Kategoriler
Tarih & Kültür

Buz adam Ötzi: Nasıl bulundu, önemi ve bilinenler

Buz adam Ötzi'nin keşfi, 20. yüzyılın en büyük arkeolojik buluntularından biridir. Ötzi, 1991'de İtalyan Alpler'inde yüksek bir buzulda bulundu. İyi korunmuş 5.300 yıllık bir mumyadır. Doğal olarak mumyalanmış ceset Ötztal Vadisi'nin yukarısındaki dağlarda bulunduğu için ona Ötzi denildi. Ötzi'nin keşfi 20. yüzyılın en büyük arkeolojik buluntuları arasında çünkü ilk kez yaşadığı durumda ölen bir Bakır Çağı bireyi bulundu. Giydiği giysiler ve taşıdığı aletler son birkaç on yıldır incelendi ve Ötzi'nin nasıl öldüğü dahil hakkında birçok şeyi ortaya çıkardı.

Buz adam Ötzi nasıl bulundu?

Yürüyüşçülerin Ötzi'nin buzda gizlenmiş mumyasına rastladığı Alp buzullarının konumu.
Yürüyüşçülerin Ötzi'nin buzda gizlenmiş mumyasına rastladığı Alpler'in Ötztal Vadisi buzulları. (Görsel: Andrea Fischer)

Buz adam Ötzi, Eylül 1991'de Avusturya'nın batısındaki Ötztal Vadisi'nden 3.210 metre yükseklikte Tisenjoch Geçidi'ni geçmekte olan iki Alman yürüyüşçü tarafından bulundu. Yürüyüşçüler, Avusturya ve İtalya sınırında yer alan buzulun eteklerinden geçerken buzdan çıkıntı yapan insan vücudunun üst kısmını fark ettiler.

O yaz özellikle sıcaktı. Yüksek sıcaklıklar Ötzi'nin kalıntılarını ortaya çıkarmıştı. Cesedin önce dağcılık kazası kurbanı olduğu düşünüldü. Hiçbiri arkeolog olmayan kurtarıcılar baltalar ve kırıcılar ile Ötzi'yi buzdan çıkarmaya çalıştılar. Bu süreçte mumyanın parçaları hasar gördü. Keşfinden 5 gün sonra Ötzi buzdan tamamen kaldırıldı. Helikopterle dağdan indirildi ve Innsbruck Üniversitesi'nden arkeolog Konrad Spindler kalıntıları inceleyerek mumyanın dağcı olmadığını, aslında en az 4.000 yaşında olduğunu açıkladı.

Doğal mumyalaşma aşırı soğuk ortamlara ek olarak, bataklık gibi kurak ortamlarda veya oksijenden yoksun yerlerde meydana gelebiliyor.

Ancak Ötzi'nin dokuları üzerinde yapılan radyokarbon analizi Ötzi'nin 4.000 yıldan da yaşlı olduğunu göstermiştir. Bir izotop olan Karbon 14'ün ölçüldüğü radyokarbon tarihlemesi, buz adamın yaklaşık 5.300 yaşında olduğunu ve MÖ 3300'e tarihlendiğini açıkladı. Bu bilgi Ötzi'nin Bakır Çağı olarak bilinen zamanda, Neolitik Çağ veya "Yeni Taş Devri" ile son Tunç Çağı arasındaki geçiş döneminde yaşadığı anlamına geliyor.

İLGİLİ:  Korkunç Abdül ve Billy Sing: İki keskin nişancının savaşı
Buz Adam Ötzi'nin ölümünden binlerce yıl sonra buzdan çıkarılan bedeni.
Buz adam Ötzi'nin ölümünden binlerce yıl sonra buzdan çıkarılan bedeni. (Görsel: Güney Tirol Arkeoloji Müzesi)

Kalkolitik dönem olarak da bilinen Bakır Çağı (MÖ 3500 ila 1700) şu anda Avrupa olan yerde yaşayan insanların hala taş aletler kullandığı ancak hızla metal kullanımına geçtiği ve henüz bakır ve kalayı eriterek tunç yapmadığı bir zamandır. Ayrıca ilk karmaşık sosyal hiyerarşilerin geliştiği ve Avrupa'nın ünlü anıtsal yapılarının dikilmeye başladığı bir dönemdi (megalitik mezarlar, dik taşlar ve dolmenler).

