Kategoriler
Bilim & İnsan

Pterozor: Dinozorların kuzeni uçan sürüngenler

Kuzenleri dinozorlar gibi pterozorlar da evrimin en büyük başarı öykülerinden biri olarak öne çıkıyor. İlk olarak 215 milyon yıl önce Triyas döneminde ortaya çıktılar ve Kretase döneminin sonunda soyu tükenmeden önce 150 milyon yıl yaşadılar. Pterozorlar uçan ilk omurgalılardı. Kuşlardan 80 milyon yıl önce var oldular. Ne kuş ne de yarasa, pterozorlar birer sürüngendir. Sürüngen soy ağacının ayrı dalından evrimleşen dinozorların yakın kuzenleriydi. Ayrıca böceklerden sonra sadece sıçrayan veya süzülmeyen, havada kanatlarını çırparak hareket eden ilk hayvanlardı. Pterozorlar onlarca türe dönüştü. Bazıları bir savaş uçağı kadar büyük, bazıları ise maket uçak kadar küçük oldu.

Pterozorun evrimi

150 milyon yıl yaşadılar ve pterozorlar uçan ilk omurgalılardı.
150 milyon yıl yaşadılar ve pterozorlar uçan ilk omurgalılardı. (Görsel: Chase Stone)

Bilim insanları uzun zamandır pterozorun evrim ağacında nerede olduğunu tartışıyor. Bugün önde gelen teori, pterozorun, dinozorların ve timsahlarla yakından ilişkili olduğu ve arkozor denilen bir gruba ait olduğudur. Quetzalcoatlus ve Hatzegopteryx gibi dev pterozorlar 9 metre kanat açıklığına zürafa kadar yüksekliğe sahipti.

Pterozor son derece başarılı bir sürüngen grubuydu. 150 milyon yıl boyunca dinozorlar çağında yaşadılar. İlk pterozorlar güçlü gövdeli ve uzun kuyruklu nispeten küçük uçan sürüngenlerdi ve çok çeşitli türlere evrildiler. Bazılarının uzun, ince çeneleri, ayrıntılı sorguçları ve özel dişleri vardı ve bazıları aşırı büyüktü.

Pterozorların ilk kuzenlerinden biri Scleromochlus taylori olarak bilinen kanatsız, küçük bir kara sürüngeniydi.

Yaklaşık 66 milyon yıl önce Tiranozor rex gibi büyük dinozorların soyu tükenirken, pterozorların da nesli tükendi. Pterozorlar geride yeni soy bırakmadı ve sadece fosilleri kaldı. Ama çok fazla fosili yoktur, özellikle dinozor kuzenleriyle karşılaştırıldığında.

İLGİLİ:  Carl Linnaeus | Doğayı isimlendiren bitki bilimci

Fosillerin oluşma eğilimi gösterdiği yerlere yakın birkaç pterozor yaşadı. Ancak kırılgan kemikleri kötü korunmuştur, bu nedenle pterozor fosilleri genellikle eksiktir. İlk Dimorfodon 1828'de İngiltere'de bulunduğunda yeni bir pterozor (pterosaur) türünün keşfi yapılmıştı ve bu uçan sürüngenlerin geniş bir yelpazeye sahip olduğunu kanıtladı.

Pterozor nasıl uçtu?

Nemicolopterus crypticus yalnızca 25 cm kanat açıklığına sahipti.

Nemicolopterus crypticus yakın zamanda kuzeydoğu Çin'de bir zamanlar sulak alanlar, göller ve ormanla dolu bir bölgede keşfedildi. 25 cm kanat açıklığına sahip bu minik pterozor böcekleri avlamak için orman boyunca uçardı.

Uçma yeteneği pterozorların uzun mesafe kat etmesine, yeni habitatlardan yararlanmasına, yırtıcılardan kaçabilmesine ve avlarını yakalamak için yukarıdan aşağıya dalış yapmasını sağladı. Dünyaya yayıldılar ve Quetzalcoatlus northropi içlerinde şimdiye dek yaşamış en büyük kanatlı hayvanların bulunduğu türlere ayrıldılar.

Diğer uçan hayvanlar gibi, pterozorlar da kanatlarıyla kaldırma kuvveti oluşturdu. Kuşlar ve yarasalar ile aynı tür hareketi yapmalarına rağmen kanatları gövdelerinden bağımsız gelişti ve özgün bir aerodinamik yapıya sahiptiler.

Pterozorlar ön ayaklarıyla uçtular. Uzun, sivrilen kanatları, kollarımızla aynı vücut kısmından evrimleşmiştir. Pterozorların kol ve el kemikleri uçmak için evrimleşmek üzere uzadı ve yüzük parmağımızın eşdeğeri olan parmak kemikleri olağanüstü uzundu. Bir geminin direğine benzeyen bu kemikler yelken gibi ince olan deri kanatı taşıdı.

İLGİLİ:  Kuşlar nasıl hayatta kalan tek dinozor oldu?

