Kategoriler
Bilim & İnsan

İnsanın evrimi: Homo sapiens'in ortaya çıkışı ve gelişimi

İnsanın evrimine, dolayısıyla Homo sapiens'in ortaya çıkışı ve gelişimine göz atma zamanı. Homo sapiens gelişmiş dil yani sözcük kullanımı yönüyle tüm homininler içinde eşsizdir. Modern insanı meydana getiren uzun evrimsel yolculuk tek bir dönüm noktasıyla başladı, iki ayak üzerinde yürüme yeteneği. Bilinen en eski atalarımızdan Sahelanthropus, ape (kuyruksuz maymun) benzeri hareket etmeyi 6 milyon yıl önce bırakmaya başladı ve Homo sapiens en az 5 milyon yıl sonra ortaya çıktı. Bu uzun sürede birçok farklı insan türü yaşadı, gelişti ve öldü, yol boyunca birbiriyle karıştı. Kullandıkları araç ve teknolojilerden görüldüğü gibi bedenleri, beyinleri ve düşünme yetenekleri zaman geçtikçe değişti.

İnsan evriminin tarihi

Homo sapiens, modern insanları ve en yakın soyu tükenmiş akrabalarımızı ve atalarımızı içeren grup olan bu eski hominin soyundan geliyor. Çıkarılan fosiller ve DNA buluntuları H. sapiens'in tek bir zaman ve yerde olmasa da Afrika'da ortaya çıktığını gösterir. Afrika'daki iklim kaynaklı değişikliklere kadar bölgeden göç etmedik.

550.000-750.000 yıl önce: Homo sapiens soyunun başlangıcı

Modern insan, Neandertal ve Denisovalıların ortak atası olmaya aday olan Homo heidelbergensis'in yüz rekonstrüksiyonu.
Modern insan, Neandertal ve Denisovalıların ortak atası olduğu düşünülen Homo heidelbergensis'in yüz rekonstrüksiyonu. (Sanatçı: John Gurche)

Modern insanın akrabasına ait en eski DNA “Kemik Çukuru” denilen İspanya'nın Atapuerca Dağları'ndaki bir mağaranın dibinden geliyor. Burada 28 farklı kişiden 430.000 yıllık binlerce diş ve kemik bulundu. Kalıntıların genomu, bilinen en eski Neandertal türüne ait olduklarını gösterdi.

H. sapiens'in en eski kalıntısı 300.000 yıl öncesine ait olduğundan araştırmacılar modern insan ile bu Neandertal genomu arasındaki farkların meydana gelmesinin ne kadar sürdüğünü tahmin etmek için moleküler saati kullanmış ve ikilinin 550.000 ila 750.000 yıl önce yaşamış ortak bir atası olduğunu öne sürmüştür.

Genlerimizdeki ortak yapılar modern insan, Neandertal ve Denisovalıların açıkça ortak bir atası olduğunu gösteriyor. Şimdiye kadar bu gizemli hominin türüne ait birkaç diş ve kemik kalıntısı bulunduğundan henüz kim olduğu kesince belli değil.

Ancak 200.000 ila 700.000 yıl önce yaşamış Homo heidelbergensis popüler bir aday. Bu türün Afrika soy ağacı Homo sapiens'e yol açarken bir Avrupa dalı ise Homo neanderthalensise ve Denisovalılara yol açmış görünüyor.

İLGİLİ:  İnsanlar renkleri nasıl tanımladı?

DNA en iyi soğuk, kuru ve istikrarlı koşullarda korunduğundan Afrika buna ne yazık ki uygun değil. Şimdiye kadar ancak 10.000 yıl öncesine uzanan eski Afrika insan genomları keşfedildi ve insanın evrimi 800.000 ila 300.000 yıl önce gerçekleşmiş görünüyor: Keşfedilen en eski Home sapiens fosili 300.000 öncesine ait.

