Kategoriler
Tarih & Kültür

Marcus Aurelius: Yaşamı, görüşü ve sözleri

Marcus Aurelius (121-180) 161'den 180'e kadar bir Roma İmparatoru idi. Roma İmparatorluğu'nda görece barış çağı olan Pax Romana olarak bilinen dönemin beş iyi imparatorundan sonuncusu olmuştur. En çok, Stoa felsefesinin bir açıklaması olan Meditasyonlar eseriyle hatırlanır. Kitabı, dünyada amaçlı ve uyumlu bir şekilde nasıl yaşanacağına dair tavsiyeler içeriyor. Ayrıca bize ölümün her zaman mevcut olduğunu ve daha bir büyük dünyanın küçük bir parçası olduğumuzu hatırlatıyor. İmparator olmasına rağmen, Marcus bir Sezar'ın sahip olacağı diktatörce eğilimlerinden kaçınmak istedi ve bu yüzden bilge ve adil bir hükümdar olarak görüldü.

“Evren değişimdir; hayatımız düşüncelerimizin yaptığı şeydir.”

İlk yılları

Marcus Aurelius 26 Nisan 121'de Roma'da doğdu. Siyasi gücünü pekiştirmiş güçlü ve varlıklı bir Roma ailesinden geliyordu. İmparator Hadrian, amcası Aurelius Antonius'u bir sonraki imparator olarak seçmişti ve 23 yıl hüküm sürecek (138-161) Antonius da kendi yerine geçecek iki genç adam belirledi. Biri Lucius Verus, diğeri Marcus Aurelius'tu.

Marcus'a uzun bir eğitim verildi ve katı öğretmeni Fronto'nun yanında Latince ve Yunanca dilbilgisi öğrendi. En büyük ilgisinin Yunan Stoa felsefesini incelemek olduğunu fark etti. Özellikle eski bir köle ve stoacı felsefenin önde gelen temsilcisi Epictetus'un felsefesine hayrandı. Felsefesi sadeliği, öz disiplini, dayanıklılığı ve görevi öne çıkarıyordu. Bu felsefenin Marcus Aurelius'un karakteri ve eylemleri üzerinde belirgin etkisi oldu; Nero gibi birçok Roma imparatorunun aşırılıklarıyla tezat oluşturuyordu. Bir felsefeci gibi giyinmiş, davranmış ve geceleri onlar gibi yerde uyumuştur.

"Kendi içine iyice bak; ne zaman baksan daima ortaya çıkacak bir güç kaynağı var."

Marcus Aurelius, İmparator Antonius'un altında çırak olarak politikada beceri kazandı ve 145'te İmparatorun kızı Annia Galeria Faustina ile evlendi. Antonius bundan sonra Marcus'u danışmanları ile yakınlaştırdı ve İmparator'un kararlarını ve planlarını yakından deneyimleme fırsatı sundu. Marcus siyasi olarak öne çıktı; 140, 145 ve 161'de üç kez konsüllük yaptı. 147'de imparatorun ordusu ve bölgeleri üzerinde tribün gücü ve yetkisi kazandı (tribün, Roma İmparatorluğu'nda yüksek rütbeli bir subaylık).

İmparator Marcus Aurelius

Eş imparatorlar Marcus Aurelius ve Lucius Verus.
Eş imparatorlar Marcus Aurelius ve Lucius Verus. (Britanya Müzesi, Wikimedia)

7 Mart 161'de Antonius öldü. Marcus Aurelius, hem kendisi hem de evlatlık küçük kardeşi Lucius Verus'un ortak imparator olmasına hazırlandı. Senato, Marcus'u tek başına onaylamaktan yanaydı ama o, Senato'nun hem kendisini hem de Lucius'u onaylamasında ısrarlı oldu. Marcus Aurelius, Lucius'tan çok daha büyük bir yetkiye sahipti, yani güce aç olsaydı, kardeşini tahttan indirip tek başına yönetebilirdi.

İLGİLİ:  Ruanda Soykırımı: Neler yaşandı ve kim destekledi?

Ancak Aurelius, önceki imparatorun isteklerini yerine getirme sorumluluğunu hissetti ve hükmetme yükünü Lucius ile paylaşmaktan mutluluk duydu. Önceki İmparatorların birçok reform ve politikasını sürdürdü. Medeni hukukun sert yönlerini azaltan ve mirasta kan akrabalarını destekleyen ilerici reformlar yaptı. Marcus, adli hakemlik yapma sorumluluğunu ciddiye aldı; birçok davayı dinledi ve onlara yasayı dikkatli bir şekilde anlayarak yanıt verdi. Kölelerin özgürlüğüne ve yetimlerin durumuna sempati duyuyordu.

