Kategoriler
Tarih

Kış gündönümü: Özelliği ve tarihi önemi

Kış gündönümü, yılın en kısa günü ve en uzun gecesidir. Kuzey Yarımküre'de, yıla bağlı olarak 20-23 Aralık arasında gerçekleşiyor (yılın en kısa günü Güney Yarımkürede'de Haziran ayında meydana geliyor). Türkler dahil Dünyanın dört bir yanındaki kültürler uzun zamandır kış gündönümü etrafında bayramlar düzenliyor. Ateş ve ışık, yılın en karanlık gününde düzenlenen bu kutlamaların geleneksel sembolleri olmuştur.

Kış gündönümünün insanlık için önemi

Stonehenge'in bizzat kış gündönümü kutlaması için inşa edildiği düşünülüyor.
Stonehenge'in bizzat kış gündönümü kutlaması için inşa edildiği düşünülüyor.

Kış gündönümü yılın en az gün ışığı olduğu gündür ve kışın astronomik başlangıcıdır. Kış gündönümünden sonra bahar yaklaştıkça günler uzuyor ve geceler kısalmaya başlıyor. İnsanlar Neolitik dönem gibi erken zamanlarda kış gündönümünden haberdardı— Taş Devri'nin MÖ 10.200 civarında başlayan son bölümü.

İrlanda'daki Newgrange ve İskoçya'daki Maeshowe gibi Neolitik anıtlar kış gündönümünde gün doğumuyla aynı hizada olacak şekilde yapılmıştır. Bazı arkeologlar bu mezar benzeri yapıların Taş Devri halkının yılın bu en kısa gününde düzenlediği dini ritüeller ile ilişkili olduğuna inanıyor. Diğer taraftan, kış gündönümünde gün batımına hizalı şekilde inşa edilmiş olan ünlü Stonehenge, Taş Devri insanları tarafından Aralık ayinlerinde kullanılmış olabilir.

Antik kış gündönümü kutlamaları

nardugan kış gündönümü kutlaması

Nardugan bayramı: Nardugan her yıl 21 Aralık'ta Türkler tarafından kutlanan bir kış gündönümü bayramıdır. Moğolca Nar (Güneş) ve Türkçe Tuqan (Doğan) kelimelerinden oluşuyor. Bugün Türkistan ülkelerinde Nardugan, kış gündönümünü ifade ederken kullanılıyor.

Roma tatilleri: Antik Romalılar kış gündönümü zamanında çeşitli kutlamalar düzenlerdi. Tarım ilahı Satürn'ün onuruna yapılan Satürnalya tatili kış gündönümüne yaklaşan günlerde yani Nardugan ile aynı zamanda yapılan bir hafta süreli bir kutlamaydı.

İLGİLİ:  Milat kavramı (MÖ, MS) ne zaman ve nasıl kullanıldı?

Satürnalya, yiyecek ve içeceğin bol olduğu ve Roma sosyal düzeninin tersine çevrildiği hedonistik (hazcılık) bir tatildi. Bir hafta boyunca köleler efendi, köylüler şehrin komutanıydı. Herkesin eğlenceye katılabilmesi için iş ve okullar kapatılırdı. Romalılar ayrıca kış gündönümünde Romalı çocukları onurlandıran Juvenalia'yı kutlardı.

Buna ek olarak üst sınıf Romalılar 25 Aralık'ta Mithra'nın doğum gününü kutlardı. Mithra eski bir Pers ışık ilahıydı. Bebek ilah Mithra'nın kayadan doğduğuna inanılıyordu. Bazı Romalılar için Mithra’nın doğum günü yılın en kutsal günüydü. Sonraki Roma İmparatorluğu'nda Mithra, "fethedilmemiş güneş" ilahı Sol Invictus ile birleştirildi.

Hıristiyan bilim adamları karşı çıksa da bazı teorisyenler Roma Katolik Kilisesi'nin Noel için kış gündönümü tarihini seçmesinde pagan ritüelini kaldırmayı hedeflediğine inanıyor.

Yule: İskandinavya'nın antik kuzeylileri, Yule'yi kış gündönümünden Ocak ayına kadar kutlardı. Güneşin geri dönüşü anısına babalar ve oğullar Yule kütükleri olarak bilinen büyük kütükleri eve taşırdı. Ardından kütüklerin bir ucunu ateşe verir ve tüm halk kütük yanana kadar ziyafet çekerdi, bu da 12 güne kadar sürerdi. İskandinavlar, ateşten çıkan her kıvılcımın gelecek yıl doğacak yeni bir domuz yavrusu veya buzağıyı temsil ettiğine inanıyordu.

Inti Raymi: İnka İmparatorluğu, Inti Raymi (Keçuva dilinde “güneş festivali”) adlı bir kış gündönümü kutlamasında güneş ilahı Inti'ye saygılarını gösterirdi. Güney Yarımküre'de olduğundan Peru'da kış gündönümü Haziran'da gerçekleşir. İnkalar, gündönümünden önce üç gün oruç tutardı. Ardından gündönümü günü şafaktan önce tören meydanına gider ve gün doğumunu beklerdi.