300.000 yıl önce: En eski Homo sapiens fosili

Fas'taki Jebel Irhoud sit alanında bulunan bilinen en eski Homo sapiens fosillerinin bileşik rekonstrüksiyonu. (Philipp Gunz, MPI EVA Leipzig, CC-BY-SA 2.0)

Hiçbir bilim adamı Homo sapiens'in ilk olarak şimdiki Fas'ta yaşadığını öne sürmez çünkü hem Güney Afrika'da hem de Doğu Afrika'da türümüze dair çok sayıda kanıt var. Ancak gelişmiş taş aletlerin olduğu Fas'ın Jebel Irhoud bölgesinde bulunan 300.000 yıllık kafatasları, çeneler, dişler ve diğer fosil parçaları şimdiye kadar keşfedilmiş en eski Homo sapiens'e aittir.

Jebel Irhoud'daki bu beş insanın kalıntıları nispeten modern görünümlü bir yüzü ortaya çıkarır ve kalıntıların Afrika'nın kuzeybatı köşesinde bulunması bu kadar erken bir tarihte bile insanların Afrika'ya ne denli yayılmış olduğunu gösteriyor.

Diğer en eski Homo sapiens fosilleri arasında Florisbad, Güney Afrika'daki 260.000 yaşında bir fosil ve Etiyopya'nın Omo Nehri kıyısındaki Kibish Formasyonu'nda 195.000 yaşında bir fosil ve fazlası var.

Afrika'daki insan kültürü yaklaşık 300.000 yıl önce elde taşınan hantal taş aletlerden, Orta Taş Devri alet takımları olan keskin bıçaklara ve sivri uçlu parçalara doğru yaygın şekilde değişti.

Fosillerin ilk kez ne zaman tüm temsili özellikleriyle modern insanı gösterdiğini söylemek zor. Örneğin, Etiyopya'daki Omo Kibish'te bulunan 195.000 yaşındaki kafatası modern bir insana çok benzerken, Nijerya'nın Iwo Eleru mağarasında bulunan bir başka kafatası sadece 13.000 yaşında olmasına rağmen çok antik görünür. Bu tutarsızlıklar insanın evriminin doğrusal olmadığını yani tüm insanların modern insanlar olduğu tek bir nokta olmadığını gösteriyor.

300.000 yıl önce: Kullanılan aletlerde devrim

Doğu Afrika'dan sağdaki iki nesne 320.000 ila 500.000 yıl önce kullanılmış pigmentleri gösteriyor. Diğer tüm nesneler aynı bölgede aynı zaman diliminde kullanılan sivri taş aletlerdir. (NMNH, Smithsonian Enstitüsü)

Homo erectus gibi atalarımız 3,3 milyon yıl öncesinden başlayarak taş aletler kullandı ve 1,75 milyon yıl önce kalın el baltası ve diğer kesme aletler olan Aşölyen kültürüne geçtiler. Bu aletler 1,5 milyon yıl devam etti ve 400.000 yıl kadar kısa bir süre önce son teknoloji aletler şimdiki Almanya'da büyük avların avlanmasında kullanılan mızraklar oldu. Sadece yakın mesafede kullanılabilmesi tehlikeli bir sınırlamaydı.

İnsanlar modern bir anatomi edindikçe, yaşama biçimleri ve yaptıkları aletler de değişti. Yaklaşık 300.000 yıl önce Orta Taş Devri ile insanlar ince işlenmiş aletlerin uçlarını pürüzlendirerek onları kulplara ve mızrak saplarına bağladı ve alet teknolojisinde sıçrama yaşandı. Avlanma hünerlerimiz büyük ölçüde gelişti.

İLGİLİ:  İnsan evrimleştikçe gelecekte nasıl görünecek?

Güney Kenya'da 298.000 ila 320.000 yıl öncesine tarihlenen sivri uçlar birdenbire her türlü zor veya tehlikeli avı öldürmeyi mümkün kılan bir yenilik olmuştur.

