Kategoriler
Yeryüzü & Tabiat

Lut Gölü: Dünyanın en alçak yeri (Ölü Deniz)

Ölü Deniz veya diğer adıyla Lut Gölü, Orta Doğu'da bulunuyor ve burası neredeyse hiçbir canlının yaşamadığı bir tuz gölü. Doğusu Ürdün'de, güneyi ve batısı İsrail'dedir. Batı kıyısının kuzey yarısı Batı Şeria'dan geçer. Lut Gölü deniz düzeyinden 431 metre aşağıda bulunmasıyla dünyanın en alçak yeri. Ayrıca %30 tuz oranı ile dünyanın en tuzlu göllerinden biri. Göldeki sıcaklık 30 santigrat derecedir ve 45 dereceye dek çıkabilir. Burası her şeye rağmen popüler bir turist noktası ve aynı zamanda ticari uygulamalar için su kaynağı görevi görüyor.

Lut Gölü'nün tuzluluğu

Suyu %30 tuz oranına sahip.
Suyu %30 tuz oranına sahip.

Lut Gölü, "Ölü Deniz" adını suyunun aşırı tuzluluğundan alıyor ve bu tuzluluk onu yaşanmaz kılıyor. Lut Gölü'ndeki suda litre başına 340 gram tuz vardır ve bu değer deniz suyundan 10 kat yüksek. Su o denli tuzlu ki insan vücudundan daha yoğun ve bu nedenle insanların içinde yüzmesi kolaydır. Gölge neredeyse oturur pozisyonda durabilirsiniz. Lut Gölü ayrıca Dünya'daki en alçak yer. Yüzeyinden ölçüldüğünde deniz düzeyinden yaklaşık 430 metre aşağıda ve derinliği 300 metre olduğundan en derin noktasında denizden 730 metre aşağıdadır. Lut Gölü son yıllarda daha da alçak ve tuzlu olmaya başladı.

İLGİLİ:  Yok olmadan önce görülmesi gereken yerler

Lut Gölü'nde canlı yaşıyor mu?

Yağışlar tuz oranını azaltarak canlılığı artırır.

Ölü Deniz veya Lut Gölü gerek aşırı tuzluluğu ve gerekse yüksek magnezyum düzeyi ve asidik ortamı nedeniyle yaşama elverişli değil. Ancak doğa en zor koşullarda bile yaşamaktan çekinmez. Lut Gölü'nde belki balık ve yengeç gibi tuzlu su hayvanları yaşamıyor ancak burada bakteri, arke ve tek hücreli algler Lut Gölü'nün aşırı ortamında hayatta kalmanın yolunu bulmuş. Bu canlılar insanlar yeryüzünden silinse bile yaşamaya devam edecek.

Bu küçük afacanlar anormal yağışın olduğu mevsimlerde çokça çoğalır. Ancak burada yaşam pek hareketli değil. Lut Gölü'nde yaşayan alga Dunaliella parva gibi alglerin, göl büyük bir yağış alıp tuz oranı düşene dek hareketsiz biçimde durduğu düşünülüyor.

Bu yağışlı zamanlarda göl kimyası değişir ve Dunaliella alginin sayısı artarak suyu parlak kızıla çevirir. Lut Gölü'nün tabanında tatlı su kaynakları mevcut ve etrafında 80 mantar türü keşfedilmiştir. Bunlar çok ilginç türlerdir ve bazıları bilime tümüyle yenidir.

İLGİLİ:  Deniz yosununun dünyamız için önemi

Haloferax volcanii bir başka göl sakini ve bir halofilik mezofil arkeonudur. 1930'larda belgelendi ve dünyanın ilk canlıları arasında. Aşırı tuza rağmen hücre dengesini korumasıyla evrimsel araştırmalarda kullanılıyor. Lut Gölü'nde yaşayan bu canlılar yalnızca Lut Gölü ortamına özgüler ve dünyanın başka hiçbir ortamında yaşayamıyorlar.

Her yıl 1 metre su kaybediyor

Hiçbir yere açılmayan su yalnızca buharlaşır.

Lut Gölü, Afrika Levhası ve Arap Levhası denilen iki ayrı tektonik levhanın arasında bulunduğundan buradan Ölü Deniz Yarığı denilen fay hattı geçiyor. Bu yarık iki levhanın birbirinden uzaklaşmasıyla oluşmuş. Her iki levha da aynı yönde hareket etmesine rağmen Arap Levhası daha hızlı ilerlediğinden ayrılma yaratmış. Doğrultu atımlı fay denilen bu fayların üst üste binmesi üstteki havzanın batmasını sağlayarak Lut Gölü havzasını oluşturmuş. Lut Gölü'nün aşırı tuzluluğu diapir denilen (Yunanca "delmek") adlı tuz bölgelerinden geliyor. Aktif fay hatlarının kırılgan kayaları kırmasıyla oluşur.

Lut Gölü veya Ölü Deniz'in tuzluluğunun diğer başlıca kaynağı ise su değişimi eksikliğidir. Lut Gölü sularını Ürdün Irmağı'ndan alıyor. Ancak her yıl Lut Gölü'ne yalnız 5 cm yağış düşer ve göl çok alçak olduğundan suyu dışarı açılmaz. Bu yüzden Lut Gölü'ne dolan tüm su buharlaşıyor ve geride tuz bırakıyor. Bu nedenle Ürdün Irmağı'nın tatlı suyunun Lut Gölü'ne ulaşması engellendi ve başka amaçlara ayrıldı. Sonuç olarak Lut Gölü'ndeki su her yıl 1 metre azalıyor.

İLGİLİ:  Baobab ağacı (Adansonia) | Yaşamın simgesi

Lisan Gölü ondan 3 kat genişti

Lisan Gölü buzul dönemlerinde genişleyerek Akdeniz'e açıldı. Buzullar arası dönemde geri çekilip küçüldü ve sonunda Lut Gölü kaldı.
Lisan Gölü buzul dönemlerinde genişleyerek Akdeniz'e açıldı. Buzullar arası dönemde geri çekilip küçüldü ve sonunda Lut Gölü kaldı.

Lut Gölü yokken Lisan Gölü vardı. Lisan Gölü, Pleistosen'in sonuna dek yaklaşık 55.000 yıl ayakta kaldı. Buzul döneminde bu göl genişleyerek Sedom Lagünü olur ve doğrudan Akdeniz'e açılırdı. İzleri bugün görülebiliyor. Lisan Gölü buharlaştıktan sonra geriye Taberiye Gölü, Ürdün Irmağı ve Lut Gölü (Ölü Deniz) kaldı ve Akdeniz'e açılan yol kapandı. Lisan Gölü 1950 km2 genişliği ile 605 km²'lik Lut Gölü'nden en az üç kat büyüktür. Bugün Lut Gölü kıyılarında ve Ürdün Vadisi'nde Lisan Gölü'nden kalan tortulara rastlanır. Bu çökellere Lisan Formasyonu deniyor.

Lisan Gölü'nden geriye ayrıca Lisan Yarımadası denilen bölge kaldı. Bu tuzlu yükselti Lut Gölü'nü bir miktar böler. Lut Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü nedeniyle Lisan Yarımadası artık gölün güney kısmını tümüyle kaplıyor. Bu güney havzası ticari tuz üretimi için yapay buharlaşma havuzlarıyla dolu.


Referanslar:

  • https://www.pnas.org/content/102/52/18992
  • https://jbiolres.biomedcentral.com/articles/10.1186/s40709-014-0023-y

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.