu ve test yapanlar ortalamayı düşürmek için daha zor sorular ekliyordu. Flynn sayıları hesapladı ve IQ puanlarının her 10 yılda ortalama 3 puan arttığını gördü. Bu fenomene Flynn etkisi denildi.

İLGİLİ:  Prostat kanseri teşhisi yeni idrar testi ile kolaylaşabilir

Buna göre bugün ortalama bir genç 1950'ye yolculuk ederse IQ testinden 118 ve 1910'a dönerse insanların yüzde 98'ini geçerek 130 puan alacaktır. Yani Flynn etkisine göre bugün tipik bir insanın 1910'un eski güzel günlerindeki insanların yüzde 98'inden daha zeki olması gerekiyor.

Ancak gerçek şu ki 1910'da yaşayan insanlar kalkülüsü bir türlü anlamayan ya da Dünya'nın düz olduğuna inanan şaşkın aptallar değildi. Ortalama insan zekasının sadece bir yüzyılda üstün zekaya dönüşmesi mümkün görünmüyor.

20. yüzyılın sanayileşmiş dünyasında insanlar önceki nesillere göre daha sık soyut terimler kullanmaya ve soyut terimli düşünceler üretmeye başladı. Raven'ın İlerleyen Matrisleri gibi kişinin soyut düşünme ve bu yeteneği yeni problemlere (yani kişinin akıcı bilgisi) uygulama yeteneğini ölçen testlerin bu dönemde ortaya çıkması tesadüf değil.

Köpekler ve tavşanların ortak noktası nedir? diye soru soran bir benzerlik problemini düşünün. Cevap açıktır; memeli olmak. Ancak 1900'de yaşamış ortalama bir insan muhtemelen "Köpekleri tavşan avlamak için kullanırsınız" diye yanıtlayacaktır. Yanlış değildir. Somut bir ilişkiye dikkat çeker. IQ testleri bu yüzden sadece soyut sınıflandırmaya bakmıyor.

Modernite esasen düşünce şeklimizi değiştirerek geniş soyut kavramları daha iyi kullanmamızı ve bunları aşina olmadığımız durumlara uygulamamızı sağladı. Bu yüzden soyut düşüncenin somut düşünme becerisinden daha üstün olduğunu söylemek zordur. Sadece insanlık olarak artık farklı bir koşula adapte olduk.

Zeka kazanımları her tür bilgide eşit düzeyde olmadı. Matris ve benzerlik testleri 1950'den bu yana geniş ölçüde gelişti ancak aritmetik, kelime bilgisi ve bilgi (yani kristalize bilgi) toplamda fazla kazanım görmedi. Başka bir deyişle, bugün geometrik şekillere dair desenleri çok daha iyi ayırt ediyoruz ancak İsviçre'nin başkentini hatırlamada sadece biraz daha iyiyiz.

Zeka kazanımlarını kaybediyor olabiliriz

Ancak Flynn etkisinin artık gerilediğine dair bulgular var. Son araştırmalara göre birkaç ülkenin nüfusu IQ puanlarını kaybediyor. En dikkat çekici örnek Norveç'ten geldi. Norveç, zorunlu askerlik hizmetine sahip ve askere alınan erkeklerin IQ testine girmeleri gerekiyor. Bu da araştırmacılara zengin veri sağlıyor. Norveç'teki Ragnar Frische Ekonomik Araştırma Merkezi'nden uzmanlar bu IQ testlerinin 730.000'den fazlasını analiz etti ve 1975 yılındaki sonuçların Flynn etkisindeki kritik nokta olduğunu buldu. Ülkenin IQ puanı o zamandan beri sert şekilde düşmüştü.

İLGİLİ:  Biyoçeşitlilik, bağırsak bakterilerini etkileyerek ruh sağlığını iyileştirebilir

Bu düşüşün Norveç'in tüm nüfusunu kapsamadığını belirtmek gerek. Çalışmanın örneklemi geniş olsa da yalnızca 18-19 yaş arasındakileri, ebeveynleri ve kendisi Norveç'te doğanları kapsıyor. Yine Otago Üniversitesi'nden araştırmacılar çeşitli ülkelerdeki istihbarat araştırmalarına bakmıştır ve hepsi tek tip olmasa da özellikle Avrupa ülkeleri arasındaki zeka seviyesinin düştüğünü görmüştür .

Eldeki verilerden yola çıkarak araştırmalar İskandinav ülkelerinin—Finlandiya, Danimarka, Norveç ve İsveç—genel ortalama IQ puanının 30 yılda 6,85 puan düşeceğini öngörüyor. Hollanda'da ise lise seviyesinde kayıplar var ancak yetişkinlerde kazanç elde edilmiş ve okul öncesi çocuklarda değişiklik yok. Almanya sözlü yetenekteki kazanımlarını sürdürüyor ancak mekansal algıda puan kaybediyor. İlginç bir şekilde İngiltere, Raven İlerlemeli Matrislerde hafif kazançlara sahipken katılımcının analitik yeteneğini ölçen Piagetian testinde kayıplar gösteriyor. Türkiye veri kapsamında yok.

Diğer ülkelerde Flynn etkisi geçerliliğini koruyor. Birleşik Devletler rekor oranda daha zeki olmaya devam ederken, Güney Kore ondan iki kat daha fazla puan kazanmış. Araştırmacılar Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bir süre daha kazanım göstermeye devam edeceğine inanıyor.

İLGİLİ:  Sol beyin ve sağ beyin: Gerçekler ve merak edilenler

Peki aptallaşmanın nedeni nedir?

Bazı Avrupa ülkelerindeki azalan IQ puanının nedenine dair hipotezler var. Hipotezlerden biri disjenik doğurganlığa işaret eder. Ortalama zekanın üzerindeki çiftlerin ortalamanın altında doğum yapması popülasyondaki zeki çocuk oranını azaltıyor olabilir.

Bir diğer hipotez göçe işaret eder. Özellikle örneklerinin Türkiye'de iyi görüldüğü gibi, daha iyi yaşam koşulları için zeki beyinler yurt dışını tercih ediyor. Bunun dışında verilen eğitimin kalitesindeki değişiklikler, kötü beslenme artışı ve medya maruziyeti de azalan IQ seviyesinin nedenleri arasında.

20. yüzyılda toplumlardaki beceri gereksinimi arttı. Bu durum ortalama IQ'nun yükselmesine neden oldu. Ancak gelişen teknolojiyle beraber araştırmacılar 21. yüzyılın toplumsal beceri gereksinimlerini azaltması nedeniyle IQ puanlarının düşmeye devam edeceğine inanıyor. Ancak uzmanların da altını çizdiği gibi insanların zekası hakkında endişelenmek yerine onların zekasından daha iyi yararlanmayı hedeflemek asıl önemli olan şey olabilir.