Kategoriler
Tarih & Kültür

Anglosaksonlar kimdir ve nereden geldiler?

Anglo-Sakson veya Anglosaksonlar hiyerarşik bir toplumsal yapıya sahiptiler. Kral ve ailesinin üyeleri toplumun tepesindeydi, onu savaşçı seçkinler ve kilise dahil soylular izledi. Daha küçük kabile bölgelerinin daha büyük krallıklar halinde birleşmesiyle seçkin üyelere savaşçılardan krallara yükselme fırsatı sağladı. Toplumun özgür olmayan üyeleri ise köylüler ile büyük çoğunluğu oluşturuyordu.

Anglosaksonlar kimdi?

Anglo-Sakson Kroniği, 10. yüzyıldan orijinal bir sayfa.
Anglo-Sakson Kroniği, 10. yüzyıldan orijinal bir sayfa.

Anglosakson toplumu hakkında bildiklerimizin çoğu, Anglo-Sakson Kroniği (9. yüzyıl) ve Domesday Book (1086) gibi önemli kaynaklardan geliyor. Çeşitli tüzükler ve el yazmaları ile Kent Kralı Æthelberht (550 – 616) tarafından yazılmış en eski yasa bize Anglosakson yaşamı ve sosyal yapısına dair bakış sunar.

410'dan 1066'ya uzanan Britanya'nın Anglosakson dönemi savaşlar ve din değiştirme zamanıydı. Anglosaksonlar sonunda İngiltere krallığı altında birleşmeden önce Roma Britanyası birkaç krallığa ayrıldı. İngiliz kimliği, Anglosakson kimliğinin sonucu olarak ortaya çıktı.

Anglosaksonlar öncelikle birbirleriyle, yerli İngilizlerle ve daha sonra Viking ve Danimarkalı işgalcilerle etkileşime giren kuzey Avrupa'dan gelmiş göçmenlerdi. 1066'da son Anglosakson kralının yenilgisine dek baskın güçtüler. Bu süre zarfında benzersiz bir kimlik ve kültür oluşturdular.

Anglosaksonlar nereden geldi?

anglosaksonlar

400'den sonraki yüzyıllarda bugünkü Danimarka, Hollanda ve Belçika gibi Avrupa'nın alçak bölgeleri düzenli sel baskınları yaşıyordu. Bu alanlarda kurulan gruplar su basması ihtimalinin daha düşük olduğu yerleşim yeri aramaya başladılar. Roma lejyonlarının Britanya'dan çekilmesiyle savunmasız ada hızla çekici hale geldi.

Cermen paralı askerleri Roma ordusunda uzun yıllar kiralık asker olarak savaşmış olduklarından Britanya'yı zaten iyi tanıyorlardı. Hatta bazıları adayı istilaya karşı korumak için bile tutuldu. Bununla birlikte Roma lejyonları 410'da yola çıkmadan önce bile Britanya, Angluslar, Saksonlar ve Jütler denilen Cermence konuşan grupların düzenli istilasını yaşıyordu.

İngiltere'ye Cermen istilası

cermen göçü
Cermen halklarının Avrupa'ya göçünü gösteren harita.

Anglosakson dönemi Britanya'daki Roma egemenliğinin (410-660) sona erdiği zamanda başladı. Avrupa genelinde yoğun bir insan göçü dönemi yaşanıyordu. Gotlar, Vandallar, Lombardlar, Sueviler ve Franklar gibi Cermen oymakları yeni yer arayışında Angluslar, Saksonlar ve Frizyalılara katıldı. Göçleri hızlandıran sel taşkınlarına ek olarak bu gruplar Hunlar, Slavlar, Bulgarlar, Avarlar ve Alanlar tarafından batıya itildiler.

İLGİLİ:  Britanyalılar Avrupa'ya seyahat için 7 avro ödeyecek

Bu küçük işgalci gruplar Romano-Britanyalılardan çok az direnişle karşılaştı. Bununla birlikte artan sayılarda büyük istilalar geldikçe Britanya sakinleri savaşmaya başladı. Kelt grupları işgalcileri düşmanları olarak gördüler ancak nihayetinde işgalciler İngiltere'nin çoğuna yerleşmeyi başardı.

Anglosakson krallıkları

Göç döneminin ardından, çeşitli Cermen grupları, 650'den 800'e kadar Britanya Adaları'nın farklı bölgelerine yerleşti. Kanıtlar Angluslar, Saksonlar ve Jütlerin başlangıçta doğu İngiltere'ye yerleştiği olasılığına işaret ediyor. Daha sonra, muhtemelen batıya ve kuzeye doğru Britanyalıların yaşadığı topraklara taşındılar. Cumbria ve Cornwall istisna kaldı ve işgalcilere karşı İngiltere'nin diğer bölgelerinden çok daha uzun direndi. Benzer şekilde Galler bağımsızlığını korudu ve Britanya kalesi oldu.