Hayvan postlarını giysi olarak işlemek ve ahşap gibi malzemeleri traşlamak için kullanılan sıyırıcılar ve bız aleti bu sıralarda ortaya çıktı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Katanda'da keşfedilen en az 90.000 yıl önceye ait dikenli kemik uçlu mızraklar, zıpkınla balık avlamak için kullanılıyordu.

Tıpkı fosillerde olduğu gibi, alet gelişmeleri de farklı yerlerde ve zamanlarda ortaya çıkıyor ve bu alet teknolojilerinin farklı insan grupları tarafından geliştirildiğini ve paylaşıldığını gösteriyor. Bu gruplar arasında kendi soyumuzun parçası olmayan diğer insanlar da olabilir.

Örneğin, Hindistan'ın Chennai yakınlarında en az 250.000 yıl öncesine tarihlenen detaylı taş bıçaklar keşfedildi. Buna göre onları ya başka bir insan türü geliştirmiş ya da modern insanlar Afrika'yı düşünülenden çok daha önce terk etmişti.

100.000-210.000 yıl önce: Afrika dışında yaşayan Homo sapiens'ler var

İsrail'deki Qafzeh mağarasında bulunan bir kafatası. (CC BY-SA, Wikipedia, Wapondaponda)

Birçok genetik analiz Homo sapiens'in Afrika'dan geldiğini açıkça ortaya koyar. Ancak görünüşe göre bilim adamlarının daha önce tahmin ettiğinden çok daha önce Afrika'nın dışına adım attık. Bu çağda çeşitli insan grupları Afrika dışında yaşadı ancak onlar doğrudan kendi evrim hikayemizin yani Homo sapiens'in parçası değillerdir. Her biri ayrı zamanlarda yok oldular.

İsrail, Carmel Dağı'nın eteklerinde çökmüş bir mağarada bulunan bir çene kemiği, modern insanların Akdeniz'in yanındaki bu yerde yaklaşık 177.000 ila 194.000 yıl önce yaşadığını gösteriyor. Misliya Mağarası'ndaki çene ve dişler modern insanlarda görülenlere açık şekilde benzemekle kalmıyor, aynı zamanda yanlarında detaylı el baltaları ve çakmaktaşı aletler görülüyor.

İsrail'in Qafzeh kentinde birden fazla kişi yan yana gömülü bulunmuş ve 100.000 ila 130.000 yıl öncesine ait kalıntılar insanların uzun süredir bölgede var olduğunu göstermiştir. Bilinen en eski kasıtlı mezardır. İnsan kalıntılarının yanında kırmızı aşı boyası ve aşı boyası lekeli aletler bulunur.

Güney Çin'deki kireçtaşı mağara sistemlerinde 80.000 ila 120.000 yıl öncesine ait insan kanıtları ortaya çıkmıştır. Zhirendong'daki 100.000 yıllık bir çift diş ve çene kemiği, çene kemiğinin belli belirsiz olması dışında o kadar modern görünür ki Homo sapiens'i temsil ettiğine inanılıyor. Yine Çin, Daoxian'daki bir mağarada bugünkü insandan zar zor ayırt edilen şaşırtıcı antik dişler bulunmuştur. Yani Homo sapiens 80.000 ila 120.000 yıl önce halihazırda Afrika'dan çokça uzaklaşmıştı.

Bazıları insanların 210.000 yıl kadar önce Avrupa'ya ulaştığına bile inandı. Bunun nedeni Güney Yunanistan'daki Apidima mağarasında bulunan 200.000 yıldan eski bir kafatasıydı. Ancak birkaç metre ötedeki Neandertal fosiline bizden daha çok benzemesi düşünceyi zayıflattı.

