Kategoriler
Bilim & İnsan

Chicxulub krateri ve göktaşı çarpmasıyla yaşananlar

Jeolojik kanıtlara göre 65 milyon yıl önce yaklaşık 10 km çapında bir asteroit Dünya'ya çarptı. Günümüz Meksika'daki Chicxulub Puerto'ya düşen asteroit yaklaşık 180 km çapında ve 20 km derinliğindeki Chicxulub kraterini oluşturdu. Patlamayla oluşan yıkıntı atmosfere çıktı, iklimi kökten değiştirdi ve o sırada var olan dinozorlar dahil canlı türlerinin kabaca %75'ini yok etti. Bu türden asteroitler artık iyi biliniyor. Yörüngeleri iç Güneş sisteminden geçer ve Dünya'yla çakışır. Bunlardan daha fazlası gelecekte Dünya'ya çarpacak.

Chicxulub'daki göktaşı çarpmasının kanıtları

Chicxulub kraterini meydana getiren göktaşının sanatsal çizimi.
Chicxulub kraterini meydana getiren göktaşının sanatsal çizimi.

Chicxulub ("Çikşalub") kraterine düşen ve dinozorları öldüren 65 milyon yıl önceki göktaşına dair çok sayıda bulgu var. Dünya'nın birçok yerinde 65 milyon yıl önceki toprak tabakasında iridyum fazlalığı bulunmuştur. Aynı toprak tabakasında dev bir patlama ve yüksek şok basıncıyla deforme olmuş kuvars tanelerine rastlanır. (Deformasyon, kristallerde "ikizlenme" denilen mikroskobik bir yapı). Aynı toprak tabakasında Dünya'daki tüm ormanların yandığına işaret edecek kadar kurum bulunur. Bu da göktaşı çarpması sırasında büyük yangınların oluştuğuna işaret ediyor.

Aynı toprak tabakasında özellikle Meksika Körfezi çevresinde büyük miktarda yuvarlanmış kaya birikintilerine rastlandı. Bunlar büyük bir tsunami ile oluşmuş parçalardı. Tsunami yataklarının coğrafi dağılımı etkinin Karayipler'de olduğunu gösteriyor. 10 yıllık bir araştırmadan sonra bilim insanları 1990'da bu birkintilerle ilişkili krateri keşfettiler yani Chicxulub kraterini.

İLGİLİ:  Dinozorlar nasıl sınıflandırılıyor?

Chicxulub krateri artık Dünya yüzeyinden görünmüyor ve tortuların altına gömülüdür. Krater Kuzey Amerika'daki Yucatan kıyılarında bulunuyor. İlk kez bölgedeki yerçekimsel alan kuvveti haritalanarak ve sondaj yapılarak ortaya çıkarıldı. Oluşum tarihi 65 milyon yıl öncedir. Gökbilimciler Dünya'nın yörüngesinden geçen çok sayıda asteroitin haritasını çıkardılar. Yörünge istatistiği çalışmaları kabaca her 100 milyon yılda bir 10 km büyüklüğünde bir göktaşının Dünya'ya çarpabileceğini gösteriyor. Bu sonuç 65 milyon yıl önceki göktaşı çarpmasını destekler.

Chicxulub krateri nasıl keşfedildi?

Chicxulub kraterinin konumu.
Chicxulub kraterinin konumu. (Science History Images/Alamy Stock Photo)

Farklı yaşlardaki toprak katmanlarında bulunan fosiller türlerdeki kademeli değişimleri gösterir. Basit organizmaların yerini yavaşça daha karmaşık organizmalar alır ve doğal seçilimin evrimse sonucudur. 1 milyar yıl önce okyanuslar sadece algler gibi basit organizmaları barındırıyordu ve karalar nispeten cansızdı. Toprak tabakalarındaki ilk balık fosilleri 500-600 milyon öncesine; dinozorlar ve dev sürüngenler ise 200 milyon yıl öncesine aittir. Memeliler 65 milyon yıl öncesine dek yaygın değildi ve insan benzeri canlılar ilk kez son 4 milyon yılda ortaya çıktı.

İlk fosiller 1800 civarında haritalanmaya başladığından beri jeologlar bazı fosilleşmiş türlerin yerini kısa sürede başka canlılara bıraktığını bulmuştur. Bunlar canlılıkta çarpıcı "kırılmalar" olduğunu gösteriyordu ve meteor çarpması gibi kitlesel yok oluşlar başlatan güçlü olayların işaretiydi. 65 milyon yıl önce Chicxulub kraterini oluşturan ve dinozorları ve diğer canlıları yok eden meteor bunlardan biri.

