Kategoriler
Tarih & Kültür

Mansa Musa: Yaşamış en zengin insan

Bugünün teknoloji milyarderlerini unutun, Malili Mansa Musa'nın serveti hayal edilemeyecek kadar büyüktü. Marvel Comics'in ünlü Kara Panter karakterine muhtemelen o ilham verdi. Wakanda kralı Kara Panter ülkesinin Vibranyum kaynağı sayesinde 500 milyar $ servete ulaşmış ve en zengin süper kahraman olmuştu. Afrika'nın Mali kralı Mansa Musa ise ülkesinin altın kaynağı sayesinde bugünün parasıyla tahmini 400 milyar $ servete sahip oldu ve hala yaşamış en zengin insandır. Mansa Musa'ya dair bilgilerin çoğunu aktaran kişi Ortaçağ'ın en büyük gezgini İbn Battuta'ydı.

Mansa Musa'nın hayatı

Musa, yardımcısı olarak görev yaptığı selefi II. Ebu Bekir'in Atlas Okyanusu'nun ucunu bulmak için çıktığı deniz yolculuğundan dönmemesinin ardından 1312'de tahta geçerek Mali İmparatorluğu'nun hükümdarı oldu. Musa’nın yönetimi, Avrupa uluslarının şiddetli iç savaş ve kaynak yetersizliğiyle mücadele ettiği bir zamana denk gelmişti. Mali İmparatorluğu, altın ve tuz gibi bol doğal kaynaklar sayesinde bu dönemde hızla gelişme imkanı buldu. Bu iki kaynağa gelince dünyadaki ihracatın yarısına sahipti.

Musa'nın yönetimi altındaki müreffeh imparatorluk Atlas kıyılarından iç ticaret merkezi Timbuktu ve Sahra Çölü'ne kadar Batı Afrika'nın büyük bölümünü kapsayacak şekilde büyüdü. Musa tahttayken ülke büyüdükçe, vatandaşlarının ekonomik durumu da büyüdü.

Dış dünya bu Mali kralının zenginliğinden ancak 1324 yılında haberdar olacaktı. Müslümanların çoğunlukta olduğu bir toplulukta dindar bir Müslüman olan Musa ilk kez Hac ziyareti için Mekke'ye yola çıkmaya karar verdi. Ne var ki kral seyahatini tek başına yapmayacak, neredeyse ülkesini yanında getirecekti.

İLGİLİ:  1756 Kalküta Kara Delik Olayı
Mansa Musa Mekke'ye giderken. (Görsel: Print Collecter / Getty Images)
Mansa Musa Mekke'ye giderken. (Görsel: Print Collecter / Getty Images)

Musa, yaklaşık 6400 km uzunluğundaki hac yolculuğuna 60.000 adamıyla çıktı. İran ipeğiyle örtülü içi altın dolu arabasına binlerce asker, altın asa taşıyan 500 köle ve özel müzisyen eşlik etti. Yolculuğa katılanların kesin sayısının kayıtları az olmasına rağmen Musa'nın kervanı gözün ufku görebileceği kadar uzundu ve yanı başında her biri altın yüklü 100 deve hareket ediyordu.

O dönemde yaşamış İbni Haldun kralın kervanından biriyle görüşerek şunları öğrendi: "Her molada bizi nadide yiyecekler ve şekerlemelerle canlandırırdı. Teçhizatı ve mobilyaları, onun brokar ve Yemen ipeği giyen 12.000 köle kadını tarafından taşındı."

Musa'nın bu gösterisi kervanın geçtiği topraklarda yaşayanlar tarafından fark edildi – sonuçta bu kadar büyük bir topluluğu gözden kaçırmak imkansızdı. Mali imparatoru Musa'nın Mısır halkı üzerinde bıraktığı etki 10 yıldan fazla bir süre boyunca yankılandı.

Kahire'ye gelen Musa, Kahire sultanı Türk asıllı I. Muhammed ile görüşme teklifi alınca karakterini tam olarak sergiledi. Eski tarihçi Shihab Umari'nin metinlerine göre, Musa'yı Kahire'ye girişi sırasında I. Muhammed'i bir astı karşıladı ve onu hükümdarla görüşmeye davet etti. Musa ise sadece Mekke'ye hac yolculuğuna çıktığını söyleyerek teklifi reddetti.

Mansa Musa'nın I. Muhammed ile görüşmeyi reddetme nedeni ise açıktı. Emir Ebu adındaki ast olayı şöyle aktarır: "Etrafındakilerin ona burun kıvırdığını fark ettim, çünkü yeri ve padişahın elini öpmek zorunda kalacaktı" ve ekler, "Onu tatlı sözle ikna etmeye devam ettim ve o da bahaneler uydurmaya devam etti, ancak padişahın protokolü onu saltanatın huzuruna getirmemi belirtiyordu, bu yüzden kabul edene kadar ısrarımı sürdürdüm."

