Kategoriler
Tarih & Kültür

Akhilleus (Achilles): Kökeni, öyküsü ve kültürel etkisi

Akhilleus, Achilles veya Aşil tarihte kahramanlık idealinin vücut bulmuş halidir. Özellikle Yunanların en çok hayran olduğu erdemleri temsil etti. Aynı zamanda zaferin bedeli olan şiddet ve zamansız ölümü yansıttı. Çabukluğu nedeniyle savaşta yenilmez olan ve yalnızca zafer için yaşayan bu genç savaşçı tarihte fatihlere, politikacılara, şairlere ve sanatçılara ilham vermiştir. Hektor'u öldüren savaşçı Akhilleus, Troya (Truva) Savaşı mitolojisinin merkezinde yer alıyor. Klasik dünyada mitlerin ne denli etkili olduğunu gösteren bu söylencesel kahraman zamanla kutsallaştı. Akhilleus antik dünya kültüründe önemli bir ikondur. Yunan dünyasında soylu ahlakını geliştirdi ve birçok ünlü tarihi karakter, davranışlarını Akhilleus'a göre modelledi. Akhilleus neredeyse 3.000 yıl sonra öyküsüyle insanları etkilemeye devam ediyor. Homer'ın karakteri sonraki kahramanların gelişimine ve hatta günümüz süper kahramanlarının doğuşuna yol açmıştır.

Akhilleus'un kökeni

MÖ 330'a ait vazoda Achilles ve Memnon arasındaki savaş. Güney İtalya'nın mezar amforası.
MÖ 330'a ait vazoda Achilles ve Memnon arasındaki savaş. Güney İtalya'nın mezar amforası.

Yunanistan'ın Miken uygarlığı yerleşimlerinde bulunan Lineer B tabletlerde Akhilleus'a benzer bir adın geçtiği yazıtlar vardır. Bu tabletler MÖ 1500'e dek eski bir tarihte kullanılmaya başlandı. Yani Akhilleus destanı birkaç bin yıllık geçmişe sahiptir. Akhilleus'un bir Miken kahramanı ya da tanrısı olduğuna dair kanıt yok. Bu yüzden Akhilleus'un muhtemelen Yunan Karanlık Çağ'ında kahramana dönüştürüldüğü düşünülüyor.

MÖ 9. – 8. yüzyılda yaşadığı öngörülen Homeros'un destanları Akhilleus'u zafer peşinde koşan yenilmez bir savaşçı olarak yansıtır ve Akhilleus'un öyküsünün yayılmasında başlıca rol oynadı. Daha sonraki ozanlar Akhilleus söylencelerini genişlettiler. Bunlardan MÖ 4. yüzyıla ait bir şiir olan Posthomerica, Akhilleus'un anlatısına yeni unsurlar ekledi.

Ortaya çıkışı

MS. 1 yüzyılda Herculaneum'da yapılmış Chiron ve Aşil freski.
MS. 1 yüzyılda Herculaneum'da yapılmış Chiron ve Aşil freski.

Akhilleus, güzel su perisi Thetis'in oğludur. O kadar güzeldi ki Zeus'un ve kardeşi Poseidon'un hayranlığını kazandı. Perinin oğlunun, babasından yüce olacağı kehanet edilince tahtından olmak istemeyen tanrılar geri çekildiler. Peri, bir ölümlü olan Myrmidon Kralı Peleus ile evlendi ve Akhilleus dünyaya geldi. Bir kaynağa göre annesi Akhilleus'u yenilmez ve ölümsüz yapmak için Stiks Irmağı'na batırdı ancak bu esnada tuttuğu sol ayak bileği savunmasız kaldı. Bu öykü çok daha sonraki bir kaynaktan gelir ve Homeros'un İlyada'sında geçmez. Akhilleus yarı at kentaur Chiron tarafından büyütüldü ve kahramanlar okulunda yetiştirildi.