Marcus ve Lucius saltanatında nispeten sevildi. Marcus Aurelius'un mükemmel bir söylevci olması bunda yardımcı oldu; halkın sempatisine seslenebildi ve büyük bir siyasi incelik sergiledi. 161'deki Tiber Nehri taşkını ve Kyzikos kentindeki deprem gibi acil durumlara bizzat alanları ziyaret ederek ve insanlara yardım sunarak yanıt verdi. Marcus geniş çapta bilge hükümdar kabul edilmişti. Kendisi diğer Roma yöneticilerinin hedonizminden ve bencilliğinden kaçınıyordu. Meditasyonlar eseri olmak istediği hükümdar hakkında fikir verir:

“Bir Sezar'a dönüşmemeye, mor boyaya batırılmamaya dikkat et, çünkü olur. Bu nedenle kendini basit, iyi, temiz, ciddi, doğal, adaletin dostu, dindar, nazik, sevecen, işin için güçlü tut. Felsefenin seni yapmak istediği adam olmak için güreş. Tanrılara saygı göster, insanları kurtar. Hayat kısa; dünyevi varoluşun tek bir hasadı var, kutsal bir mizaç ve komşuluk eylemleri.” – Meditasyonlar VI, 30

Hükümdar oldukları dönemde ifade özgürlüğüne izin verdiler (komedi yazarı Marullus, yeni imparatorları ceza almadan yerebildi.) Gösteriş, aşırı tören ve zenginlik gösterilerini genel olarak reddettiler ve yoksul çocuklar için hükümler hazırladılar. Marcus Aurelius'un Senato ile ilişkileri de iyiydi. Bir imparator olarak diktatör gibi davranabilirdi ancak para harcarken sık sık Senato'dan izin istedi – Cumhuriyet günlerini canlandırdı.

Ancak, yönetimi tamamen ilerici değildi. Reformları parça parçaydı ve bazı gelişmeler gerici yönlere yol açtı. Hükümdarlığı sırasında Honestiores (Dürüstler) ve Humiliores (Aşağılar) isimli iki toplum sınıfının ortaya çıkışıyla adli cezalar için yeni bir sosyal ayrım oluştu. Honestiores, daha aşağılayıcı ceza türlerinden ayrı tutulan yüksek sosyal sınıflardı.

Marcus Aurelius zamanında Hıristiyanlara artan oranda zulmedildi. Resmi politika, Hristiyanlığı uygulamanın suç olduğu yönündeydi ancak yerel yetkililer Hristiyanları aramaya teşvik edilmedi. Bununla birlikte, kriz zamanlarında talihsizliklerden sıkça Hıristiyanlar sorumlu tutuldu ve günah keçisi yapıldı. Hıristiyanları yargılama sorumluluğu yerel yetkililere aitti. Marcus'un bu yerel kovuşturmaları destekleyip desteklemediği bilinmez.

İLGİLİ:  Başarısız Devlet (Failed State) nedir?

160-170 döneminde Roma, problemli komşularıyla sınır savaşlarına girdi. Bu savaşlar doğudaki Part istilalarını ve kuzey İtalya'yı işgal eden Galyalı kabileleri içeriyordu. Marcus ve Roma ordusu bu işgalcileri uzak tutmayı başardı, ancak seferler maliyetliydi ve Roma halkı bir zamanlar güçlü olan Roma İmparatorluğu'nun mali açıdan gerginleştiğinin ve eski yılların her şeye gücü yeten devleti olmadığının farkına vardı.

Marcus Aurelius artan maliyetlere ayak uydurmak için Roma sikkelerindeki gümüş yüzdesini azalttı. Savaştan dönen Roma birlikleri yanlarında ölümcül bir vebayı da getirdi ve veba birkaç yıl boyunca Roma'yı ve çevredeki illeri kasıp kavurdu. Veba yenilmezlik duygusunun çöküşüne katkıda bulundu – hem halk hem de ordunun morali düştü. Marcus Aurelius bu sıkıntılı zamanlarda Roma İmparatorluğunu güçlendirmeye çalışmıştır.

169'da eş imparator Lucius Versus öldü ve Marcus Aurelius tek imparator olarak kaldı. Marcus sınır savaşlarına devam etti ve kuzey kabilelerine sonunda boyun eğdirdi.

Eşi ve çocukları

Karısı Faustina 13 çocuk doğurdu ancak 8 tanesi erken yaşta öldü. Sadece bir oğlu ve dört kızı yaşadı. 16 yaşındayken oğlu Commodus'u sonraki imparator olarak atadı. Commodus 161–192 yılları arasında hüküm sürdü, ancak saltanatında babasının politikalarını ve felsefesini reddettiği ve giderek diktatörce ve acımasız hale geldiği için Roma servetinde ve halkın refahında düşüşe neden oldu.