Bu gruplar birbirleriyle sık sık savaş halinde olan birkaç krallık oluşturdular. Yaklaşık 660 yılında küçük bölgeler birleşti ve yedi ayrı krallık kuruldu: Mersiya, Northumbriya ve Doğu Angliya krallıklarına Angluslar yerleşirken, Kent krallığına ağırlıkta Jütler yerleşti. Saksonlar çoğunlukla Doğu Saksonlar, Güney Saksonlar ve Batı Saksonlar krallıkları olarak bilinen bölgelere yerleştiler. Bugün bu bölgelerin adları hala sırasıyla yön bildiren İngilizce "East", "South" ve "West"ten geliyor: Essex, Sussex ve Wessex.

Bazı kanıtlar Mersiya krallarının bu dönemde zorlu hükümdarlar olduğunu gösteriyor. Midlands'daki tahtlarından ülke üzerinde geniş kontrole sahiptiler.

Anglosaksonların dili neydi?

Anglosaksonlar İngilizce dilinin en eski biçimi olan Eski İngilizceyi konuştular. Eski İngilizce, esas olarak Eski Friesian ve Eski Yüksek Almanca dahil diğer Cermen dillerinden çıktı. Yine proto Cermen kökenli Eski Norsça dili de Eski İngilizce'yi önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle 9. yüzyılda meydana gelen yoğun Viking istilalarından sonraki durum buydu. Genel Britonik ve İngiliz Latincesinin, Anglosaksonların gelişinden önce Güney İngiltere'de konuşulduğuna ve Eski İngilizce üzerinde çok az etkisi olduğuna inanılmaktadır.

Anglosakson Kroniği ve epik şiir Beowulf gibi günümüze ulaşan el yazmaları, Anglosaksonların çeşitli krallıklarında farklı lehçelerin konuşulduğunu gösteriyor. Dört ana lehçe, Midlands'ta konuşulan Mersiyaca ve Humber'ın kuzeyinde konuşulan Northumbrian'dır. Kent'te Kentçe konuşulurken, Batı Saksonca İngiltere'nin güneyi ve güneybatısında konuşuldu.

İLGİLİ:  Venezuela tarihindeki önemli olaylar

Anglosakson toplumunun bazı bilgili üyeleri de çeşitli başka dilleri konuşuyordu. Öğrenme dilleri olan Latince ve Yunanca bazıları tarafından konuşulurken, Cornice ve İrlandaca sırasıyla Cornwall ve İrlanda'da konuşulmaya devam etti. Hıristiyanlığı Anglosaksonlara getiren İrlandalı birçok misyoner İrlandaca konuştu.

Hristiyan olmaları

5. ve 6. yüzyıllarda İngiltere'ye ilk yerleşen Anglosaksonlar İskandinav-Cermen pagan dini inançlarını beraberlerinde getirdiler. Bu inançlar hakkında az şey bilmemize rağmen sonraki Hıristiyan yazılarından ve defin uygulamalarından bilgiler ediniriz. İlk dönem Anglosakson mezarlıklarında yapılan kazılar ölüleri bazen mezar eşyalarıyla birlikte gömüldükleri için ölümden sonraki hayata inandıklarını ortaya çıkarıyor.

Pagan Anglosaksonlar İngiliz anakarasına inşa ettikleri bazı özel tapınakların yanı sıra birçok coğrafi özelliğe tapıyorlardı. Hayvanlara ve doğal dünyaya, özellikle de tanrılarla ilişkili olduğuna inandıkları ata büyük önem verdiler. At, ritüellerde merkezi rol oynadı ve cenaze uygulamaları doğurganlığın önde gelen simgesiydi. Çoğu manevi sembolizmin merkezindeydi. Pagan sembolizmi Anglosakson şiirinde ve edebiyatında bol miktarda bulunur ve eski pagan inançlarının sonraki Hıristiyan inançlarıyla birleştiğini gösterir.

6. yüzyılın sonlarında Anglosaksonların Hıristiyanlığa geçişi hızlandı. Önce Papa'nın görevlendirdiği bir İrlandalı keşiş 565'te kurduğu manastırla İskoçya'da Hristiyanlığı yaydı. 635'te bu manastırdan bir misyoner Anglosakson Kralı Oswald tarafından Northumbria krallığına davet edilince “Kutsal Ada” denilen Lindisfarne adasında piskoposluk kurdu. Daha sonra Kent kralı Æthelberht'in din değiştirmesiyle Anglosaksonlar gelecek yüzyıl içinde Hıristiyan inancına geçtiler.