İLGİLİ:  Troya Savaşı ve bir tahta ata karşılık bir krallığın verilişi

Homeros'a göre Anne Thetis ikinci görüş yeteneğine sahipti ve iyi bir savaşçıya dönüşen oğlunun ya genç ama görkemli ya da yaşlı ama sıradan biçimde öleceğini tahmin etmişti. Akhilleus ikincisini seçti ve Troya Savaşı'nda yer almaya karar verdi. Pythia'da büyüdü ve burada yoldaşı Patroklos ile tanıştı.

Homeros'tan sonraki sürümlerde annesi kehanet yüzünden oğlunu İskiri adasına gizler. Ancak Yunanlar bir gün Troya'ya yürürken Kalhas adlı bir önbilici, şanlı savaşçı Akhilleus olmadan kenti ele geçiremeyecekleri kehanetinde bulunur. İskiri Kralı Akhilleus'u teslim etmek istemez ve Akaların onu bulamaması için genci kız kılığına sokar. İskiri'deki sarayı ziyaret eden Odisseus, kralın kızına enstrümanlar hediye ederken adamlarına adanın saldırıya uğradığını ima eden trompet sesleri çaldırır. Bu sesler Akhilleus'un savaşçı ruhunu harekete geçirir ve kılıç kuşanmak üzere ortaya çıkmasına neden olur. Akhilleus böylece Odisseus'un zekice oyununa gelerek derhal Troya Savaşı'na alınır.

Akhilleus'un Troya öyküsü

Akhilleus, Hektor'u düelloda yener.
Akhilleus, Hektor'u düelloda yener.

Troyalı Helen'in geri alınması görevinde Akhilleus kısa sürede Aka ordusuna katıldı. Genç kahraman, seferin en korkulan savaşçılarından biriydi. Ünü o denli büyüktü ki bir keresinde Yunanları bir yenilgiden sonra kalmaya ve kuşatmayı sürdürmeye ikna etti. İlyada yapıtında tanrıça Artemis'in gözdesidir. Homer, onu çabuk öfkelenen ve zaman zaman özdenetimden yoksun biri olarak anlatır ve sonuçları trajik olacaktır.

Akhilleus savaşta Myrmidonların komutanıdır ve Troyalı bir tutsak kıza aşık olup yanına almıştır. Agamemnon'un Myrmidonlardan bu tutsak kız Briseis'i teslim etmesini isteyince Akhilleus öfkelenir ancak sonunda isteksizce kabul etmek zorunda kalır. Akhilleus bundan sonra savaşta daha fazla yer almak istemez. Odisseus ve eski hocası Feniks, Akhilleus'a kalması için hediyeler verir. Aias ise ona eski silah arkadaşlarına sırtını döndüğünü söyler.

Gururlu kahraman hepsini reddeder ve eve dönmek ister. Ancak en iyi arkadaşı Patroklos kalır ve Akhilleus ona zırhını verir. Troyalılarla yapılacak savaşta Akhilleus'un yerine geçecektir. Ancak büyük Troya kahramanı Hektor ile giriştiği bir düelloda ölür. Bu durum Akhilleus'u harap eder ve intikam sözü vererek yeniden Troyalılara karşı savaşa katılır. Yunanlar bu aşamada Akhilleus savaştan çekildiği için kaybetmektedir.

Homeros'un anlatısında Akhilleus öfkesine kapılarak tükenmiş bir adamdır ve azgın bir ırmağa veya arslana benzetilir. Akhilleus bir kez daha zırh kuşanıp Troya'nın oğlunun oğlu Hektor'un peşine düştü. Öfkeden deliye dönmüştü. Hektor'u kent kapılarının önüne çıkardı ve onu mızrağıyla öldürmeyi başardı. Ardından cesedini lekelemek için onu 9 gün boyunca kent surlarının etrafında sürükledi. Ancak Troyalının cesedi Tanrılar tarafından korunmuştu. Troya'nın yaşlı kralı Priamos sonunda Akhilleus'a şahsen başvurarak oğlunun cesedini bırakmasını istedi. Akhilleus pes etti ve Hektor kente götürülerek uygun biçimde gömüldü. Homer, Akhilleus'un ağladığını ve öfkesinin çokça gereksiz ölüme yol açtığını fark ettiğini anlatır.