İLGİLİ:  Yeni insan türü ve 67.000 yıl öncesine dayanan kalıntıları

50.000-60.000 yıl önce: İnsanlar Afrika'dan göç ediyor

İnsanların yaklaşık 55.000 yıl önce Afrika'dan göç ettiğine inanılan Arap Yarımadası'nın dijital uydu görüntüsü. (CC BY 3.0, Wikipedia, Przemek Pietrak)

Genetik araştırmalara göre, Avrupalılardan Avustralya'nın yerli halkına kadar bugün yaşayan ve Afrikalı olmayanların çoğunun ataları yaklaşık 50.000 ila 60.000 yıl önce Afrika'dan başlayan önemli bir göçün parçasıdır. Yeniden yapılandırılan iklim modelleri göçün yaklaşık 55.000 yıl önce yapıldığını gösterir.

Bundan daha önce Orta Doğu'ya veya Çin'e gelmiş Afrikalı göçmenler, o dönemde hala yaşayan arkaik hominidlerin bazılarıyla karıştı. Ancak soyları ya yok oldu ya da daha sonraki göçler ile soldu.

15.000-40.000 yıl önce: Homo sapiens hayatta kalan tek insan türü olur

50.000 yıl öncesine kadar yaşamış olabilecek küçük bir erken insan olan Homo floresiensis'in yüz rekonstrüksiyonu.
50.000 yıl öncesine kadar yaşamış olabilecek cüce insan Homo floresiensis'in yüz rekonstrüksiyonu. (Sanatçı: John Gurche)

Görüldüğü gibi gezegendeki insanlık tarihinin çoğu kısmında Homo sapiens tek insan türü olmadı. Birlikte var olduk ve genlerimiz henüz tanımlamadıklarımız dahil çeşitli hominin türleriyle karıştı. Ama o hominin türleri birer birer kayboldu ve tüm insanlığı temsil eden tek tür olarak hayatta kaldık. Evrimsel zaman ölçeğinde bu türlerin bazıları aslında yakın zamanda kaybolmuştur.

Endonezya'nın Flores adasındaki fosiller "hobbit" lakaplı ilginç bir cüce insan türünü göstermiştir. Homo floresiensis 50.000 yıl öncesine kadar yaşamış görünüyor ve başlarına ne geldiği henüz bilinmiyor. Bugün aynı bölgede yaşayan Rampasasa cüce grubu dahil modern insanlarla yakın bir ilişkileri yok.

Neandertaller bir zamanlar Avrasya boyunca Portekiz ve Britanya Adaları'ndan Sibirya'ya uzanıyordu. Homo sapiens bu bölgelerde yaygınlaştıkça Neandertaller geriledi ve yaklaşık 40.000 yıl önce tarihe karıştı. Bazı kanıtlar birkaçının 29.000 yıl öncesine kadar Cebelitarık gibi yerleşim bölgelerinde yaşamış olabileceğini düşündürür. Hatta modern insanlar genomlarında Neandertal DNA'sı taşıdığı için bugün bile izleri sürüyor.

Daha gizemli kuzenlerimiz olan Denisovalılar, arkalarında o kadar az tanımlanabilir fosil bıraktı ki bilim adamları neye benzediğinden veya birden fazla tür olup olmadığından emin değil. Papua Yeni Gine'deki insan genomları üzerine yakın zamanda yapılan bir araştırma, tartışmalı olmasına rağmen, insanların 15.000 yıl kadar önce Denisovalılarla yaşamış ve onlara karışmış olabileceğini öne sürüyor. Onların genetik mirası ise daha kesin. Yaşayan birçok Asyalı insanın DNA'sının yüzde 3 ila 5'i Denisovalılara ait.

Bugün yaşayan insanların genetiğine katkıda bulunsalar da modern insanın tüm yakın akrabaları sonunda ölmüş ve Homo sapiens tek insan türü olarak kalmıştır. Diğer insan türlerinin soylarının tükenmesi, insan evriminin hikayesine cevaplanamayan bir soruyu daha ekliyor: Neden hayatta kalan tek insan biz olduk?

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.