Homo erectus nedir? Özellikleri, keşfi ve fosilleri

Yayım tarihi Bilim & İnsan olarak sınıflandırılmış

Soyu tükenmiş antik insan Homo erectus ilklerin türüdür. Gövdesine göre daha kısa kolları ve daha uzun bacaklarıyla insan benzeri vücut oranlarına sahip ilk akrabamızdır. Aynı zamanda Afrika'dan göç eden ilk bilinen hominin ve yemek pişiren ilk insandır. Türlerin hayatta kalması açısından Homo erectus büyük bir başarı öyküsü. H. erectus'un fosil kanıtları 1,5 milyon yıldan geriye uzanıyor ve bu da onu tüm insan akrabalarımız arasında açık ara en uzun süre yaşayan tür kılıyor. Karşılaştırma için en az 400.000 yıldır var olan kendi türümüz Homo sapiens olarak bunu çevre ve iklimdeki birçok değişikliğe karşı koyma yeteneğimizle başarıyoruz.

Homo erectus nedir?

Homo erectus
Science Photo Library.

H. erectus, H. sapiens dışında coğrafi olarak en yaygın türdür. H. erectus yaklaşık 2 milyon yıl önce Afrika'da ortaya çıktı. Ya iki ayak üstünde yürüyen beçin (ape) tarzı bir hayvan olan australopith'in sonraki formundan ya da Homo'nun daha ilkel formlarından evrimleşti ve Asya'nın birçok bölgesine yayılmaya devam etti. Çoğu bilim insanı H. erectus'un modern insanın atası olduğunu kabul eder.

  • Ne zaman yaşadı: Yaklaşık iki milyon yıl öncesinden en az 250.000 yıl öncesine dek yaşadı.
  • Nerede yaşadı: Afrika, Asya ve belki Avrupa.
  • Görünümü: İnsan benzeri vücut oranı, dik duruş, pörtlek kaş çıkıntısı, çenesiz geniş yüz.
  • Beyin boyutu: 550-1.250 cm3.
  • Boyu: 1,4-1,8 m.
  • Ağırlığı: 41-65 kg.
  • Beslenmesi: Et (başta çöpçülükten, daha sonra avcılıktan) ve bitkiler.
  • Adlandırma: 1891'deki keşfinden sonra 1893'te Anthropopithecus erectus olarak, 1894'te Pithecanthropus erectus ve 1950'de Homo erectus olarak adlandırıldı.
  • Adın anlamı: Dik insan.

Homo erectus ne zaman yaşadı?

Dmanisi, Gürcistan'da bulunan en eksiksiz Homo erectus kafatası 1,8 milyon yaşındadır.
Dmanisi, Gürcistan'da bulunan en eksiksiz Homo erectus kafatası 1,8 milyon yaşındadır.

H. erectus, tüm insan türleri arasında en uzun yaşamış türdür. Bazıları H. erectus'un Homo georgicus ve Homo ergaster gibi birkaç farklı türden oluştuğuna inansa da çoğu bilim insanı ayrı bir tür olduklarını kabul eder.

H. erectus'un anatomik yapısını gösterecek kadar eksiksiz olan en eski fosiller Doğu Afrika ve Batı Asya'dan gelip, yaklaşık 1,5 ila 1,9 milyon yaşında. H. erectus yaklaşık 2 milyon yıl önce Afrika'da evrimleşti.

H. erectus'un tam olarak ne zaman ve neden yok olduğu belli değil, ancak Endonezya'nın bazı bölgelerinde en az 250.000 yıl öncesine kadar hayatta oldukları görülür.

Endonezya'nın Java adasındaki H. erectus fosilleri bazı yöntemlerce 200.000 yıldan eskiye, diğer yöntemlerle 50.000 yıldan eskiye tarihlenir. Fosiller alışıldık H. erectus anatomisini taşısa da adadaki türlerin %50'ye kadar daha büyük beyin boyutu vardır.

Homo erectus nerede yaşadı?

Turkana Çocuğu canlandırması.

H. erectus'tan önceki tüm homininler Afrika'da yaşadı. Tür fosil kayıtlarında ortaya çıkışıyla Afrika'dan batı Asya'ya, ardından doğu Asya ve Endonezya'ya yayılmıştır.

Kenya, Doğu Turkana'da bulunan küçük bir kafatası parçası 1,9 milyon yıl öncesine tarihlenmesiyle Afrika'dan geldiğini gösterir. Ancak ilk H. erectus fosilleri Asya'da bulundu ve bu türün en uzun süre hayatta kaldığı yer Asya'dır.

Batı Asya'daki H. erectus fosil kanıtları 1991'de Gürcistan'daki Dmanisi'de bulunan 1,8-1,85 milyon yıllık buluntulardan gelir. Türler en az 300.000 yıl yaşadıkları Çin bölgesi gibi Doğu Asya'ya yayıldı. Güneydoğu Asya'da, H. erectus uzun süredir Java'da yaşıyordu. Buradaki H. erectus fosilleri 1,6 milyon yıldan en az 250.000 yıl öncesine tarihlenir.