İLGİLİ:  Makedonlar kimdir ve Antik Makedonya'nın kökeni
Akhilleus Troya kenti çevresinde Hektor'un cesedini sürüklüyor.
Akhilleus Troya kenti çevresinde Hektor'un cesedini sürüklüyor.

Hektor'un cesedinin dönüşü ile Homeros'un Akhilleus anlatısı biter. Ancak daha sonraki kaynaklarda Akhilleus, Troya kuşatmasında savaşmaya devam etmiştir. Yalnızca parçaları mevcut olan kayıp destan Aethiopis'te Hektor'un ölümünden sonra Amazonlar Troyalılara katılır. Amazonların Kraliçesi Penthesilea ile Akhilleus birbirine çekilir ancak düşman olduklarından savaşmak zorundadırlar. Akhilleus kraliçe ile savaşır ve güzelliği karşısında gözleri kamaşmışken pek çaba gösteremez. Yine de sonunda onu öldürmek zorunda kalır ve derin bir yas tutar.

Patroklos'un ölümünden sonra Akhilleus, Kral Nestor'un oğlu Antilokhos ile yoğun dostluk kurar. Etiyopya kralı ve tanrıçası Eos'un oğlu Memnon, Troyalılara katılır. Bu büyük Afrikalı kahraman savaşta ani etki yapar ve Akalarda paniğe neden olur. Bu sırada Antilokhos'u öldürür ve bu durum yine Akhilleus'u öfkelendirir. Akhilleus ile Memnon, Hektor'u anımsatan bir düelloda karşı karşıya gelir ve Memnon'un ölümüyle sonuçlanır.

Akhilleus'un ölümü

Bu amfora Akhilleus'un ölümünü ve Aias tarafından taşınmasını anlatıyor. Büyük Attika sanatçısı Exekias'ın yapıtı ve yaklaşık MÖ 530'a tarihleniyor.
Bu amfora Akhilleus'un ölümünü ve Aias tarafından taşınmasını anlatıyor. Büyük Attika sanatçısı Exekias'ın yapıtı ve yaklaşık MÖ 530'a tarihleniyor.

İlyada'da Hektor ölmeden hemen önce Akhilleus'un ölümünü öngördü. Ona Troyalı Helen'i kaçıran adam Paris'in okuyla öldürüleceğini söyledi. Akhilleus'un ölümüne dair en antik kaynağa göre Paris, Troya'nın kapılarını tırmanan Akhilleus'u bir okla topuğundan vurur. Topuğu savunmasız noktasıdır ve Akhilleus'un ölümüne neden olur. "Aşil Topuğu" terimi buradan gelmiş oluyor. Akhilleus, büyük bir ihtişamla Hellespont (Çanakkale Boğazı'na) gömüldü ve Troya kralının kızı cenazede kurban edildi.

Tüm Yunan liderler Akhilleus'un ünlü zırhını istemiştir. Kimin hak ettiğini belirlemek için bir yarışma düzenlendi. Odisseus ve Aias, Troyalı mahkumlara birer konuşma yaptılar ve hangisini en cesur bulduklarını sordular. Karar Odisseus lehineydi ve bu sonuç Aias'ı derinden yıkıp intiharına neden oldu. Akhilleus, İlyada'nın devamı olan Odesa'da son bir kez daha görünüyor. Hades'i yani ölüler diyarını ziyaret eden Odisseus burada büyük savaşçı Akhilleus ile karşılaşır. Ölü kahraman kaderine üzgündür ve büyük bir dokunaklılıkla, ölü olmaktansa yaşayan bir köle olmayı tercih ettiğini söyler. Her şey pahasına zaferi öğütleyen kahramanlık ahlakına karşı çıkıştır. Başka bir kaynakta Akhilleus ölümden sonra Antik Yunan cenneti Kutsanmışlar Adası'nda yaşar.