Anglosaksonlar ve Vikingler

Anglosaksonların ve onların Hıristiyan manastırlarının serveti ve başarısı kısa sürede Avrupa'dan özellikle Danimarkalı ve Norveçli Vikinglerin ilgisini çekti. Vikinglerin 793'te Kutsal Ada denilen Lindisfarne Manastırı'na yaptıkları baskın dönüm noktası oldu. O zamana kadarki en belirgin baskındı.

Vikingler, 850'ye dek Anglosakson İngiltere'ye baskın yapmaya devam etti ve ardından uzun süreliğine yerleşmeye başladılar. Çeşitli Anglosakson krallıkları arasındaki ve içindeki düşmanlıkları istismar ettiler ve kukla krallar atadılar. Vikingler Anglosakson İngiltere'sine kısmi yerleşti ve böylece Anglosaksonlar arasında büyük bir sosyal ve politik değişim dönemi başladı. Vikingler, tüm Anglosaksonların ortak düşmanı oldu ve Hıristiyan kimliğine olan bilinç arttı.

İLGİLİ:  Robin Hood: Tarihteki yeri ve kökeni

Wessex kralı Alfred

Anglosakson kralı Alfred'in Winchester, İngiltere'deki heykeli.
Anglosakson kralı Alfred'in Winchester, İngiltere'deki heykeli.

Büyük Alfred (848-899) olarak bilinen Wessex kralı Alfred 871'den 886'ya dek Batı Saksonların Kralıydı. Bu süre zarfında Vikingler Mersiya ve Doğu Angliya krallıklarına yerleşmeye devam ederken İngiliz kanalının her iki tarafını da yağmalamaya devam ettiler. Tahta çıktıktan sonra Alfred, yıllarını sayısız Viking istilasına karşı savaşarak geçirdi. En büyük zaferlerinden biri 878'de Edington Savaşı'nda Vikingleri yenmesini içerir, ardından liderleri Guthrum'u (835 – 890) Hıristiyan yaptı. Londra'yı yeniden ele geçirdi ve Anglosaksonlar ile Vikingler arasında sınır çizmek için Danelaw olarak bilinen bölgeyi yarattı.

Alfred, son derece yetkin bir ordu kurarak ve burgh denilen kaleler inşa ederek krallığını Vikinglere karşı güçlendirdi. Ayrıca, Vikinglerin denizdeki saldırıları için gemiler inşa ederek İngiliz donanmasını başlattı. Krallığını Viking fetih girişimlerine karşı savunarak sonunda İngiltere'de baskın hükümdar oldu.

Alfred savaş alanındaki başarısının yanı sıra halkının yaşam kalitesini artıran zarif ve merhametli bir adam olarak bilindi. Çok bilgiliydi, Eski İngilizcede eğitimi teşvik etti ve yasa sistemini ve askeri yapıyı halkının yararına geliştirdi.

Hastings Savaşı

Anglosakson döneminin sonu, 1066'da Normandiyalı William'ın (1028 – 1087) fethiyle geldi. Danimarka kralı Cnut (997 – 1035) 1016'da Anglosaksonları fethetmiş olsa da o ve onun oğulları sadece 1042'ye dek hüküm sürdüler. Ancak 1066'da gerçekleşen fetih İngiltere'deki Anglosakson egemenliğine kalıcı son verdi.

1066'daki Hastings Savaşı'nda son Anglosakson kralı Harold Godwinson (1022 – 1066) gözüne aldığı okla öldü. Lidersiz kalan Harold'ın ordusu kısa sürede Normandiya Dükü ve kuvvetleri tarafından yenildi ve İngiltere'de yeni bir Norman hanedanı kurdu. Anglosaksonlar 1066'dan itibaren nüfusun büyük bölümünü oluşturmaya devam ettiler ancak birçok toprak ve kilise mülklerinin önemli bölümünü kaybettiler. Hatta soyluların çoğu sürgün edildi ya da köylülere katılmaya zorlandı. Kitaplar İngilizce olarak yazılmaya devam etmesine rağmen, Fransızca hukukun ve kraliyetin resmi dili oldu. Sonraki nesillerden pek çok kişi Anglosakson soylularının ana babalarının hayatta kalması sayesinde evde İngilizce öğrenebildiler.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.