Kazısı yapıldıktan sonra Ötzi başta Avusturya'daki Innsbruck Tıp Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'nde tutuldu. Ancak mumyanın Avusturya sınırına 30 metre uzaklıkta Alpler'in İtalya tarafında bulunduğu öğrenilince İtalyan hükümeti kalıntıları talep etti. Avusturya kabul etti ve 6 yıl sonra Ötzi, Güney Tirol Arkeoloji Müzesi'ne transfer edildi. Orada, -6,5 derecede sabit tutulan ve küçük bir pencereden görülebilen özel bir "soğuk hücrede" barındırılıyor. Yapıtları ve kıyafetleri de sergileniyor.

Ötzi hakkında bilinenler

Bir pelerin ve torba dahil Ötzi'nin giysileri ve yeniden oluşturulmuş hali.
Bir pelerin ve torba dahil Ötzi'nin giysileri ve yeniden oluşturulmuş hali.

Buz adam Ötzi'nin keşfinden bu yana üzerinde kapsamlı bilimsel analizler yapıldı. Bunlar Ötzi'nin yaşadığı zaman dilimi, hayatının nasıl olduğu ve nasıl öldüğü hakkında bilgiler ortaya çıkarmıştır. Ötzi yaklaşık 1,60 metre boyunda ve yaklaşık 50 kilo ağırlığındaydı. Vücudundaki düşük deri altı yağ seviyesi zayıf, sırım yapılı olduğunu gösterir. Uyluk kemiğindeki osteonların (iskelet yaşını belirlerken kullanılan kemikteki mikroskobik yapılar) analizi, öldüğünde 40'lı yaşlarında olduğunu belirtiyor.

Ötzi formdaydı ama tam olarak sağlıklı değildi. Lyme hastalığı ve bağırsak paraziti dahil çeşitli rahatsızlıkları vardı. Midesinin mikroskobik analizi, mide ülseri ve gastrite neden olan Helicobacter pylori bakterisini ortaya çıkardı. Ayrıca dişlerinde fazla aşınma vardı ve özellikle kalça, omuz, diz ve omurga dahil eklemlerinde önemli düzeyde aşınma ve yıpranma belirtileri görülür. Bu da artrite işaret etti. Dahası ciğerleri kurumla kaplıdır (siyah karbon) ve hayatı boyunca açık ateş etrafında zaman geçirdiğini gösterir. Diş çürüğü, diş eti hastalığı ve diş travması belirtileri var.

DNA analizleri ile Ötzi'nin karmaşık genomu çözüldü. Bulgular, onun şu anki kıta Avrupası insanlarından olmadığını, Sardunya ve Korsika adaları sakinleriyle genetik akrabalığı olduğunu gösteriyor. 2012 tarihli bir araştırma, muhtemelen kahverengi gözleri olduğunu, 0 tipi kanı olduğunu ve laktoz intoleransı bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Genetik yatkınlığı koroner kalp hastalığı riskine işaret eder ve karotis arterinin etrafındaki kireçlenmeyi açıklar (sertleşmiş plaklar).

İLGİLİ:  Amerikan Bağımsızlık Savaşı ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi

Nerede yaşadı?

Buz adam Ötzi'nin nereli olduğunun bulunması için aynı elementin karbon 12 ve karbon 13 gibi farklı formlarını ölçen izotopik analiz kullanıldı. İzotoplar, gıdalarda bulunur ve yenildikten sonra organizmanın kemik, diş ve diğer dokularına yerleşir. Tüm bulgular Ötzi'nin Alpler'in güney tarafında yaşadığına işaret ediyor.

Son yemeği, dağ keçisi ve kızıl geyikten elde edilen yabani et, siyez buğdayından tahıllar ve garip şekilde zehirli eğrelti otuydu. Eğrelti otunu yemeğini saklamak için sargı olarak ya da bağırsak parazitlerini tedavi etmek için kullandığı düşünülüyor.

Buz Adam Ötzi'nin yüz rekonstrüksiyonu.
Buz adam Ötzi'nin yüz rekonstrüksiyonu. (Görsel: South Tyrol Arkeoloji Müzesi, Foto Ochsenreiter)

Ötzi'nin sanat yapıtlarının ayrıntılı analizleri, bu antik insanın hayatı ve yaşadığı zaman hakkında daha fazlasını ortaya çıkarıyor. Buzdan ilk çıkarıldığında, etrafa saçılmış deri parçaları, bitki lifi, hayvan derisi, ip, balta ve bitmemiş bir yay bulundu. 1991 sonbaharında ve 1992 yazında bölgede yapılan arkeolojik kazılar deri, post, bıçak, ok kılıfı ve Ötzi'nin giysi parçaları dahil daha fazla yapıtı ortaya çıkardı.