İLGİLİ:  Salamis Deniz Savaşı | Perslerin yenilgisi ve Eski Yunan'da demokrasi

Akhilleus söylencesinin önemi

Yunanlar genellikle rasyonalist tasvir edilirler ancak mitler bu toplumda çok önemliydi ve Homeros'ta anlatılan bu figürün tarihsel bir figür olduğuna inandılar. Bu ölü kahramanın etrafında bir kutsallık oluştu. Yaşayanların isteklerini yerine getirebilen veya mücadelesinde onlara yardım eden yarı tanrısal bir figür olarak görüldü. İlyada'daki birçok kahramanın Yunanistan'ın çevresinde kültleri vardı.

Akhilleus kültlerinin tümü onla ilişkili olduğu iddia eden alanlarda yayıldı. Ana kültlerden biri bugün Türkiye'nin kuzey batısında bulunan Troas'taki (Dalyan köyü yakını) külttür. Akhilleus ile ilgili diğer ören yerleri arasında Teselya'da bir yer var. Karadeniz'deki Yunan koloniciler Avrasya bozkırlarından gelen Türk-Moğol uluslardan korunmak için Akhilleus tapınakları kurdular. Yine Türkiye kıyılarında ve de Ukrayna kıyılarında bir adada Akhilleus'a adanmış kült yerleri vardır. Yüzyıllardır bu alanlarda Peleusoğlu'nun onuruna birçok adak ve törenin yapıldığı biliniyor. Roma'daki Olbia kentinde Karadeniz bölgesinden insanların akın ettiği bir Akhilleus tapınma noktası vardı.

Kültürel etkisi

Büyük Yunan oyun yazarları ve şairleri, yapıtlarında sıklıkla Akhilleus'u ve yaşamını tasvir ettiler. Pindar, Eshilos, Sofokles ve Euripides'in yapıtlarında Akhilleus merkezi karakterdir. Akhilleus Yunan tarihinin en büyük kişilerince saygı gördü. Büyük savaşçı ve birçok yönden ideal insandı. Helen kültürünün hayran olduğu tüm özellikleri taşıdı.

Akhilleus söylencesi Atinalı general-devlet adamı Alkibiadis ve Büyük İskender'e esin vermiştir. Akhilleus ve Homeros destanlarındaki diğer krallar ve aristokratlar Yunan dünyasındaki elitlerin onur anlayışını değiştirdi. MÖ. 5 yüzyıldan itibaren Yunanistan'da ortaya çıkan demokrasileri eleştiren soyluların Akhilleus'tan esinlendiği söylenir. Elbette çoğu Yunan için Akhilleus aynı zamanda öz denetim eksikliğinin ve kontrolsüz öfkenin yol açabileceği tehlikelerin bir uyarısıydı. Romalılar Troyalıları ataları gördüğünden Akhilleus'a karışık duygular beslediler. Neredeyse 3.000 yıl sonra Akhilleus veya Achilles, hikayesiyle insanları etkilemeye devam ediyor. Homer'ın karakteri sonraki kahramanların gelişimine ve hatta günümüz süper kahramanlarının doğuşuna yol açmıştır.


Kaynakça ve ek bilgiler:

  1. https://www.jstor.org/stable/20547207
  2. https://jhupbooks.press.jhu.edu/title/death-and-afterlife-achilles
  3. https://www.dr.com.tr/Kitap/Homer-The-Iliad/Foreign-Languages/Literature-And-Novel/Classics/urunno=0000000041392

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.