Türün daha yakın zamanda Tayvan, Filipinler ve Endonezya'nın Sulawesi adasında yaşadığı görülüyor ancak kanıtlar kesin değildir. H. erectus'un Avrupa'ya ulaşıp ulaşmadığı net değil. Ancak Dmanisi'de bulunan hayvan fosillerinin çeşitliliği ve bölgenin Güney Avrupa orman ve otlak faunasına çok benzemesi erken insan yerleşimine uygundur.

Homo erectus neden Afrika'yı terk etti?

Java başta Güneydoğu Asya karasına bağlıydı ve H. erectus orada 250.000 yıl öncesine dek yaşadı.
Java başta Güneydoğu Asya karasına bağlıydı ve H. erectus orada 250.000 yıl öncesine dek yaşadı.

Çevresel değişiklikler H. erectus için daha uygun habitat ve gıda kaynağı gereksinimi doğurunca tür Kuzey Afrika ve Sina Yarımadası üzerinden Asya'ya sürüklenmiş olabilir.

Örneğin, Gürcistan'daki H. erectus fosillerinin yanında kılıç dişli kaplan kalıntıları vardır. Bu kediler Afrika'dan çıktı. Bu etoburlar bir leşteki tüm eti sıyırabilecek dişlere sahip değildi. Bu yüzden onları Afrika'dan takip eden ilk insanlara çöpçülük fırsatı sunmuş olabilir.

H. erectus'un bugünkü Güneydoğu Asya adaları olan Java'ya dek ulaşması adalar o zamanlar birbirine bağlı olduğundan mümkündür. Et, H. erectus'un beslenmesinin önemli bir parçasıydı ve bazı etçil hayvanlar otçullardan daha geniş alana yayılmıştır. Et yemek H. erectus'un daha büyük vücudunu ve geniş coğrafi bölgesini destekler.

Homo erectus'un özellikleri

Soldan sağa: Homo erectus, Homo heidelbergensis, Homo neanderthalensis ve Homo sapiens kafatasları.

İnsanlar gibi H. erectus oldukça çeşitli bir türdür. Bu kadar uzun süre, bu kadar geniş bir alanda yaşadığı düşünülürse anlaşılır. H. erectus, gövdesine kıyasla uzun bacakları ve daha kısa kollarıyla insan benzeri bir vücuda sahip olduğu bilinen en eski tür. Dik bir duruşu vardı.

Turkana Çocuğu olarak bilinen oldukça eksiksiz H. erectus iskeleti H. erectus'un bizim gibi yürüdüğü ve koştuğunu gösterir. H. erectus daha kaslı olmasına ve çok daha geniş kalçalara sahip olmasına rağmen vücut büyüklüğü ve şekli açısından bugünkü insana benzerdi. Yetişkinler yaklaşık 1,4-1,8 metre boyunda ve 41-65 kilo ağırlığındaydı.

H. erectus'un beyni bugünkü insanlardan küçüktü – bazen neredeyse yarısı kadar – ve kafatasları daha kalındı. Erken dönem H. erectus'lar sonraki örneklere kıyasla daha küçük, daha ilkel dişlere, daha küçük genel boyuta ve daha ince, daha az sağlam kafatasına sahipti.

Ayrıca modern insanlara kıyasla büyük yüzlüydü. Kafatası bizimki gibi yuvarlak değil, Neandertaller gibi uzun ve alçaktı ve alt çenelerinde çene çıkıntısı yoktu.

Göz yuvalarının üzerinde belirgin bir kaş çıkıntısı mevcuttu. Hemen hemen tüm arkaik insanlarda kaş çıkıntısı vardır ve bu özellik bazı H. erectus'larda zirvededir.

Neden geniş kaş çıkıntısı vardı?

Kaş çıkıntısının işlevine dair tartışmalar vardır. Yaygın görüş kafatasını güçlendiren veya kafatasından geçen kuvveti dağıtmayı sağlayan bir özellik olduğudur. Ancak son araştırmalara göre ikincisi olası değil. Daha çok arkaik insanlar arasındaki sosyal iletişimde, arkadaşça veya agresif yüz ifadelerini güçlendirme rolü olabileceği anlaşılıyor.

Hangi araçları kullandılar?

Bu iki taraflı baltalar, bir milyon yıldan fazla bir süre üretilen karmaşık taş aletlerdi.

H. erectus el baltası (Aşölyen aletleri) yapan ilk insan türüdür. Bunlar iki tarafından işlenen karmaşık taş aletlerdi. Birçok amacın yanı sıra et kesmek için kullanılıyordu.

Dmanisi'deki ilk H. erectus dahil daha önceki antik insanlar ve öncülleri çok daha ilkel aletler yaptı. Tıpkı bir kenarı yontulmuş basit taşlar gibi.

Nasıl beslendi?

İlk H. erectus avlamaya değil et sıyırmaya uygun görünen basit taş aletler yaptı. Daha sonraki H. erectus insanları ise daha geniş yelpazede taş aletler ürettiler ve aktif avcı oldular.