Arkeologlar buz adam Ötzi'nin pelerin, tozluk, kemer, peştamal, ayı postu şapka ve hatta ayakkabıdan oluşan kıyafetlerini yeniden ürettiler. Tozluğunu, ipten bir ağın üzerine gerdiği geyik postundan yapmış ve yalıtım için çimle kaplamıştı. Arkeologlar ayrıca içinde bir kav mantarı, kazıyıcı, delgi, kemik bızı ve çakmaktaşı olan bir deri kese buldular.

Dövmeleri

Ötzi paralel ve çapraz çizgiler biçiminde 61 dövme ile kaplıdır. Bunlar göğüs kafesi, beli, el bilekleri, ayak bilekleri, dizleri ve baldırlarında bulunur. Günümüz dövmelerinin aksine bunlar iğne ile yapılmamıştı. Ciltte ince kesikler açılarak ve ortaya çıkan yara kömürle doldurularak oluşturuldu. Araştırmacılar dövmelerin dekoratif olmadığını düşünüyor. Terapötik veya tıbbi amacı olan ilkel bir akupunktur biçimi olabilir.

İLGİLİ:  Tarsus: Dünyanın en eski kentlerinden biri
Ötzi'nin bazı dövmelerinin yakın görüntüleri.
Ötzi'nin bazı dövmelerinin yakın görüntüleri. (Görsel: Marco Samadelli)

Buz adam Ötzi nasıl öldü?

Ötzi'yi çevreleyen en büyük gizem nasıl öldüğüyle ilgili. Buzdan ilk çıkarıldığında uzmanlar Ötzi'nin dağcılık kazasının kurbanı olduğunu düşündü. Ancak 2012'de Ötzi'nin cesedinin ayrıntılı analizi muhtemelen öldürüldüğünü ortaya çıkardı. Buz adam Ötzi biri omzundan, diğeri başından olmak üzere iki önemli yaraya sahip. İlk yaralanma sol omzuna gömülü çakmaktaşı ok ucundan geliyor. İkinci yaralanma küt bir nesneden kaynaklanan ciddi bir baş yarasıdır. 2012 yılında yapılan araştırmayla okun ana ölüm nedeni olduğu açıklandı.

Ok ucu sol omuz kürek kemiğini delmiş ve köprücük kemiğinin altındaki önemli bir arter olan subklavyen arteri yaralamıştı.

Ötzi birkaç dakika içinde kan kaybından öldü. 5.000 yıl sonra bile şaşırtıcı biçimde bozulmadan kalan kırmızı kan hücrelerinde pıhtılaşma proteininin izleri vardır. Bunlar yaradan hemen sonra kanda hızla ortaya çıkan ve kısa sürede kaybolan proteinlerdi. Bu da Ötzi'nin yaradan kaynaklı öldüğüne işaret etti.

Ötzi muhtemelen pusuya düşürülmüştü ve bilinmeyen saldırganın attığı okun sırtına isabet etmesiyle öldürülmüştü. Baş yarasını ok yarası ile aynı anda veya sonrasında almış olabilir. Neden öldürüldüğü ise gizemini koruyor.

Buz adam Ötzi keşfedilmesinde 30 yıl sonra insanları büyülemeyi sürdürüyor. Mumya 5.000 yıldan fazla bir süre önce yaşamış bir bireyin hayatına ve zamanına pencere açar. Burası modern dijital iletişim, uzay yolculuğu ve her türlü karmaşık teknolojiden çok uzak bir dünya. Giydiği kıyafetler ve taşıdığı aletler onun çevresine son derece uyum sağladığını ve çağının bitkileri, hayvanları ve teknolojileri konusunda çok bilgili olduğunu gösteriyor. Gelecekteki daha yeni teknolojik çalışmalar Ötzi'nin hayatı ve dönemi hakkında daha fazla bilgiyi ortaya çıkaracak.


Kaynakça ve ek bilgiler:

  1. Journal of the Royal Society Interface – Preservation of 5300 year old red blood cells in the Iceman
  2. Nature – Iceman's DNA reveals health risks and relations

Yazar Ayberk Göktürk

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.