İLGİLİ:  Sarımsağın akne tedavisinde kullanımı

1970'lerin sonlarında California Üniversitesi'nden Luis Alvarez ve oğlu Walter Alvarez tarafından yönetilen bir jeokimya ekibi fosil kayıtlarındaki kırılmalara karşılık gelen toprak katmanlarındaki kimyasal değişiklikleri incelediler. 65 milyon yıl önceye dayanan ve Mezozoik Çağ'ı Senozoik Çağ'dan ayıran toprak tabakasında meteorlarda yaygın olan yoğun iridyum elementine rastladılar. Bunlar parçalanmış meteorit parçalarıydı. Bir asteroidin Dünya'ya çarptığı ve patlamadan çıkan enkazın toprak tabakasına yayıldığı ilk kez burada teorileştirildi. Teori yaklaşık 10 yıl tartışıldı ve sonunda asteroit çarpmasını destekleyecek yeterli kanıtlar bulundu.

Göktaşı çarpmasından sonra ne oldu?

Yucatán Yarımadası'ndaki Chicxulub kraterinin sanatsal çizimi.
Yucatán Yarımadası'ndaki Chicxulub kraterinin bilimsel çizimi. (Detlev Van Ravenswaay, Science Source)

Chicxulub'u oluşturan göktaşı Dünya'ya saniyede 16 ila 32 kilometre gibi yüksek hızlarda çarptı. Çarpma anında göktaşındaki kinetik enerji yeryüzüne aktarıldı: Toz, toprak ve kaya parçaları yalnızca atmosfere değil, uzaya dek çıkarak yeniden Dünya atmosferine düştü. Bu göktaşı çarpmasına dair 1980'lerdeki ilk hesaplamalar üst atmosfere o denli fazla tozun girdiğini gösterdi ki Dünya birkaç hafta veya Ay boyunca Güneş ışığı almamıştı. Bu durum bazı bitkileri öldürerek besin zincirini bozdu.

Chicxulub'a çarpan göktaşına dair sonraki hesaplamalar çarpmadan sonraki ilk birkaç saat içinde kayalık döküntünün yüksek atmosfere geri düştüğünü ve gökyüzünü ateş toplarının kapladığını göstermiştir. Bunlardan yayılan enerji yüzeyi birkaç dakika boyunca kaynama sıcaklığına getirerek yüzeydeki hayvanları ve bitkileri öldürdü. Şiddetli yağmur veya kar fırtınası olan bölgelerdeki organizmalar birkaç saat daha yaşadılar. Deniz canlıları göktaşının ilk saatlerdeki etkilerinden korundu ancak bugün Dünya oksijeninin %50'sini oluşturan fitoplankton gibi türlerin bulunduğu planktonlar haftalarca karanlıkta kalarak öldüler. Küçük balıkların besin arzı azaldı, bu da daha büyük balıkları etkiledi.

İLGİLİ:  Bilim herhangi bir şeyi kanıtlayabilir mi?

Dinozorlar gibi yüzeyde yaşayan birçok tür saatler veya haftalar içinde yok olurken, oyuklarda yaşayan veya kış uykusuna yatan memeliler hayatta kalmıştır. Memeliler göktaşı çarpmasından sonra dev sürüngenlerin yerini aldılar. Bu ilk minik ilkel memeliler inlerinden çıktığında dev sürüngenlerin gitmiş olduğunu görerek büyümeye ve gelişmeye başladı.

Her yok oluş göktaşından mı kaynaklanıyor?

Evrimsel kayıtlardaki bilinen en büyük kırılma yaklaşık 230 ila 250 milyon yıl önce Paleozoik Dönem ile Mezozoik Dönem arasında gerçekleşti. O sırada var olan türlerin %95'inin yok olduğu biliniyor. Olaya "Büyük Ölüm" denir. Büyük Ölüm'ün asteroit etkisiyle olduğuna dair bulgu yoktur. Nedeninin büyük volkanik patlamalarla tetiklenen aşırı sera gazı birikimi ve okyanus asitlenmesi olduğu düşünülüyor. Canlı evrimindeki ikinci en büyük kırılma Chicxulub'a düşen 65 milyon yıl önceki göktaşıyla oldu.

Jeologlar çağları dinozorların hüküm sürdüğü Jurasik Dönemi gibi kısa dönemlere ayırır. Bu dönemler de kendi içinde küçük kırılmalara sahip. Bu küçük kırılmalar da birçok türü yok etti. Bazı dönemlerde 65 milyon yıl önceki göktaşı çarpmasına benzer küçük kırılma izleri vardır.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.