Meditasyonlar

Roma imparatoru ve Stoacı filozof Marcus Aurelius'un (MS 121-180) yeniden oluşturulmuş yüzü.
Roma imparatoru ve Stoacı filozof Marcus Aurelius'un (MS 121-180) yeniden oluşturulmuş yüzü. (Alessandro Tomasi)

Marcus Aurelius 10 yıl boyunca felsefi fikirlerini kaleme aldı ve bunlar Meditasyonlar adlı bir kitapta birleştirildi. Bu meditasyonlar geniş çapta okundu ve bir filozof-kral olarak ününü pekiştirdi. Aurelius birçok yönden Stoacı filozoflardan etkilenmiştir ve bu nedenle Meditasyonları mevcut Stoa felsefesi hakkında iyi anlayış sağlar. Ayrıca Platon, Demokritos, Euripides, Herakleitos ve Platon'dan ilham aldı.

Fikirlerinin çoğu benzersiz olmasa da, Meditasyonlar'ı yalnızca diğer filozofların düşünceleri olarak görmek haksızlık olur. Meditasyonlar Marcus Aurelius'un kişiliğine ve hayata bakış açısına dair görüşlerini ortaya koyar. Eser, onun dünyevi hayatın dalgalanmaları arasında bir bakış açısı bulma ve hayatın kargaşası ve kısacık doğasının ortasında içsel sükûneti sürdürme girişimini tasvir ediyor.

“İnsanın yalnızca şu anda, bu kısacık anda yaşadığını unutmayın; hayatının geri kalanı ya geçmiş ve gitmiştir ya da henüz ortaya çıkmamıştır. Bu nedenle, insanın ömrü kısadır ve dünyada yaşadığı köşesi dardır.” – Meditasyonlar, III, 10

Dini görüşü

Meditasyonlar, Marcus'un dini inançları hakkında fikir veriyor; evrensel bir enerji ve uyum içinde olan Deist benzeri bir inançtır. Bugün popülaritesi yükselen inançlar arasında.

“Evreni, tek bir cevheri ve bir ruhu olan tek bir canlı varlık olarak gör; ve her şeyin tek bir algıya, bu canlı varlığın algısına nasıl atıfta bulunduğunu gözlemle; ve her şeyin tek bir hareketle nasıl hareket ettiğini; ve her şeyin nasıl var olan her şeyin ortak nedenleri olduğunu; ipliğin sürekli dönmesini ve dokumanın düzenini de gözlemle.” IV, 40

Aynı zamanda kadere ve bir kader yasasına inanıyordu – yine de bireylerin asalet ve karakter gücü ile yaşamak için çabalamaları gerektiğine inanıyordu.

“Sana ne olursa olsun, ezelden senin için hazırlanmıştır; ve sebeplerin anlamı, senin varlığının ve başına gelenin ipinin ezelden beri eğirilmesindendir.” X, 5

Marcus, felsefenin rolünün kendi duygularınız ve tutkularınız üzerinde bağımsızlık kazanmak olduğunu öne sürer.

“Akıl, ruhun hükümdarıdır. Hem etli-yumuşak hem de şiddetli olanların kışkırtısıyla karıştırılmadan kalmalıdır. Onlarla kaynaşmak değil, kendini uzaklaştırmak ve bu duyguları yerinde tutmak. Zihin ve beden arasındaki sempatik bağ aracılığıyla düşüncelerimize girdiklerinde, duyuma direnmeye çalışma. Duyum ​​doğaldır. Ama zihnin işe 'iyi' veya 'kötü' diyerek yargılarla başlamasına izin verme.”

Ölümü

Marcus, 17 Mart 180'de Vindobona'da (bugünkü Viyana) 58 yaşında öldü. Ölümü için gösterilen sebep doğal sebeplerdi. Tanrılaştırıldı ve külleri Roma'ya getirildi. Roma'da Avrupa'daki askeri başarısını kutlayan bir sütun inşa edildi. Zaten filozof-kral olarak kabul edilmişti ve sonraki Hıristiyanların bile onun yönetimini diğer yöneticilere kıyasla olumlu görmesi ününe katkı sağladı. Meditasyonlar eseri hayatta kaldı ve özellikle Doğu kilisesinde ilgi gördü. Felsefedeki en ünlü ve etkili yazılardan biri haline geldi. Diğer filozoflardan farklı olarak Marcus Aurelius sadelikle ve doğrudan yazıyordu – böylece daha geniş bir kitleye hitap etti.

Beş İyi İmparator'u tanımlayan tarihçi Edward Gibbon'dur. Bu imparatorlar Nerva, Trajan, Hadrian, Antonius Pius ve Marcus Aurelius'tur. Mutlak güce sahip olmalarına rağmen, akıl ve ahlakın rehberliğinde hüküm sürdüler.


Kaynakça:

  • https://www.history.com/topics/ancient-history/marcus-aurelius
  • https://www.historyextra.com/period/roman/marcus-aurelius-leader-rome-emperor-warrior/
  • https://www.worldhistory.org/Marcus_Aurelius/

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.