Kanat kemikleri

Istiodactylus.

4,5 metre kanat açıklığı ile orta büyüklükteki Istiodactylus, Kretase döneminde evrimleşti ve çağdaşları arasında Pteranodon longiceps ve Quetzalcoatlus Northropi gibi şimdiye dek yaşadığı bilinen en büyük uçan hayvanlar vardır.

Birçok hayvan havada süzülebilse de, pterozorlar, kuşlar ve yarasalar kanatlarını çırparak uçmak üzere evrimleşen tek omurgalılardır. Her üç grup da yerde yaşayan hayvanlardan türedi ve kanatları benzer şekilde evrimleşti: Ön ayakları yavaş yavaş uzadı, bıçak benzeri aerodinamik hale geldi.

Büyük pterozorların havalanmak için güçlü uzuvlara ihtiyacı vardı, ancak kalın kemikleri onları çok ağır yapıyordu. Çözüm mü? Pterozorun kanat kemiklerinin içi boştur. Öyle ki kemik duvarları bir oyun kağıdından kalın değildi. Kuş kemikleri gibi esnek ve hafiftiler ve içerden desteklendiler.

Kanatların içi

Rhamphorhynchus.

Rhamphorhynchus'un uzun kuyruğunun ucunda uçuşu dengeleyen sert deri bir kanat vardı. Bu zarın balık kuyruğu gibi yana baktığı ve bir yandan diğer yana sallanmayı önlediği düşünülüyor.

Son keşifler, pterozorun kanat zarlarının basit deri parçasından fazlası olduğunu gösteriyor. Kanatların önünden arkasına uzanan uzun lifler dengeleyici destek oluşturuyordu. Böylece deri zar gibi gergin oluyor ve yelpaze gibi katlanabiliyordu. Ayrı kas lifleri, pterozorların kanatlarının gerginliğini ve şeklini ayarlamasını sağladı ve damarlar ve atardamarlar kanatları kanla besledi.

Pterozor fosilleri neden nadir?

Genç Pterodactylus antiquus'un bu fosili, zengin fosil yataklarıyla bilinen Almanya'nın Solnhofen yakınlarındaki kireçtaşı katmanlarında bulundu. Nadiren bu kadar net ve eksiksizdir.
Genç Pterodactylus antiquus'un bu fosili, zengin fosil yataklarıyla bilinen Almanya'nın Solnhofen yakınlarındaki kireçtaşı katmanlarında bulundu. Nadiren bu kadar net ve eksiksizdir.

İtalyan Alpleri'nde bir köy olan Preone yakınlarında bulunan Preondactylus buffarinii pterozoru yaklaşık 220 milyon yıl öncesine dayanan en eski pterozorlardan biridir. Şimdiye dek keşfedilen en eksiksiz örnekti ancak çevresindeki kayadan çıkarılırken birkaç parçaya ayrıldı ve kırılgan iskeletin çoğu kayboldu. Geriye kalan tek şey küçük parçalar ve kemik izleridir.

İLGİLİ:  Kretase Dönemi nedir? Canlılık ve Dünya'nın durumu

Bu yetişkin pterozor yaklaşık 110 milyon yıl önce öldü ve bugünkü Brezilya'da bir lagüne düştü. Hayvanın vücudu ayrışmayı yavaşlatan ve fosilleşmenin başlamasına izin veren ince tortulara gömüldü.

Çamur yavaş yavaş çökerken, kalıntıların etrafında sert kabuk oluştu ve kalıntıları korudu. Sonuç olarak hayvan üç boyutlu fosil olarak mükemmel şekilde korundu. Bu Anhanguera santanae milyonlarca yıl sonra nodül denilen sert kabuk çatlayarak açılınca keşfedildi. Çoğu kemik fosilleşme sırasında yassılaşır ancak bu pterozorun iskeleti kalıntıların etrafındaki çamurun yavaş yavaş taşa dönüşmesiyle nodülün içinde korundu.

Bu örnek, Brezilya'nın Araripe Havzası'ndaki Romualdo Formasyonu'nda keşfedildi. Burada pterozorlar, balıklar, sürüngenler ve bitkiler dahil binlerce üç boyutlu fosil keşfedildi.

Şimdiye kadar yaşamış tüm pterozorların yalnız çok küçük bir kısmı fosil olmaya uygun koşullarda öldü. Daha da azı bozulmadan korunmuştur. Pterozor kemikleri, kuş kemikleri gibi ince ve kırılgandı ve bu yüzden birbirinden hızlı ayrılıp parçalandı veya karıştı.

Pterozor fosilleri ayrıca çıkarılırken, taşınırken veya inceleme ya da sergileme için hazırlanırken kolayca zarar görür. Bulguları azdır ve her fosil bir zamanlar dünyaya yayılmış bu geniş pterozorun dair az sayıda ipucu sunar.

Yazar Ayberk Göktürk

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.