H. erectus'un uzun bacaklı fiziğinin et peşinde avlanmak için açık arazide uzun mesafe koşmayı kolaylaştıracak şekilde evrimleştiğine inanılır.

En başında etle beslenip bitki kaynaklarını da önemsediler ve avcı-toplayıcı olarak yaşadılar.

Homo erectus ateşi kullandı mı?

Ateş kullanımı insan evriminde ışığa erişim, sıcaklık, yırtıcılardan korunma ve yemek pişirme konusunda çok önemlidir. İnsanların ilk ne zaman bilinçli olarak ateş yakmaya başladığı bilinmiyor. İlk insanlar muhtemelen doğal yangınlar bulup onları mümkün olduğu kadar uzun süre yanar tuttular.

H. erectus ateşi kontrol eden en eski insan olabilir. Örneğin, Güney Afrika'daki Wonderwerk Mağarası'ndaki 1 milyon yıllık tortu tabakasında külün yanında yanmış kemik parçalar vardır. Mağaranın çok içerisinde olduğundan yıldırımla yanması mümkün değildir ve yarasa gübresinin kendiliğinden yanması ihtimal dışıdır.

Homo erectus nasıl keşfedildi?

İlk H. erectus fosilleri 1891'de Endonezya'nın Java adasında Eugène Dubois adında Hollandalı bir doktor tarafından bulundu. Bu keşfe dek fosilleri bulunan tek erken insan Neandertallerdi.

Dubois bir diş (Trinil 1), kafatasının üst kısmı (Trinil 2) ve uyluk kemiği (Trinil 3) keşfetti. Fosile Java Adamı denildi.

Uyluk kemiği canlının insana benzer dik duruşa sahip olduğunu gösteriyordu, ancak kafatasının üst kısmı beyninin günümüz insanlardan çok daha küçük olduğunu ve geniş bir kaş çıkıntısına sahip olduğunu gösterdi.

1940'a dek hem Java'da hem de Çin'de çok daha fazla H. erectus kalıntısı çıkarıldı.

Dmanisi keşifleri ve Homo georgicus

1991'den itibaren Gürcistan'daki Dmanisi'de yeni buluntulara rastlandı. Bir Orta Çağ köyünün kalıntılarının altında devekuşları, ilkel geyikler, gergedan, büyük etoburlar ve insan alt çenesi gibi çeşitli soyu tükenmiş faunalar bulundu.

İnsan alt çenesi yaklaşık 1,8-1,85 milyon yaşındaydı. Alanda şimdiye dek beş küçük beyinli insan kafatası, üç çene kemiği ve iskeletin diğer birçok parçası ve basit taş aletler çıkarıldı.

Kafatası H. erectus morfolojisinin daha ilkel hali gibi dururken bacak kemikleri nispeten küçüktür ve vücut boyutunun 1,5 metre ve ağırlığının 45 kilogram olduğunu gösterir.

Dmanisi fosillerinin ayırt edici yönleri (daha küçük vücut ve beyin boyutu gibi) H. erectus'tan daha ilkel bir tür olduğunu düşündürdü ve Homo georgicus olarak adlandırılmasına yol açtı. Ancak diğer bilim insanları bu özelliklerin H. erectus türünün çok erken bir üyesine ait olduğuna inanır.

Önemli Homo erectus fosilleri

Java Adamı ilk H. erectus keşfi olmasına rağmen bu tür hakkında en çok bilgi veren buluntu Turkana Çocuğu oldu.

Turkana Çocuğu

Kenya'nın Batı Turkana bölgesindeki Nariokotome'de keşfedilen genç H. erectus erkeğinin iskeleti 1984 yılında ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 1,5 milyon yaşındadır ve keşfedilen en eksiksiz antik insan örneğidir. Çocuk sadece 9 yaşında olmasına rağmen neredeyse tamamen olgunlaşmıştır. Öldüğünde 1,6 metre boyundaydı.

Pekin Adamı

1920'lerde ve 1930'larda Pekin yakınlarındaki Zhoukoudian arkeolojik alanında 40'tan fazla kişiye ait yaklaşık 200 Homo erectus fosili ortaya çıkarıldı. Başta artık kullanılmayan Sinanthropus pekinensis grubuna atanmışlardı. Nispeten eksiksiz birkaç kafatası içeren fosiller İkinci Dünya Savaşı sırasında kayboldu. Neyse ki dökümleri alınmıştı. Alan 780.000 ila 400.000 yıl öncesine tarihlenir.

Dmanisi kafatasları

1991'den itibaren Gürcistan'daki Dmanisi'de beş H. erectus kafatası keşfedildi. Birbirlerinden oldukça farklı görünürler ancak varyasyon miktarı modern insanlar veya şempanzelerde görülene benzerdir.

Berkay Alpkunt tarafından

Bilim ve doğa tarihi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları arasında popüler teknoloji ve coğrafya yer alıyor. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.