İLGİLİ:  Magna Carta nedir? Nedenler, sonuçlar ve maddeler
mansa musa en zengin adam

Musa, padişahın ayaklarını öpmeyi reddedince görüşme tartışmalı hale geldi. Musa'nın I. Muhammed'i uygun şekilde selamlamasına izin verilince durum sakinleşti. İki adam arasında geçen bir sohbetin ardından Muhammed, Musa'ya ve ona eşlik eden herkese kalacak yer teklif etti ve Musa da buna karşılık olarak uçsuz bucaksız servetinden bir parçayı Mısır'a bıraktı.

Kahire pazarlarından Mısır'da yolunu kesen yoksul insanlara ve saltanat bürolarına kadar Musa’nın geniş cömertliği ve bolca yabancı mal satın alması sokakları altınla doldurdu–Mısır'ın çokça ihtiyaç duyduğu bir kaynaktı. İnsanlar heyecan duydu, en azından ilk başta. Çünkü Musa’nın iyi niyetli görünen altın armağanları aslında Mısır’daki altının değerini gümüşün altına düşürmüştü ve ekonomi büyük darbe aldı. Mısır toplumunun bu enflasyondan çıkması 12 yıl sürdü.

Dahası, dağıttığı altın dünyadaki altının değerini de düşürdü. Altına olanların haberini alan Musa tekrar Mekke'ye döndü ve taşıyabileceği kadar altını borç verenlerden yüksek faizle satın aldı. Tek bir adamın Akdeniz'deki altının fiyatını kontrol ettiği tarihteki ilk örnekti.

Ancak Mansa Musa'nın hac yolculuğu sadece bağışla ilgili olmadı. Yolculuğu sırasında Songhay krallığı içindeki Gao topraklarını satın alarak, ülkesini Nijer Nehri boyunca Sahra Çölü'nün güney ucuna kadar genişletti. Bu satın alımlarına devam ederek Mali'nin yanında bugünkü Senegal, Gambiya, Gine, Nijer, Nijerya, Çad ve Moritanya dahil olmak üzere birçok bölgeyi kapsayan bir imparatorluğa sahip oldu.

Djinguereber Camii. (Görsel: Marka / UIG, Getty Images)

Ancak Gao, Musa için özel bir önem taşıyordu. Bugünkü Mali'de yer alan bu bölge, Musa'nın haccı tamamladıktan sonra inşa ettiği birkaç camiden birine ev sahipliği yaptı. Timbuktu da zengin Müslüman kral için önemli bir şehirdi. Servetini orada okullar, üniversiteler, kütüphaneler ve camiler yaptırarak kullandı. Büyümekte olan bu ticaret merkezinde Musa'nın, kerpiç ve ahşaptan inşa ettirdiği ve 500 yıldan uzun süredir ayakta olan ünlü Djinguereber Camisi var.

İLGİLİ:  Pilgrimlerin Amerika'ya yerleşme hikayesi ve Mayflower gemisi

Zenginliği Avrupa'nın dikkatini çeker

Katalan Atlası.
Katalan Atlası.

Musa’nın zenginliği ve nüfuzu Mekke’ye yaptığı yolculuktan sonra Afrika’nın dışına yayıldı. Muazzam kervanının ve cömertliğinin hikayeleri, ölümünden sonra da aktarılmaya devam etti. Bu olaylar 1332 ile 1337 arasında geçmişti. 14. yüzyılın sonlarına doğru Ortaçağ Avrupası gezginleri için önemli bir kaynak olan 1375 Katalan Atlası'na Mansa Musa çizildi. İspanyol haritacı Abraham Cresques tarafından hazırlanan atlas, Musa'yı altın bir külçe, altın bir asa ve taç ile bir tahtta otururken tasvir eder.

Zengin kralın hac ziyareti Avrupalıların Mali'ye dair görüşünü değiştirdi. Mali artık ihtişam ve zenginliğin yeriydi ve ülkeye olan bu yeni ilginin karanlık bir yanı vardı. Portekiz, 15. yüzyıldan itibaren Mali'ye deniz akınları yaparak toprakları yağmaladı.

Musa, sahip olduğu doğal kaynak bolluğu ve bu bolluğu kullanarak büyümesini ve gelişmesini sağladığı topluluklar ile ertingü bir üne sahip oldu. Serveti 400 milyar $ olarak ölçülse de Musa'nın yaşamı boyunca sahip olduğu zenginliği tam olarak belirlemek imkansız görünüyor. Birçok tarih profesörüne göre topraklarının ve maddi varlığının genişliği kavranamaz boyutta. Bu yüzden akla yatkın tek cevabın şu olduğu öne sürülür: Bir insanın olabildiğince çok altına sahip olduğunu düşünün ve bunu ikiye katlayın. 700 yıldır dünyanın en zengin adamı ve muhtemelen öyle kalacak.