Güneş ortaya çıktığında önünde çömelir ve altın bardakta çhiça (fermente mısırdan yapılmış kutsal bira) sunarlardı. Tören sırasında lama dahil çeşitli hayvanlar kurban edilirdi ve İnkalar güneş ışınlarını odaklayarak ateş yakmak için aynayı kullanırdı. İspanyolların 1500'lerde İnka İmparatorluğu'nu fethinden sonra İspanyollar Inti Raymi tatilini yasakladı. 20. yüzyılda ise yeniden canlandırıldı (sahte kurbanlarla) ve bugün de devam ediyor.

İLGİLİ:  Pusulanın icadı: Tarihi ve gelişimi

Kış gündönümü gelenekleri

St. Lucia Günü: İskandinavya'daki bu geleneksel ışık festivali ünlü Hıristiyan bir azizeyi onurlandırmak için yapılır. MS 1000 civarında birçok İskandinav Hristiyan olunca geleneksel kış gündönümü uygulamalarını Lucia günü ile harmanladılar: Yılın en uzun ve en karanlık gecesinde ruhları korkutmak için ateş yaktıkları bu günde azizeyi ışığın sembolü olarak düşündüler.

Dong Zhi: Çin'in kış gündönümü kutlaması olan Dong Zhi ("Kış Geliyor" demektir) daha uzun günlerin geri gelişini ve buna karşılık olarak yeni yılda karşılaşılacak pozitif enerjiyi selamlamak için düzenleniyor. Özünde balıkçılar ve çiftçiler tarafından işe ara verilerek aileyle beraber kutlanan bu bayramın hasat festivali olarak başlamış olabileceği düşünülüyor. Bugün devam eden festival ailelerin geride kalan yılı kutlamak ve gelecek yıl için iyi dileklerde bulunmak için bir araya geldiği bir gün olmaya devam ediyor. Güney Çin'deki bu kutlama için en geleneksel yiyecek yapışkan pirinç unundan yapılmış tatlı tang yuan'dır.

Toji: Japonya'da kış gündönümü gelenekten çok bir festivaldir. Yeni yıla sağlık ve iyi şansla başlamaya odaklanan çiftçiler için özellikle kutsal bir zaman. Çiftçiler uzun ve soğuk geçen bir kıştan sonra ekinlerini besleyecek güneşin dönüşünü memnuniyetle karşılar. İnsanlar güneşin dönüşünü kutlamak için şenlik ateşleri yakar ve Fuji Dağı'nda her 22 Aralık'ta yakılan büyük şenlik ateşinin nedeni budur. Soğuk algınlığını önlediği ve sağlığı geliştirdiğine inanıldığı için kış gündönümünde bir narenciye meyvesi olan yuzu ile yıkanılır. Hatta hamam ve kaplıcaya yuzu atılır. Pek çok Japon gündönümünde Japon balkabağı olarak bilinen kabocha kabağı yiyor çünkü şans getirdiğine inanıyor.

İLGİLİ:  İlk resmi kadın programcı: Mary Coombs

Yelda: “Yelda gecesi” yılın en uzun ve en karanlık gecesinin kutlandığı bir İran festivalidir. Uzun gece boyunca insanları kötü ruhlardan korumayı amaçlayan kutlama antik Zerdüşt gelenek ve göreneklerinden kaynaklanıyor. Diğer adıyla Shab-e Yalda ("Doğum Gecesi") gününde dünyanın her yerinden İranlılar güneş ilahı Mithra'nın karanlığa karşı zaferini kutlar. Geleneğe göre insanlar birbirlerini kötülükten korumak için bir araya gelir, karanlıkta yollarını aydınlatmak için ateş yakar ve hayır işleri yaparlar.

Arkadaşlar ve aileler dilek tutar, fındık, nar ve diğer bayram yemekleriyle ziyafet çeker ve özellikle 14. yüzyıl Pers şairi Hafız'ın eserleri başta olmak üzere şiir okur. Bazıları kötülüğün kovulduğu ve iyiliğin gelişinin ilan edildiği güneşin doğumuna tanık olmak için bütün gece uyanık kalır.

Yerli Amerikan gelenekleri: Batı New Mexico'daki Yerli Amerikan Pueblo halklarından biri olan Zuni için kış gündönümü yılın başlangıcını ifade eder ve Shalako adlı tören dansıyla kutlanır. Oruç tuttuktan, dua ettikten ve gündönümünden birkaç gün önce güneşin doğuşunu ve batışını gözlemledikten sonra Pekwin veya “Güneş Rahibi” itiwanna'nın yani güneşin yeniden doğuşunun tam anını kederli bir çağrı ile duyurur. Dört günlük dansın ardından sonraki yıl için yeni dansçılar seçilir ve döngü devam eder.

Zuni gibi, Kuzey Arizona'daki Hopiler de kış gündönümünü benzer bir ritüelle kutluyor. Soyal'in gündönümü kutlamasında Güneş Şefi güneşin batışını çağrıyla ilan eder. Daha sonra ateş yakmayı, dans etmeyi ve bazen hediye vermeyi kapsayan tüm gece süren bir tören başlar. Hopi'nin güneşi böylesine dikkatli gözlemlemesi sadece kış gündönümü geleneği için değil aynı zamanda mahsul ekimini de belirliyordu.